Bir yorgan sorunum var. Delirmek üzereyim!
Yıllardır kullandığım bir pamuk yorgan vardı. Bin yıl evvel yaptırılmış anneannemin hiç kullanmadan kızına, onun da hiç kullanmadan kendi kızına devrettiği, üzeri pembe saten ile kaplı şahane bir pamuk yorgan. Tam istediğim gibi. Üşütmüyor, terletmiyor. En çılgın yaz günleri hariç sürekli üzerimde. Eskidiği için de iyice incelmiş durumda. Böyle kuş gibi bir şey.
Ve lakin anlaşılmaz nedenlerle 1 buçuk kişilik.1 altmışa 1 yetmiş gibi komik bir ölçüsü var. Tek kişi için fazla, iki kişi için az.
İlk kocayı boşadıktan sonra uzun süre tek yattığım için derdim değildi ama son üç yıldır bildiğiniz gibi iki kişiyim.
Bu şu demek oluyor: Ya üşümeden ve terlemeden nefis bir uyku veya açıkta kalmış, buz kesmiş ve bittabi hiçbir şekilde dinlenmeden geçmiş bir gece. Eski çiftler ne yaparmış anlaşılır gibi değil. (Sen hiç mi kıpırdamazdın dede!)
Üç yıldır yorgan peşindeyim.
Önce en “Avrupai” çözüme gittim. Oldum olası o pofidik kaz tüyü yorganlara bayılırdım. Şu Almanların pek övündükleri, onsuz olamadıkları şey. Alman övünüyorsa, bir bildiği vardır dedim. Tam o sırada da bir arkadaşım “ben kullanamıyorum al senin olsun” dedi ve yorganını verdi. Ay çok güzel. Böyle trend trend.
Fakat sabahı bir felaketti. Sırılsıklamdık. Yorgan değil sauna! Korkunç bir şey! Bir ay zor dayandık.
Sonra gittim elyaf bir yorgan aldım.
Bu sefer de tuhaf bir elektriklenme sorunu yaşadım. Çok acayip çok saçma bir şey ama öyle. Ne zaman elyafın altında yatsam, paratoner gibi bir şeye dönüşüyorum. Çıtır çıtır durmadan elektrik çarpıyor.
Sonra dediler ki kızım sen bir Türksün. Manyak manyak işler yapma. Tenin bildiğimiz malzemelere alışık. Git mis gibi yün yorgan yaptır. Doğalından şaşma.
Tabi ya! Deli miyim ben! Petrolden yorgan mı olurmuş?
Üstelik de bir köşesinde hâlâ bir yorgancısı olan süper bir mahallede oturuyorum.
Gittim “dayı” dedim, “ikiye iki bir yün yorgan yap anasını satayım! Şöyle içinde istediğimiz gibi dönelim duralım”. “Tamam” dedi. Pazarlık yaptık, anlaştık.
İki gün sonra geldi yorgan eve.
Amanin! Külçe gibi! Resmen altında eziliyoruz! Bir sağa dön, bir sola dön, tamam! Nefes nefesesin! Ez kaza ayak ucundan biraz aşağıya mı inmiş, sanki kamyon çekiyoruz! Olacak gibi değil.
İki hafta sonra, rüyamda lastiklerin altında kaldığımı da gördükten sonra gittim geri verdim. “Dayı” dedim “şunu biz pambuk yapalım. Kabus görmekten bir hal oldum”.
İyi dedi. Pamuk yaptı.
Ve sonuç yine aynı. Şakur şukur terliyoruz! Len pamuğa döndük işte! Ne iş?
“Ee” dedi yorgancı... “Bünyeyi darmadağın etmişsiniz! Kaz tüylerini, elyafları sokmayacaktın araya. Bozmuşunuz kendini...”
Hadeee... Yeni malzemeye alışalım derken eski malzemeyle arayı bozmuşuz iyi mi! İyi değil tabii. Durum rezalet. Ne yapacağım en ufak bir fikrim yok.
Yorganla bünyeyi darmadağın etmek
Haberin Devamı

