Yoğurtlar artık niye bozulmuyor?

Haberin Devamı

Allah rızası için biri bana bu yoğurtların artık niye bozulmadığını anlatabilir mi?

Ne yiyoruz biz? Bunlar yoğurtsa eskiden yediklerimiz neydi? Eskiden yediklerimiz yoğurtsa bunlar ne?

Yılbaşı için Bodrum’a gitmeden çok önce aldığımız bir kap yoğurt vardı. Dün döndük İstanbul’a, bu öğlen neymiş yoğurdun durumu diye ama daha çok atmak için bir bakayım dedim...

Sapa sağlam!

Olacak iş değil.

Yemin ederim tüylerim diken diken oldu. Bir aylık yoğurt ne ekşimiş, ne küflenmiş, ne kokmuş.

Yoğurt dediğin ekşiyerek bozulan bir şey değil miydi arkadaşlar?

Ben mi yanlış hatırlıyorum?

Annelerimiz ellerimize bir kap verip bakkala yollar, bakkal amca da buzdolabından koca bir leğen çıkartır, suyundan aldıra aldıra bir parça koyar, eve dönüp tattığımızda o yoğurt bile hafif ekşi olmaz mıydı? Hatta fazla ekşiyse annelerimiz geri göndermez miydi? Bu değil miydi çocukluk ve yoğurt hadisesi?

Yoğurt dediğin iki, en fazla üç gün dayanmaz mıydı? Yenilebilecek son saatlerinde de ayran yapılıp içilmez miydi. Benim hatıramda ayran dediğin şey ekşi mi ekşi bir şeydi. O yüzden de pek sevmezdim. Bu yeni tatlı ayranlara alışmam da hayli zaman aldı.

Tamam, ekşi yoğurt (veya ayran) pek sevilesi bir şey değil ama böyle hiç ekşimiyor, hiç bozulmuyor olmaları size de tuhaf gelmiyor mu?

UHT deyip duruyorlar, yok işte ani yüksek ısı sonra ani düşük ısı ile bütün bakterileri öldürüyorlarmış iyi güzel de bu durumda yoğurt diye plastik bir şey mi yiyoruz? Hiç mi faydası yoktur o öldürülüp durulan zavallı bakterilerin?

Kafkaslarda yoğurt yiyip 120 yaşına kadar yaşayan o nineler dedeler acaba bu bozulmayan yoğurtları da yiyip yaşayabilirler miydi o kadar?

Bu işte bir iş var ama du bakalım...

Var mı bilen? İnsaniyet namına söylesin.

*****


Ne yapacağız bu feysbuk faşistlerini?



Facebook’ta bir “hassitirinleşme” dir gidiyor.

Osman Baydemir dolu dolu ağzını bozduğundan beri son 15 gündür herkes herkesi bir yerlerden kovuyor.

“Bütün Kürtler gitsin” lobisine karşı “yog yee, biz daha eskiyiz buralarda, esas bütün Türkler gitsin!” lobisi.

Bakıyorum geçmişler on bin yıl öncesine kadar gitmiş. On bin yıl önce bu topraklarda nasıl uygarlıklar vardı, onların Kürt ve Türklerle bir ilgisi var mıydı bilen yok ama olsun... Açık arttırma gibi.

“Biz mağara devrinde de buradaydık, o duvardaki öküz resmi benim dedemindi” diyen ne zaman çıkacak merakla bekliyorum.

Korkarım kabak benim gibi muhacirlere patlayacak sonunda. “Siz en son geldiniz, henüz buraya ait değilsiniz, hadi toplayın tasınızı toprağınızı, yallah!” diyecekler, tantana o zaman kopacak.

Ne mutlu bize!

Ne güzel de itişip kakışıyoruz! Ne güzel de kovarlarmış birbirlerini aman da aman...

Allahtan feysbuk diye bir şey var. Bu kadar enerji nasıl akıtılacaktı yoksa? Orada kalsınlar da istedikleri gibi kükresinler birbirlerine...

DİĞER YENİ YAZILAR