Heyt be! Sonunda benim köşemde de
bu laf çıktı! Artık ölsem gam yemem.
9 yıldır muhtelif yerlerde, muhtelif isimlerde köşe yazıyorum, nedendir bilinmez tatile çıktığım zaman veya başıma bir iş geldiği zaman veya hastalandığım zaman “yazarımız şöyle oldu böyle oldu” şeklinde bir not çıkmamıştır hiç. Yazı yoksa yok, yerine hart diye bir haber veya bir “Reha Muhtar” giriveriyor. Ve ben buna hep için için bozulmuşumdur. Benim neyim eksik? Benim “yokluğum” niye önemli değil! Benim okurum niye bilgilendirilmiyor.
İşte kısmet bugüneymiş.
Şimdi şu benim yaptığım çok havalı değil farkındayım, havalı olması için yazı yazmamak lazım. Böyle uzakta durup, gazetenin bir cümle lütfediyor olması lazım ama o kadar kasamayacağım. Ailenizin muzır yazarıyız ne de olsa.
Lafın özeti: Yıllık iznimin bir bölümünü kullanıyorum. Zira çok işim var. “Küçük Oteller Kitabı” ha çıktı ha çıkacak, son rötuşları yapılıyor. Müdüriyet de ancak böyle izin verdi.
Tek sorun benim yıllık iznim kaç gündür onu bilmiyorum. Daha bugüne kadar hiç hesaplamadım. Zira bizim meslekte öyle izin hesaplamalarının falan yapıldığı görülmüş şey değildir. İzin için kıvranırsın kıvranırsın “üç gün kaybol, gel” denir en fazla. Dolayısıyla bu önümüzdeki on gün komple tüm iznim midir yoksa hakikaten bir bölümü müdür en ufak bir fikrim yok.. Bir sonraki izin talebimde zılgıtı yersem bileceğim ki tamamıymış.
Her neyse. Şimdilik bu kadar. Nisan başında görüşmek üzere..
Yazarımız yıllık izninin bir bölümünü...
Haberin Devamı

