Van minüt tişörtü yapılmış!

Haberin Devamı

Nerde bu millet, nerde bu girişimciler, niyçün “ Vanminüt” tişörtleri yapılmaz bu memlekette, giyelim güzelleşelim, kurtarılmış haysiyetimizin hep beraber kutlamasını yapalım demiştim hatırlarsanız... Bazılarınız da nedendir bilinmez, pek kızmıştı... Nefis küfürnameler düzmüştü.. (Bkz: Kızınca daha bir güzel oluyorsun sevgilim..)

Halbuki ben son derece iyi niyetliydim. Ama tabii tapınmak ile taşlamak arasında gidip gelen bir yapımız olduğu için, iyi niyetimi anlamakta zorlandı bazılarımız.

Neyse. Diyeceğim şu: Nihayet bir gencimiz “ van minüt” tişörlerinden yapmış! (Yeşeeee...)

“ Vanminüt.. Daha da olsa gelmem” yazıyor. Yazının üstünde de bir el.. Ki o el, ah o el... Yaktı koca zirveyi..

Fotoğrafta gördüğünüz gibi gayet de şık olmuş. Kırmızısı var, siyahı var, turuncusu var, mavisi var... Tanesi 10 lira.

Satış internet üzerinden. www.vanminut.com adresine girin, sizi gittigidiyor.com adresine yönlendirecektir. (Yamuk yok merak etmeyin.)

Bana tesadüfen bir okurum haber verdi. Görür görmek ısmarladım iki tane. Manita Bey ile bütün yaz dolaşacağız “ van minüt” “ van minüt” diye. Paramı ödeyip ısmarladıktan sonra (bunu özellikle yazıyorum, “ bedava yiyip içip yazıyorsun, Hıncal Uluç kesildin başımıza” diyenler utansın diye) tişörtleri yapan kişiyle yazışmaya başladık. Yüksek lisansını da yapmış tarih mezunu bir gençmiş meğer. Yeni mezun, henüz işi yokmuş ama girişimcilik ruhuyla dolup taşıyor gördüğünüz gibi. Destek olalım, daha nice güzel tişörtlere vesile olalım arkadaşlar! (Bkz: Yaratıcı ol, ciğerimi ye!)

*****

Dolandırıcı olsun, namazında niyazında olsun

Çarşı esnafından biriyle aramızda şöyle tuhaf bir diyalog geçti. Mevzu seçimler ve kime oy vereceğimiz.

Dedim ki namazında niyazında orucunda olsun ama bizi ha bire dolandıran biri mi olsun yoksa dinle hiç ilgisi olmasın, içkisinden de emin olduğumuz ama süper namuslu, süper dürüst olan mı olsun?

Şöyle biraz duraksadı, gözlerini sağa sola yuvarladı ve şunu dedi: “ Namazında orucunda olan olsun be...”

Sonra aynı soruyu bir inşaat işçisine sordum, o da aynı cevabı verdi. Bir kez daha sormaya cesaret edemiyorum.

Niye diye sorduğumda şöyle cevap verdiler: “ O aslında dolandırmıyordur. Söylemek istemediği bir yere hayır falan yapıyordur. Dolandırıyorsa da bizden biri olsun, ne yapayım yani.”

E YUH tabii. Yuh da “ memleket nasıl oluyor da 58 yıldır dinle, imanla kafalanıyor” u pek güzel açıklıyor. Aynı soru laik tarafa tersinden de sorulabilir: “İlla birinden biri olacaksa Atatürkçü, laikçi, batılı, kibar, oturmasını kalkmasını bilen ama dolandırıcı olan mı olsun yoksa namazında, niyazında, cumasında, orucunda ama süper namuslu olan mı olsun?”

Ne pis bir soru değil mi?

DİĞER YENİ YAZILAR