Çocuk yaşta cinsel tacize uğramak çok fenadır. Bunu ancak yaşayan bilir. İnsanin üzerinden yıllarca atamadığı bir yüktür, kirdir, kabustur.
Size kötü bir haber vereyim: Sandığınızdan çok daha fazla çocuk tacizi var ülkemizde. Hem de ellemenin falan ötesine geçen.
Şöyle diyeyim: Her üç kadından biri muhakkak surette çocukluğunda tacize uğramıştır.
Nereden biliyorsun bunu derseniz, etrafınızda en az on yetişkin kadına bunu sorun derim. En az, ama en az üçü “evet” diyecektir.
Bunun bilimsel bir istatistiğini yapmak çok zor tabi.
Zira:
BİR: Kız veya erkek çocuk suçlanabilme ihtimali nedeniyle olayı genelde gizli tutar.
İKİ: Taciz genelde bir akraba tarafından yapılır. Hadise tecavüze kadar gitmediyse ve hatta gittiyse bile, akrabayı polise şikayet etmek çok ama çok ihtimal dışıdır. Genelde verilen en ileri ceza görüşmeyi kesmektir. Aileler küser, olay kapanır. Bir daha da kimse bu konuyu konuşmak istemez.
Olay tabii çocuklar için kapanmaz. Hadisenin büyüklüğüne ve sıklığına ve akrabanın yakınlığına veya şöyle diyelim güvenirliğine ve yarattığı hayal kırıklığına ve de ailesinin tutumuna bağlı olarak söz konusu yara devamlı surette için için kanar.
Hadise her dakika daha iğrençleşiyor. Bir haftadır har har çocuk tacizi haberleri sunuyoruz kamuoyuna. Önce kasklı tenorun yakalanması sonra Hüseyin Üzmez’in tahliyesi derken yer gök pedofili haberleriyle doldu.
Kimsenin aklına gelmeyen ise şu: Çocuklarımızı bu lanet heriflerden korumaya çalışırken çocuklar esas bu haberlerden ne kadar etkileniyor?
Çocukken çok rahatsız olduğumu iyi hatırlıyorum. Üstelik benim çocukluğumda bu tip haberler bu kadar detaylı verilmezdi.
O dönemde basına bu kadar detay mı verilmiyordu yoksa bir gazetelerin bir öz denetimi mi vardı bilemiyorum. Ama şimdi en küçük ayrıntıyı bile vermekten kaçınmıyorlar.
Hadiseler hakikaten mide bulandırıcı. Kimse cezasız kalmasın. Ama şunu da söylememe izin verin: Basın da olayı pornografik bir iştahla sunmakta.
İki de bir televizyona çıkartıp Hüseyin Üzmez’e mide bulandırıcı fikir ve davranışlarını sergileme, yayma ve belki de yandaş toplama imkanının verilmesi sizce ne kadar doğru?
Üzmez’in, Fatih Altaylı’nin programında söyledikleri akıl alır gibi değil. Değil ama bana daha akıl almaz gelen pırasa tarifi verir gibi şunu da yaptım, bunu da yaptım, ha onu da tamir ettirdim (kendi laflarını tekrar edemeyeceğim) deme özgürlüğünün kendisine büyük bir rahatlıkla verilmesi! Avukatıyla beraber dört dörtlük bir şov yaptılar, takılıp kaldığımız kol düğmeleri!
İyi ki bir çocuğum yok. Böyle bir durumda ne yapacağımı bilemezdim. Hangi gazeteyi elime alsam, hangi kanalı açsam karşı olduğum ne kadar anlayış, ahlaksızlık, kötülük varsa hepsi kutu içindeki yaylı oyuncaklar gibi fırlıyor önüme. Başımızı kuma gömüp, yokmuş gibi davranalım diyemem tabii ama bu kadarı da bana şiddet içeren pornografi kadar tehlikeli geliyor artık.
Tamam. Adamdan yeterince nefret ettik. Gördüğümüz yerde çakacağız suratına. Yetmez mi? Ben yaşlı ve çirkin bir adamın cinsel hayatını daha fazla bilmek istemiyorum. Dahası yaptıklarını savunmasını da istemiyorum. Verilmesin böyle bir imkan.

