Türkiye’nin bilgi edinme hakkı standardı: Kum altı!

Haberin Devamı

Bilgi edinme hakkı standardımız giderek aşağıya çekiliyor. Express Dergisi’nde yayınlanan ” Bölgede ve Kandil’de Hava Durumu “ başlıklı yazısı nedeniyle gazeteci İrfan Aktan 1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum oldu. Derginin sorumlu müdürü Merve Erol da 16 bin TL idari para cezasıyla cezalandırıldı. Suç: Örgütün propagandasını yapmak, şiddete teşvik etmek, milli güvenliği tehdit etmek..

Yazıyı biliyorum. İsteyen de bulur zaten. İki PKK militanıyla yapılmış bir röportaj ve devamında da geniş bir PKK ve bölge analizi. Benim için son derece bilgilendirici bir yazı. Nefret kusan veya “ekmek verirsek susarlar” veya “benim de bir Kürt arkadaşım/şoförüm/babamın yaveri var. Sevelim birbirimizi.. Dostluk kardeşlik” tarzında sığ yazılardan değil. Okumasını becerebilen büyüklerimiz, kafası kumda olmayan insanlarımız olsaydı milli güvenliğe de ayrıca ciddi bir katkısı olduğunu düşündüğüm bir yazıydı. Zaten İrfan Aktan da savunmasında yazısının şiddetin sona erdiğine dair yayılan algının yanıltıcı olabileceğine, PKK’nın içinde savaşmaya devam etmeye niyetli bir kesimin olduğuna dikkat çekmek amacıyla hazırlandığını söyledi. Nitekim yazının yayınlandığı tarihten iki ay sonra hepimizi büyük hayal kırıklığına uğratan Reşadiye saldırısı oldu. 7 askerimizi kaybettik. O günden beri de durmadan kayıp veriyoruz. Niyesi nedeni de o yazıda açıkça var.

SORMA VER

Bu ülkenin en önemli sorunu Kürt sorunu. Hepimiz bunun acısını ve yükünü doğrudan veya dolaylı çekiyoruz. Ancak görüldüğü gibi bu ülkede, bize kakalanan “şehitlerin kanları yerde kalmayacak, hepsini bir aya kadar bitireceğiz, rezil hainler” veya “Açılıyoruz arkadaşlar, bir yılda hallediyoruz, hiç merak etmeyin, bitti bu iş, güllük gülistanlık aha 50 metre ötede” dışında herhangi bir bilgi (ki buna bilgi değil propaganda denir) edinme hakkımız yok. Acısını çekin, çocuklarınızı kaybedin, hayatınız darmadağın olsun, 60 yıllık biricik hayatınız bir iç savaş içinde geçsin ama ne olup bitiyor, “düşman” addedilen ne düşünüyor, ne yapmayı planlıyor, nedir haleti ruhiyesi, bölge halkı ne düşünüyor bilmeyin! Verin gitsin. Sormayın gitsin. Canınızı, kalbinizi, ruhunuzu, cüzdanınızı... Biri de inadına deşmeye kalkınca, deşerken de röportaj yapılan “arzu” edildiği gibi konuşmayınca, bölge halkı “arzu” edildiği gibi düşünmeyince bize bu gerçeği “aktaranı” cezalandıralım, öteki aktarma niyetlilere de gözdağı verelim. Ki siz bilmemeye devam edin.

Gazeteci Mehmet Baransu da Aktütün baskınındaki ceride raporlarını haberleştirdiği için 10 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor. Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken belgeleri açıkladığı için.. Giden canlar sanki bizim canımız değilmiş gibi niye ve nasıl gittiklerini bilmeyelim biz. Belgeler gizli kalsın, halk bir halt bilmesin.

Gazeteci Nedim Şener ise “Hrant Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” adlı kitabında, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterdiği” gerekçesiyle yargılandı. Neyse ki o beraat etti ama bu gerekçeyle yargılanması bile saçmalıktır.

Bakın hepsi aynı manaya gelen şeyler. Koca bir milletin 70 milyon adet kafasını KUMA GÖMME politikasıdır bu. Sittin senedir devam eden. Göm oğlum kafayı kuma. Göm kızım kafanı alışverişe. Göm anneciğim kafanı reçele. Hah! Bak ne güzel! Ne güzel bir kör ablamızdın sen Türkiye Abla!

***


Pazar günü HaberTürk gazetesine okudum. YouTube yasağını IP , Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek bu güne kadar kaç site yasaklanmış, kaç siteye erişim engellemiş bilgisini ARTIK vermeyecekmiş. Bilmeyecekmişiz yani geri zekalı yerine konulan Türk Milleti olarak kaç siteye giremediğimizi. “Çünkü sayı verildiğinde farklı yorumlara yol açıyor” diye buyurmuş Şimşek Bey.

Farklı yorumlar falan yok. Bir adet yorum var: TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BİLGİ EDİNME HAKKI STANDARDI ” AMAN ÖYLE OLMAYALIM “ DEDİĞİMİZ ÜLKELERLE AYNI !!!!

Kum altı!

Çoktan İran’ız! Çoktan Çin’iz! Çoktan Kuzey Kore’yiz!

İçkini içmeye, bikinin giymeye devam etsen ne olur! Tek tehlike şeriat sanki..

DİĞER YENİ YAZILAR