Türkiye çocuk bayramı kutlamayı hak ediyor mu?

Haberin Devamı


Hakkari’de polis dipçiği ve tekme ile dayak yiyen çocuk biliyorsunuz (veya bilmiyorsunuz, hiç ilgilenmiyorsunuz, umurunuzda değil) ölümden döndü. Belki de dönmedi. Ağır yaralı hastanede. Yaş: 12. Gün: 23 Nisan.

Hadi diyelim ki geç yazdırdılar nüfusa. Olsun 15. Yine çocuk. Kendi orta sona giden oğlunuzu düşünün.

Nasıl olmuşsa bunu yapan polis açığa alınmış. Pardon, nasıl olmuşsa demeyeyim, zaten tek yapılan bu oluyor: Açığa almak. Açığa alınmak ne demektir tam bilmiyorum. Mesela açığa alınınca maaşlar yatmaya devam ediyor mu, polis kimliği taşımaya devam ediyorlar mı, bu süre zarfında silahlarını teslim ediyorlar mı? Başka bir işe girebiliyorlar mı?

Sözlükte “bir görevliyi geçici bir süre işten uzaklaştırmak” diyor sadece.

Sonra? Sonra dava yüzde 99 polis lehine sonuçlanıyor ve açığa alınmış polislerimiz bir güzel görevlerine geri dönüyor. Daha bilenmiş bir halde tahmin ediyorum. Yaptım yanımda kaldı.

(Yazıyı yazarken öğrendim: Silah geri veriliyormuş ama maaş kesilmiyormuş... Dava sürdüğü sürece açığa alınan memur tatil yapıyor yani. Kafa tatili gibi bir şey. Daha güzel bir ödül olabilir mi bilmiyorum..)

Tabi esas bilenmiş olarak hayata devam eden kim oluyor? Hayatta kalmışsa dövülen o çocuk. Ve o çocuğun ailesi. Ve o çocuğun bütün sülalesi. Ve bütün mahallesi. Ve bütün şehri. Yani komple Hakkari.

Türkiye “taş atan çocuklar” diye bir gerçekle karşı karşıya nicedir. Daha doğrusu karşı karşıya gelmemeye çalışıyor. Zira basın “Manisalı gençler” kadar ilgilenmiyor “taş atan çocuklar” davasıyla. Manisalı Çocuklar ve Baran Tursun konusunda gösterdiği hassasiyeti göstermiyor. Yok sayıyor. Yok saymasa da önemsiz bir şey diye yutturmaya çalışıyor.

Halbuki 200’e yakın çocuk hapiste şu an. İki yüz. Taş attıkları için. Taş atıp örgüt üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işlemekten. Terörle mücadele çerçevesinde yargılanıyorlar. 10’ar, 20’şer yıl hapisleri isteniyor. Kimine de veriliyor.

Türkiye’de 2005 yılından beri 18 yaşın altındakiler çocuk sayılıyor. Bu nedenle çocuk mahkemelerinde yargılanmaları gerekiyor. Fakat isnat edilen suç Terörle Mücadele Kanunu’nuna girince yine 15’e düşüyor.

Hapisteki çocukların işkence gördükleri söyleniyor. Kötü muameleye tabii tutuldukları. Çok ağır koşullarda yaşadıkları.

23 Nisan çocuk bayramını kutlamayı hak ediyor muyuz?

DİĞER YENİ YAZILAR