Tuncay Güney’in psikolojik durumu ve kişiliği hakkında yine uzaktan teşhisler yapılmış. “Görüntü-analiz”!
Dr. Acar Baltaş’a göre Tuncay Güney “sosyopatmış”. Neymiş sosyopat? “Güvenilmez insanlardır. Çok kolay yalan söyler ve söylediklerine kendileri de inanırlar. Konuşurken jestlerini ve mimiklerini abartmaları önemli ipuçlarıdır. Güney’in polis sorgusundaki rahatlığı dikkat çekicidir. Elini ha bire yüzüne götürmesi, gözünü ovması, boynunu kaşıması, bir taraftan da net ifadelerle takıntısız konuşması yalan söylediğinin belirtisidir. Görüntülerden çıkarılabilecek sonuç, Tuncay Güney’in aklına geleni söylemesidir.”
“Uzaktan teşhis” psikiyatri etiğine uygun ve de sonuçları güvenilir midir öncelikle bunu sormak isterim. Peki diyelim uygun.
Fakat konu da camdan atlayan çocuğun psikolojik tahlili değil ki... “Ergenekon diye bir şey, külliyen intikam operasyonu” diyenler ve “ Vay darbeciler vay” diyenler diye memleketi tereyağı gibi ikiye ayırmış bir mevzu. Bu vakada söyleyenin doktor olması kadar ideolojisi de önemli galiba. Memleketi iki bölmüş bir hadisenin, bir karakterinin analizinden söz ediyoruz.
Doktor değilim, koyduğu teşhise bir şey diyemem ama ben Tuncay Güney gibi mimikleri ve konuşma tarzı olan insanlar tanıyorum ve benim tanıdıklarım yalancı insanlar değil. Doktor bey, el kol hareketlerinden yola çıkarak mı Tuncay Güney’e “yalancı, sallıyor” diyor yoksa “dediklerinden” yola çıkarak mı açıkçası merak içindeyim.
Tuncay Güney yalancı değildir demiyorum. Olabilir. Ama doktor beyin Ergenekon konusundaki düşüncesini de merak etmeden duramıyorum. Ergenekona inanan ve inanmayan iki doktorun görüntü analizleri birbirinden hayli farklı olabilir gibi geliyor bana.
Değilse düzeltin.
TEKZİP
Sayın Mutlu Tönbekici,
Yazılarınızı her gün aksatmadan okuyorum. Son yazınızda şahsım aleyhine bir iddia atmışsınız ortaya. Buzdolabına güya farkında olmadan boş tencereleri, boş kapları geri koyuyormuşum.
Öncelikle şunu belirtmem gerek: Hayatımda buzdolabına boş ve kirli tencere koymadım. Sizin görüp de gereksiz bir vaveyla koparttığınız hadise buzlukta gördüğünüz boş kaptır.
O boş kap oraya boşu boşuna konmamıştır.
Buzdolabı ve dondurucuda enerji tasarrufu için kullanılması gereken yöntemlerden biri de buzdolabı ve dondurucuyu dolu tutmaktır. Eğer buzdolabında daha büyük miktarda yiyecek varsa buzdolabının kapısını açıldığında tüm soğuk hava dışarı sızmaz, önemli miktarı içeride kalır.
Buzluktaki o boş kap (üstelik kirli falan da değildi) işte bunun için konulmuştu oraya.
Hışımla sorduğunuz için o an hatırlamamış olabilirim ama sonra hatırladım ve fakat siz bu arada yazmıştınız bile.
Hadise budur.
İyi günler dilerim
MB olarak da bilinen Manita Bey

