Üniversitede okurken Tireli bir arkadaşımız vardı. S. bizi sürekli Tire’ye götürmek isterdi, biz de “ne yapacağız yav Allah’ın kasabasında” der dururduk. O da “olur mu ya şahane bir yer, Kaplan var, şu var bu var, hem bizim tripleks evimiz var, babamın süper bir kütüphanesi var, annemin kelebek koleksiyonu var” diye ikna etmeye çalışırdı. Sonunda bizi bir adet Murat 124 ile Foça’da tatil yaparken Tire’ye götürmeyi başardı gerçekten. Kendisiyle beraber 6 kişi ve bir adet çello ve bir adet gitar üst üste alt alta gittik İzmir’in şirin ilçesi Tire’ye. Fakat Tire’ye varır varmaz 124 su koyuverdi, Kaplan’a maplana ve başka yerlere de gidemeden kala kalmıştık o meşhur tripleks evde.
Sonradan gittim yine Tire’ye. Ne yapacağız Allah’ın kasabasında lafını hiç hak etmeyen, bakmasını ve aramasını bilene bin bir güzellik sunan bir yer. Türkiye’nin iç karartıcı binlerce kasabasına kıyasla son derece de sevimli ve yeşil bir yer. Belediye Başkanı Mehmet Sıtkı İçelli daha da güzelleşsin diye hayli çaba sarf ediyor belli ki. Yeni düzenlenen Alay Parkı hakikaten övgüye değer.
KAPLAN DAĞ RESTORAN
Kaplan Dağ Restoran, Tire ovasına kuşbakışı bakan bir dağın yamacında kurulu nefis bir restoran. Tire’ye gelmek için başlı başına bir neden. Merkezden 15 dakikalık bir araba sürüşüyle kolayca varılıyor. Tire mutfağının en leziz ve az rastlanan yemeklerini sunuyor. Sahibi eski bir kimya öğretmeni aynı zamanda İstanbul’da pasta şefliği yapmış olan Lütfi Bey ve hanımı Hürmüz Hanım. . Lütfi bey mutfakta çalışmadığı vakitlerde Cumhuriyet Gazetesi okuyan, az konuşan, hiçbir zaman çözemediğim ilginç bir insan. Malzemenin en iyisini arayıp buluyor. Bize yedirdiği domateslerin tadı hala damağımda. Mezelerin hepsi en taze, en hormonsuz sebze ve otlardan. Sebzeli börek fevkaladenin fevkinde. Keşkeği ünlü ama ben etten yana kullanıyorum oyumu. Karadut reçelli lor peyniri tatlısı ile finali yapıyorsunuz. 0232 512 66 52
GÜLCÜOĞLU KONAKLARI
Levantenler bir zamanlar buralarda sıkı ticaret yapmış. Mermer merdiveni, işlemeli cumbasıyla bu görkemli iki konak, onlardan kalan birkaç izden biri. Sonra Gülcüoğlu Ailesinin olmuş. Onlar da yıllarca yaşamış içlerinde. Başka bir yere taşınınca bir güzellik yapıp belediyeye vermişler konaklarını. Konaklar, Tire Belediyesi’nin girişimiyle restore edilip çok şık bir otele dönüşmüş şimdi. Ufak tefek bir takım restorasyon hataları yok değil ama o kadar kötülerini gördük ki buna da şükür diyoruz. Personel son derece ilgili ve güler yüzlü, servis hızlı. Çok da güzel bir bahçesi var. Tire’de gönül rahatlığıyla kalabileceğiniz bir yer. Kaplan’da iki duble içip, Gülcüoğlu’nda kalıp, ertesi gün yola devam etmek yapılabilecek en güzel şey. 0 232 511 06 14
Sızma oldu süzme, Kürtçe oldu Kütçe
Şimdi benim şöyle bir sorunum var. Çok hızlı yazıyorum. Yazarken bir sürü yazım hatası yapıyorum. Tekrar okuduğum zaman bu hataların yüzde 90’ını yakalıyorum, yüzde 10’u kalıyor. Birinin daha okuması lazım ama yazılarımı genelde geç teslim ettiğim için böyle bir fırsat olamıyor. “ Sızma” yerine “ süzme”, “ Zeytin İskelesi” yerine “ Zeytinyağı İskelesi”, “çünkü” yerine “çünük”, “ Kürtçe” yerine “ Kütçe” gibi hatalarım için toptan özür dilerim ancak bir daha olmayacağını garanti edemem. Sevenlerim beni böyle sevsinden başka bir şey ne yazık ki diyemeyeceğim.

