Sanal pideci katliamı

Haberin Devamı

Bir pidecimiz var, daha bugüne kadar tek bir siparişimizi doğru getirmiş değil. Yemin ediyorum bir kerecik bile doğru getirmedi. Sadece birimizi atlasa gene bir şey demeyeceğim ama illa en az iki kişininki hatalı geliyor.

İnanılmaz olan şu: Bu adam pide ve lahmacun dışında bir şey yapmıyor. Izgara, sulu yemek hatta salata bile yapmıyor. Lahmacun isteyince yeşillik gelmiyor yani. İki maydanozu bile yıkamıyor. Bir ekstradan domates kesmişliği yok. Ve rica edeceğim insanlar pide konusunda ne kadar kaprisli olabilir ki? İstesen de olamazsın. İsteyip isteyebileceğin kavurmalı üzerinde bir de yumurta kırmasıdır... Veya son yağını sürmemesidir. Bundan ötesi zaten yoktur, kimse istemez de. Soğansız kıymadan lahmacun veya laktazsız peynirden pide falan... Yok yani böyle şeyler. Amerika’da ancak istersin her şeyin en abuğunu. Etsiz et bile ister onlar. Biri de getirir üstelik! Türk insanı kanaatkardır. Onu koy, bunu çıkar demez.

Nasıl oluyor da oluyor anlamakta güçlük çekiyorum. Koca bir yazıyı uyduruk bir pideye heba etmek istemiyorum ama bir yandan da dayanamıyorum. Toplam beş ürün çıkaran bir insan nasıl olur da bunu BİLE yanlış yapar? Kıymalı, peynirli, kavurmalı, sucuklu pide bir de lahmacun yapıyorsun. Birine de yumurta kıracaksın be adam!

Şeytan diyor, tut kulağından en cancıklı mönüsü olan bir Çin lokantasına götür, Çin mafyasına teslim et! Bir günde öğrenemezse kesin ve yiyin de! Wonton malzemesi yapın hergeleden! Doldurun içini ördek yerine!

***


“İnsanları aşağılama” derdi rahmetli annem. Tamam ayıp hakikaten. Pidecimizde belki zeka geriliği var, ne biliyoruz? Yapıp yapabildiği iş de bu. Hiç olmazsa yenebilir bir şey getirdiği için belki de mutlu bile olmalıyız. Pide üzerine ağaç tutkalı falan sürmüyor diye. Veya kireç kaymağı. Geri meri ama bak iş yapıyor, varsa ailesine bakıyor diye hani böyle toplumsal, mahallesel bir vicdan yapıp falan...

Adını vermeyeceğim bir lokantada down sendromlu bir çocuk çalışırdı. Pek tabii ki patronun oğlu. Yoksa nerede böyle bir şeye ön ayak olacak vicdanlı insan.

Nasıl bir şevkle çalışırdı oğlan! Nasıl ciddiye alırdı işini. Çok dikkatliydi. Ben bir şeyler döktüğünü hiç görmedim. Siparişleri doğru getirdiğini de. Bir piyango gibiydi. Şarap istersin tatlı gelir, tatlı istersin kahve gelir, kahve istersin bonfile gelir. Aç gitmek en iyisi. Nasılsa önce yemek, yanında şarap sonra kahve tatlı yemeyecek misin? E tamam. Sırası karışık gelmişse ne olmuş yani.

Down Çocuk tam bir vicdan matkabı gibiydi. Milletin için fena oluyordu. Ay döktü dökecek, yine yanlış getirdi, bakmayalım ayıp olur falan.

Benimse çok hoşuma gidiyordu. Zalimliğimden değil. Ben doğurmuşum da çocuğum bir şeyler öğrenmiş gibi hissediyordum. Empatileme yapıyordum ki anası da nasıl sinir illeti bir kadındı.

Nerden aklıma geldi bu? Haa.. Pideci. Pidecimin de öyle olduğunu düşünürsem rahatlar mıyım?

Fakat bu kavurmalı da yumurtasız yenmiyor kardeşim!

Al işte. Koca yazı hakikaten bir uyduruk pideyle ziyan oldu. Halbuki 8700 vuruşluk bir memleket kurtarma yazısı yazmayı planlıyordum. Çağdaş, demokratik, laik falan.. (Yollayın protesto maillerinizi, bekliyorum)

DİĞER YENİ YAZILAR