Annemi bundan 9 yıl önce, bir sonbahar günü, kanser yüzünden kaybettim...
57 yaşındaydı...
Annem çok güzel bir kadındı. Gençliğinde, süslenip püslendiği zaman insanlar dönüp dönüp bakarlardı.
Çok gurur duyardım onun güzelliğiyle. Benimki gibi güzel annesi olmayanlar için üzülürdüm.
Annem güzelliğini kaybetmeye fırsat bulamadı. 54 yaşında idi meme kanseri teşhisi konulduğunda. Teşhis konulduktan bir gün sonra ameliyat oldu... Oldu ama geç kalınmıştı. Kanser lenf bezlerine çoktan sıçramış..
Üç yıl mücadele etti. Üç koca yıl...
30 yıla bedel bir üç yıldı.
Çektiği acıları düşündükçe hâlâ içim sızlar, ağlarım. İnanın hiç ama hiç kolay bir tedavi değil kanser tedavisi.
Biz başaramadık. Kanser 1,5 yıl uyuduktan sonra tekrar kendine gelip karaciğerine sıçradı. Ve karaciğerinde tekrar nüksettikten bir yıl sonra da bir sonbahar günü vefat etti...
Her ölüm erkendir gerçi ama annemin ölümü (en azından benim için) cidden çok erkendi. 6 ay önce teşhis konsaydı yine ameliyat olacaktı belki, yine kemoterapi olacaktı belki yine acılar çekecekti belki ama şu an benim yanı başımda olacaktı. Ve ben onu kraliçeler gibi yaşatabilecektim.
Annemi en güzel tatillere, en güzel lokantalara, en güzel filmlere götürecektim. Ne yazık ki ben belimi doğrultamadan gidiverdi. Onun emeklerinin karşılığını vermeme fırsat vermedi...
Annem bu kadar genç yaşta ölmek zorunda değildi. Annem geç teşhis konduğu için öldü.
Meme kanseri, akciğer kanserinden sonra en sık rastlanan kanser türü.
Fakat erken teşhis edildiği zaman büyük oranda (yüzde 96) tedavi edilebilen bir hastalık aynı zamanda. Fakat bu bilinç yeterince gelişmediği için Türkiye’de binlerce kadın erken yaşlarda hayatını kaybediyor.
Her kadın meme kanseri geliştirme riskine sahip. Nedenleri tam olarak bilinmiyor. Kalıtımsal da olabiliyor ailede başka bir kadında olmadığı halde de gelişebiliyor. Özetlersek: Her sekiz kadından biri hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanıyor.
Yani: Piyango çok rahat size de düşebilir. Paranoyak olmayalım ama dikkati de asla elden bırakmayalım. Doktora görünmekten kaçınmayalım. Hele de anne, kız kardeş gibi ailede başkasında meme kanseri vakası varsa mutlaka doktorun söylediği sıklıkta muayene, mamografi veya ne lazımsa onu yaptıralım.
Tüm bunların niye söylüyorum? Çünkü bu konunda içim çok ama çok buruk. Muayenelere, tetkiklere rağmen kanserin teşhis edilmediği durumlar da oluyor elbette ama bu ihmali gerektirmez.
Pazar günü, İstanbul’da, Beşiktaş Ortaköy arasında saat 11’de Avon’un düzenlediği bir yürüyüş olacak. “Avon’la Sağlığa Yolculuk” adını verdikleri bu yürüyüşle meme kanserinde erkek teşhis konusunda dikkat çekilmek isteniyor. Zira bir çok kadın bunu ya bilmiyor ya da bildiği halde önemsemiyor.
Ama önemsemek gerekiyor. Başınıza geldiyse (benim gibi) insanlara bunu durmadan söylemek gerekiyor.
Ne olacak ki yürümekle demeyin. Bugüne kadar bu yürüyüşlerin de sayesinde 1 milyon 200 bin TL üzerinde fon toplandı. Bu fonla 23 ilde 6 bin 500 kadına ücretsiz mamografi çekildi, şüpheli görülen 1200 kişiye ek teşhis sağlandı, 5 hastaneye mamografi cihazı bağışlandı. Ayrıca bu yılki yürüyüşün ardından Emre Altuğ konseri de var Ortaköy meydanda.
Bu arada meme kanseri ücretsiz danışma hattı 0 800 3149999. Yine bu yürüyüşler sayesinde Türk Kanser Savaş ve Araştırma Kurumu iş birliği ile hizmete girdi..
Haberiniz olsun istedim..

