Saatleri ayarlayamama enstitüsü

Haberin Devamı

Bir pazar öğleden sonrası. Can sıkıcı ödevlerin hiçbiri yapılmamış. Ödevler yığın yığın durduğu gibi üstelik yarın matematik sınavı da var. Bir el mideyi tutmuş sıkıp sıkıp bırakıyor. Avuç içleri başlamış ufak ufak karıncalanmaya.

Bir yandan da yeni yıkanmış çamaşırlardan hafif bir deterjan kokusu geliyor. Camlar buğu tutmuş. Banyo yapmak da lazım.. Üstelik pazar diye anne de “ev pizzası” yapmamış mı...

O yenilen hamurişleri, içilen ayranlar bir güzel uyku getirmemiş mi?

Allahım nasıl yetişecek o kadar ders? Nasıl çalışılacak matematik sınavına? Niye cumadan bitirilmedi ki ödevler...

Hayır ama en kötüsü bu değildir. En kötüsü şudur: O gün saatler geri alınmıştır.

Zaten giderek kısalan günler işte o pazar jet hızıyla kısalmıştır. Yaza, sonbahara dair her şey kati olarak bitmiştir. Kara, ıslak ve depresif günler başlamıştır artık. Derin bir kışın içine girilmiştir ve çok uzun zaman sonra geri gelecektir aydınlık güzel günler...

Her şeye razı olabilirdim tek saatler geri alınmasın.

Akşamların daha erken gelmesi kadar iç karartan, durduk yerde mutluluk bozan, neşe kaçıran ne vardır ki şu dünyada?

Seven var mıdır hep merak ederim. “Oh ne güzel beş demeden ortalık kararıyor” deyip bundan mutlu olan?

Ben tanımadım.

Bana sorsalar kış gelince tam tersi saatler bir saat öne alınsın derdim. Dünyayı buna ikna etmeye çalışırdım.

Günü ne kadar geç batırırsak o kadar iyi olmaz mıydı? Daha mutlu insanlar olmaz mıydık?

Emin olun olurduk. Başımıza ne geliyorsa karanlık günler yüzünden geliyor.

Bugünden itibaren akşamlar artık daha erkek gelecek. Beş dedin mi ortalık kararmaya başlayacak. Anneler sofrayı daha erken kuracak. Babalar eve daha telaşlı gelecek...

Çocuklar daha erken çekilecek odalarına... Belki başka ailelerde, başka insanlarda bu kadar kötü tezahür etmiyordur ama ben sevmiyorum. Hakikaten mutsuz oluyorum.

Elektrik tasarrufu olayını da hiç anlamamışımdır. İleri alınarak mı tasarruf ediyorduk geri alarak mı, esas saat kış saati de biz yazın mı işi bozuyorduk yoksa kışın mı bozuyoruz... Kafamın hiç almadığı hadiseler.

Ayrıca dünyada kalkmamış mıydı bu? Ve ayrıca biz de kaldırmamış mıydık bu uygulamayı? Kim niye gene geri koydu?

***


Sonra okudum Wikipedia’dan. Esas saat kış saati imiş, yazın enerji tasarrufu yapmak için bir saat ileri alınıyormuş. Kış gelince gene esas saate dönüyormuşuz... Dünya kadar etkisi varmış insanlar üzerinde saatlerle oynamanın. (Sadece bir tanesini söyleyeyim: 2008 İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre yaz saatine geçtikten sonraki ilk üç günde kalp krizi geçiren insan sayısında dikkat çekici bir artış oluyormuş. Tekrar kış saatine geçildikten sonraki üç günde ise kalp krizi geçirenlerin sayısında dikkat çekici bir azalma oluyormuş..)

Dönmesek olmaz mı? Tüm dünya hep yaz saatinde kalsa olmaz mı? Saati icat eden biziz, niye kendi icat ettiğimiz şeye böyle tuhaf bir şekilde esir oluyoruz?

Teklifim şu: Madem bir saatlik fark fazla geliyor o vakit tüm dünya sadece yarım saat ileri gitsin. Hem ilericiler hem gericiler mutlu olsun.

DİĞER YENİ YAZILAR