Reha Muhtar’a hatırlatma: Kramer Kramer’e karşı

Haberin Devamı

RM, Pazar günkü devasa boyutlardaki yazısında (tam tamına 7445 vuruşluk bir yazıydı ki bu bana günlük izin verilen yazılarımın tam üç katı oluyor...) uzatmış da uzatmış ama özetle söylediği şu:

“Erkekler! Eve para getirin ve başka hiçbir şeye de karışmayın nokta!”

Alt değiştirmek, gaz çıkartmak, ateşini düşürmek, uyutmak, kaldırmak, doyurmak, içirmek, oyun oynamak, konuşmayı öğretmek, okula yazdırmak, ders çalıştırmak, veli toplantısına gitmek, kolej sınavlarına hazırlamak, ergenlik problemleriyle uğraşmak, ağlayacak bir omuz olmak, sivilce patlatmak, üniversiteye sokmak, evlendirmek, doğurtmak, çocuğunun çocuğuna bakmak ve şimdi saymaktan yorulacağım daha bir dolu işin kadınlara ait olduğunu, babalar da bu işleri es kaza yapmaya kalkarsa -ne demek olduğunu tam olarak anlayamadığımız- “CİNSİYETSİZ” bir kuşağın olacağın...

Bunun niyeyse- kötü olduğunu..

Bakınız Arnold Schwarzenegger’in hamile adamı oynadığı film ile kendinin sonunu getirdiğini.. (Adamımız bu arada halihazırda Kaliforniya VALİSİ! Nasıl bir “son” bu?)

Sonra çocukların sevdiği baba modelinden zırt diye en sevdiği konu olan- kadınların sevdiği koca/sevgili modeline geçiyor ve yine bildik tezlerini ortaya döküp zaten kadınlar kılıbık adamı değil de tatlı maço adamları (alt mana: yani kendisini...) sevdiğini...

Falan da filan... Yazmış.

Bütün kadınlar beni arzular mevzuu bitti şimdi de bütün çocuklar beni istere başladı. Reha Bey’de dur durak yok maşallah! Ailecek severek izliyoruz.

ÖZETLE: “Tembellik edin. En iyi baba siz olursunuz.. Olmasanız da “rol modeli olmaya çalıştım, siz almadıysanız ben ne yapayım” dersiniz.

İKİNCİ ÖZET: “Kadın yazarlar lütfen zokaya gelin ve benimle polemiğe girin. Bilirim, bayılırsınız böyle anti feminist muhabbetlere..”

Pekala... Zoka 1 cevap veriyor Zoka 1!

Evde üç tane biri Filipinli, biri Moldovalı, biri de hadi çeşni olsun mesela Sudanlı hizmetçi varsa tabii niye olmasın...

Harikulade bir öneri. Kim istemez! Köleler çalışsın Dük ve Düşes olarak da arada çocuk büyütelim! (Ve bittabi çok ama çok mutlu olalım...)

Da işte bu model çoktan iflas etti hocam...

Bir: Bizim evlerimizde köleler yok

İki: Artık evlilikler ölene dek sürmüyor. Hafta sonu babası olarak da sözde rol modeli (özde tembel sefil fare) baba adamı, kapak gibi kalıyor ortada. Görüyoruz çay bahçelerinde, alışveriş merkezlerinde ne yapacağını bilemeyip kredi kartı “sevgisi” göstermeye çalışan sıkıntı babalarını. (Anasına sormadan kızına doğru hediye almayı başaran kaç baba vardır hadi anket yapalım!)

Hani madem çok meraklısınız Holivud örnekleriyle tez sağlamlaştırmaya o vakit ben de size “Kramer Kramer’e Karşı” diyeyim. Eski meski ama esaslı filmdir.

Neydi film? Evin anası, bir gün, bütün bu vazifelerden çok sıkılır, hafif tertip bir bunalıma girer ve evi terk eder. Oğlan, babasına kalır. Adam, yani Ted Kramer, o sabah, ansızın (gelebilirim model) BİR oğlu olduğunu anlar. Tanışmak zorunda kalırlar. Bir süre ne yapacağını şaşırır, hayatı alt üst olur, işinden atılır falan ama sonra işler yoluna girer. Mükemmel değilse de iyi bir baba olur.

Ayrıca süperello tezlerinizin yine aksine Ted Kramer rolü Dustin Hoffman’ı hiç de batırmaz, aksine yerini iyice sağlamlaştırır.

Rol modeli (artık neyin rolü ve modeliyse o) olmaya çalışan mesafeli baba modelinin en büyük sıkıntısı de işte bu: Baba, rol modeli olacağım diye kendini o kadar kasar ve tembellik etmeyi ve vazifeleri anneye yüklemeyi o kadar abartır ki o çocuklar o adamın olmaktan çıkar. O adam, anaları olmadığı vakit çocuklarından tek bir haber alamaz hale gelir. Ne yer ne içer, ne sever, ne sevmez, ne olmak ister, neye ilgisi vardır, neye yoktur, kiminle takılır, kiminle takılmaz adamın haberi bile yoktur. Yoktur çünkü bu tip muhabbetler evet o tam da küçümsediğiniz “işler” sırasında yapılır. Alt temizlerken bilinir ne dokunur, oyun oynarken anlaşılır neye ilgisi var, okula giderken öğrenilir kiminle takılıyor diye... Akşamdan akşama yemek yerken olamıyor ne yazık ki.. İpin ucu kaçtı mı fena kaçar.

Zaten ne gerek var detay bilmeye, o vakit sıkıntı çözmek gerekir, vıy vıy vıy dinlemek gerekir, iyisi mi ben elimde gazetem, “dersler nasıl gidiyor?” diye sorar, ona varlığımı hatırlatır, vazifemi savarım diyorsanız tabii ne olacak. Gelmiş geçmiş milyonlarca Türk babasından bir farkınız olmasın ne olur... Biz böyleyiz diye niye şikayet ediyoruz ki madem bu rol modellemeleri falan çok iyidi.. Kalsın böyle. en babalar duysun. Hatta duymasın.

DİĞER YENİ YAZILAR