Çok kızmışlar... Beyoğlu’nun ve esnafın canına okuyan “ pirotestoculara” kızdığım için küfür kıyamet mektuplar yazmışlar. Olay yerinden hızla kaçmak yerine orada kalıp neyi nasıl protesto ettiklerini daha iyi görseymişim... IMF’nin dünyaya verdiği zararın yanında banka camları neymiş ki.. Zaten hepsi büyük sermayeninmiş, niye bu kadar üzülmüşüm ki.. Camcı da esnafmış, o da kazansınmış... Ayrıca pirotestocular esnafa hiiiç zarar vermemişler, barikat kurarken dükkan önündeki saksıları kibar kibar kenara çekmişlermiş sadece....
Yok ya! Cehenneme dönmüş koca bir mahalleden söz ediyoruz. Biber gazı sanki nokta atış yapılabilen bir şeymiş gibi, sanki sadece göstericilere sıkılabiliyormuş gibi.. Orada kim var kim yok herkesin ciğerleri söküldü.
Evet olay yerinden hızla uzaklaştım zira polis copunu da biber gazını da yeterince yemiş biriyim. Ve üstelik inanmadığım bir protesto yöntemini yakından görmek uğruna ciğerlerimin yeniden perişan olmasına razı olamazdım.
Devam ediyor: “ Sistemin aldığı canların haddi hesabı yoktur Mutlu hanım. Bu sadece orada ölen amca değildir ayrıca.” (Amca da mı IMF’nin kurbanı oldu?)
“IMF sayesinde her stand by anlaşmasıyla daralan sağlık harcamaları binlerce bebeğin ölümüne ve sakat kalmasına neden olmaktadır.” (Gerçek dışı iddialar..)
Gerisini varın siz düşünün diyeceğim (tipik goy goy...) ama HSCB şu camlarını taktıramadan siz üzüntüden bir şey düşünemeyeceksiniz anlaşılan. (Ya evet. Hissem var HSBC.. Gitti paralarım...)
Ülkeyi sattıktan sonra iki çöp bidonu ve bir kaç cam da iner, insin. (Yıllardır iniyor, ne faydasını gördük?) Ben çocuklarımıza üzülüyorum. Geleceği çalındıktan başka polis tarafından vahşice üzerinde tepinilen çocuklarımıza. (O polis benim zamanımda da üzerimizde de tepiniyordu, ablamın zamanında da tepiniyordu, anamın zamanında da... Ben benden çalınmış geçmişime yanabilir miyim müsadenizle?..) Esnafız ayağıyla eline sopa alan birkaç faşistin dövdüğü çocuğu korumak yerine kaldığı yerden döven polis olmalıydı bugün konumuz.
Ama camlar çok canınızı yakmış belli. (Evet dedim ya hissem var bankaların her birinde..)”
Cevap veriyorum:
Hayır. Protestocuları samimi bulmuyorum. Böyle olacağı çok belliydi. Günlerdir başka başka yerlerde medeni medeni protestolar yapılıp duruyor. Ne cam indirdiler, ne taş attılar. Kimse de onların üzerine gaz sıkmadı. Onlar yüzünden kimse hastanelik olmadı, kimse ölmedi.
Yahu polisimizi bilmiyor musunuz? Yeni mi tanıştınız Türk polisiyle? İki sene önceki 1 Mayıs’ı ve müdahale eden polisimizi ne çabuk unuttunuz? Son 5 yılda biber gazı diye bir şey keşfettiler ve bunu oyuncak gibi kullanmaya bayılıyorlar! Canı sıkıldıkça biber gazı sıkan, önüne gelene (kahvede oturan şaşkın turist dahil) tekme tokat girişmeyi seven bir teşkilat.
Bunu inkar eden yok. Konumuz binlerce kere polis oldu zaten. Olmaya da devam edecek. Ama polis her zamanki gibi yüzüne gözüne bulaştırdı, yatıştırmak yerine kavgaya tutuştu diye öbür tarafı hiç mi eleştirmeyeceğiz? Aman ne romantik, tıpkı 68’ler gibi mi diyeceğiz?
Olay yerine gaz maskesiyle giden, giderken de hatıra fotoğrafı çektiren, çantalarında çekiç, sapan ve molotof kokteyli taşıyan göstericiler kusura bakmayın ama bana samimi gelmiyor. Maksat IMF protestosu falan değil. Maksat kör terör. Hepsi 20 yaşın altında gençler. Muhtemelen hayatında hiç çalışmamış, hiç para kazanmamış. UNICEF toplantısı olsa onu da eminim aynı yöntemle (ve tabii yine teşkilat hakkında hiçbir şey bilmeden) protesto edeceklerdi.
IMF’yı suçlamak en kolayı, en ucuzu.. Ben kendimi bildim bileli IMF’ye Türkiye’de işgalci kuvvet muamelesi yapılır. Adamlar zorla gelmişler de ülkenin yönetimini ele geçirmişler gibi.
Ülke adam gibi yönetebilseydi 30 yıldır “IMF iki gözüm, gel aman bizi kurtar” denmezdi.
Ülke adam gibi yönetilseydi bunca yoksulluk olmazdı. Ülke adam gibi yönetilseydi polisimiz de adam gibi olurdu..
Ülke adam gibi yönetilseydi her bir fırsatta öfke, kin, intikam patlamaları yaşanmazdı.
Her şey IMF yüzünden demek “ kurban” psikolojisidir. Biz çok masumuz, aslında çok iyiyiz, ama işte ah o dış güçler yok mu... Bizi bir bıraksalar Amerika’yı bile geçeriz... Ama işte IMF izin vermiyor... AB frenliyor... Amerika’nın pis oyunları... Hele o Alman domuzları yok mu! Yahudileri de unutma abi. Ha tabii. Ermeni ve Kürt işbirliği de var zaten. Hepsi onlar yüzünden. Yoksa biz çok çalışkan, çok akıllı, çok ahlaklı, çok iyi ülke yönetmesini bilen bir toplumuz vs vs.
İnanın siz daha bu palavralara.. Benim oğlum aslında çok zeki çok ahlaklı çok çalışkan bir çocuktur ama işte hep arkadaşları yüzünden bu hallere düştü diyen anne de böyle teselli ediyor kendini.. Kimse benim oğlum kötü, tembel, ahlaksız diyemiyor. IMF’ye çakmak en kolayı. En ucuzu... En ballı züğürt tesellisi.
“Sistemin aldığı canlar” ı IMF almadı, bu ülke kendisi aldı. Bu ülke kendi çocuklarını kendi öldürdü. Öldürmeye de devam ediyor.
Lice’de koyun otlatırken havan topuyla paramparça edilen Ceylan’dan bilmem haberiniz var mı... Çılgınca pirotesto ederken belki gözünüzden, kulağınızdan kaçmıştır... Yapacaksanız manalı bir protesto yapın. Size “yapın, kulunçlara iyi gelir” denileni değil.

