Öldüren klişe: Bilmem neredeki eviniz

Küçük Oteller Kitabını hazırladığımdan beri ön hazırlık babında, yılda en az 700 otelin sitesine giriyorum. Otellerin hep kullandıkları bir laf var: “Bursa’daki eviniz”, “Kendinizi evinizde gibi hissedeceğiniz yer”, “Afyonkarahisar’da ev konforu”...

Haberin Devamı

Peki otelin yeri mesela Karacaahmet mahallesinde olsa ne olacak? “Karacaahmet’teki eviniz”... Bırrr...
Bu “evinizde hissetme” sözü tuhaf geliyor bana.
BİR: Evim nasıldır kim biliyor? Süper lüks bir villada veya korkunç bir gecekonduda oturuyor olabilirim. E ne olacak o zaman?
İKİ: Evimde gibi hissedeceksem niye gidiyorum oraya? Maksat “tekrar” mıdır?
ÜÇ: Evimde neler yaptığımı kim biliyor? Çırılçıplak geziyor, durmadan geğiriyor, bağıra çağıra şarkı söylüyorsam mesela... Ne yapacağız? Yine müsaade var mı?

Yedigöller’de bir “Hindiba”
Türkiye’nin açık ara en “romantik” milli parkı olan Yedigöller’e sadece 40 km uzaklıkta, (şimdiye kadar bu yakını yoktu) yine orman kenarında, harikulade bir doğa içinde dokuz ahşap ev.
Sahipleri, yazılım işinde Ankaralı üç kafadar. Kendilerine ve eşe dosta kalacak yer yapmayı planlarken, coşup planı genişletmişler ve ortaya doğayı hiç rahatsız etmeyen çok güzel bir tesis çıkmış. Malzeme tümüyle doğal: Taş ve ahşap. Amatör bir ruhla profesyonel bir iş çıkarmışlar. Evlerin hepsi gayet konforlu. Dekorasyon sade ama sempatik. Kaloriferler sıcak, yemekler ev işi, lezzetli. Şarap ve rakı da var. Acı çekmeden kamp havası yaşamak için daha iyisi olamaz.
Ankara’ya bir buçuk, İstanbul’a ise sadece üç buçuk saat uzaklıkta.
(Bu arada hindiba meğer çocukken birbirimizin yüzüne yüzüne üfürdüğümüz beyaz tüycükleri olan çiçeğin adıymış.)
Yapılacak aktiviteler belli.
BİR: Yedigöller’de tam gün bir piknik. Yaz kış görülmeye değer nefis bir orman. Otelden piknik için sandviç malzemesi tedarik edebilirsiniz. Yanınıza çay doldurmak için güzel bir termos da alırsanız süper olur.
İKİ: Eski Zonguldak yolunda sıkı bir yürüyüş.
ÜÇ: Bir zamanlar dört başı mamur bir kasaba olan Eskiçağa köyüne gidip “Malulen emekli şoför İsmail Dayı” nın artık benzeri kalmamış enfes köy kahvesinde çay içip gelen gidenle sohbet etmek. Niye benzeri kalmamış diyorum? Çünkü kahvenin yarısı berber. Çay ocağı da odunla yanıyor. Duvarlarda envai çeşit eski eşya, sabun, tıraş malzemesi ambalajları. Acayip bir retro etkisi. Köyde Yıldırım Beyazıt’tan kalma hamam ve cami de var. Ama harap.
DÖRT: Otoyol üzerindeki “Berceste” ye uğrayıp acayip acayip reçeller, keçi peyniri, frig bulguru satın almak. Hindiba Pansiyon, Mengen Kıyaslar Köyü Kaynarca Mevkii Yedigöller yolu 3. km Mengen/BOLU Tel: 0532 600 69 52 www.hindibapansiyon.com.tr

Malikanede bir hafta sonu: VillaFe
Çatalca yakınlarında, uçsuz bucaksız yeşil tarlalar içinde muhteşem güzellikte bir malikane. Nefis bir hafta sonu kaçış noktası. İstanbul çevresinde gidilebilecek en güzel yer. Üstelik bir saat içinde oradasınız. 20 yıl önce Ferhan Hanım kendine ev olarak yaptırmış. Türkiye’de eşine az rastladığımız bir mimari anlayışla son derece kişilikli bir bina. Koloniyal Meksika tarzını hatırlatan, insanı anında kucaklayan, “evim bu olsun” dedirten güzellikte... Her bir köşesi dünyanın her köşesinden toplanmış zevkli antikalar, mobilyalar ve objelerle döşeli. Detaylar insanı mutlu eden cinste. Manzarasında insanı rahatsız eden tek bir şey yok. Bir yıl önce, az ama efektif bir düzenleme ile çok güzel bir konukevine dönüşmüş. Oturma odasındaki şömine her daim yanıyor. Bir çiftlik evine yaraşır, harikulade bir mutfak sunuyorlar. Bizim gittiğimiz hafta sonu fırında bıldırcın vardı. Nefisti! Yemek takımları en zarifinden porselen.
Ev sahibesi, gün görmüş, güzel ses tonuyla insanı hipnotize eden çok zarif ve zeki bir hanımefendi. Her yeri güzel ama özellikle King Suit, iki yatak odası ve kendine ait oturma odasıyla, bir rüya gibi.. Birkaç ay kalası geliyor insanın. Bir türlü bitmeyen doktora tezleri, yazılamayan romanlar, bitirilemeyen rehber kitaplar için (bkz. Küçük Oteller Kitabı) mükemmel bir “finishing” noktası. VillaFe, Elbasan Köyü Ferko Fidan Çiftliği Çatalca İstanbul. Tel: 0533 931 52 14 www.villafe.com


İncirli Ev
Alaçatı daha ne kadar güzelleşecek bilemiyoruz. Her gittiğimizde yeni şahane bir otel daha görüyoruz.
İncirli Ev, tam adı gibi, kocaman bir incir ağacının etrafında konumlanmış nefis bir küçük otel. Bir harabeden olağanüstü güzel bir yapı çıkartmışlar. Merak edene albüm şeklinde gösteriyorlar “neydi - nasıl oldu” fotoğraflarını.
Konumunda bir özellik yok ama korunaklı içe kapalı bahçesi büyülü sanki. Mutsuz olmak imkansız. Her köşesi ayrı güzel.
En büyük artısı: Odalar kocaman! Birinde dev bir şömine bile var.
Fakat esas bizi tavlayan unsur sahipleri. Osman ve Sabahat Poshor (Poşor değil, pos-hor şeklinde okunuyor) dünya tatlısı emekli bir çift. Saatlerce sohbet edebileceğiniz türden insanlar. Kendi elleriyle yaptıkları bir ‘limon reçeli’ var ki benim gibi reçelle arası pek iyi olmayan birini bile baştan çıkardı. (Yazları, DJ’lik alanında uluslararası bir üne sahip olan oğulları Can ilgileniyormuş otelle ama biz onunla tanışmadık)
Özetle: Nefis bir bahçe + nefis bir kahvaltı ve çok içten bir ev sahipliği.
İncirli Ev Yeni Mecidiye Mahallesi 3074 Mahmut Hoca Sok. No.3 Alaçatı, İzmir. Tel: 0232 716 03 53 www.incirliev.com

DİĞER YENİ YAZILAR