Meselemiz başka bir şeyken, araya mahalle kavgası girdi

Haberin Devamı

Ahmet Hakan iki gündür yırtınıyor: “Sayın Cumhurbaşkanı.. Sayın Gül.. Abdullah Bey.. Canan Arıtman’a cevap vermeyin. Şecere avcılarına şecere sunmak onları haklı görmek demektir, ekmeklerine yağ sürmeyin. Benim annem yedi göbek Türk ve Müslüman’dır, şu şu ailelerden geliyor demek yerine ‘Velev ki Ermeni.. Ne olmuş yani?!’ deyin...”

Dedi durdu ama ne yaptı Cumhurbaşkanı Gül? Şecere dökümü yaptığı gibi bir de gitti Canan Arıtman’ı mahkemeye verdi.

“Annesinin etnik kökeniyle ilgili gerçek dışı beyanlarda” bulunarak, “kamusal konumundan kaynaklanan, büyük sorumluluk ve titizlikle yerine getirdiği devlet adamlığı kimliğini kamuoyunda karaladığı” ve “anne tarafından etnik bağları bulunduğu iddia edilerek, toplumun bir kesimine sübjektif olarak daha yakın duruş sergilediği ima edildiği” gerekçesiyle CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman’a 1 YTL’lik manevi tazminat davası açtı.

Peee... Nereden nereye... Bu hadise daha nerelere varacak acaba?

***


Buradan ne anlıyoruz?

1- Basının fındık fıstık kadar değeri yok. Kendini başta hükümetin olmak üzere memleketteki bütün kurumların başşşşdanışmanı zanneden köşecilere kötü haber. En popülerimiz dahil Kimse fikrimizi dikkate almıyor. En popülerimiz bile boşa sallıyor!

2- Ermeni kelimesinin, bilmediğimiz bir takım sözlülerdeki manası belli ki çok farklı.

“Hayır bizim derdimiz valla billa o değil, biz Cumhurbaşkanının tarafsızlığından şüpheye düşüldüğü için bu mahkemeyi açtık” diyebilirler ama ben yazık ki buna inanmıyorum.

Zira bugüne kadar Cumhurbaşkanı Gül’ün dindarlar lehinde olacağına/ olduğuna/başka bir şey yapmayacağına dair o kadar çok laf edildi, hatta kendisi hakkında neredeyse başka laf edilmedi, bütün karşı çıkmalar da zaten bu yüzdendi, ki son İstanbul Üniversitesi rektörlük seçiminde de öyle denecek ama bu konuda kızıp köpürüp “tarafsızlığıma laf ettirmem!” deyip mahkemelere koşmadı. Üstelik dindarları kaydırdığına büyük bir kesim ihtimal verir, Canan Arıtman’ın lafını kimse ciddiye almazken...

Demek ki bariz bir Ermeni hassasiyeti söz konusu. Dindarları kayırıyorsun denilince toplumun bir kesimine sübjektif olarak daha yakın durduğu ima edilmiyor ama anan Ermeni denilince oluyor..

***


Mahkemenin kazanılması başka bir rezalet doğuracak. Dava istediği kadar Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığının ima yoluyla gölge düşürüldüğü için açılmış olsun, milletin gözünde bu dava “Ermeni” demek hakaret midir değil midir davasıdır. Nitekim haberin devamını okumasam ben de öyle anlayacaktım.

Kazandığı vakit “Ermeni demek hakarettir” olacak, kaybettiği vakit “herkes herkesin ailesine sallayabilir, atış serbesttir” olacak.

Birbirinden beter iki durum.

Bu da herhalde olması istenen son şey. Veya bazıları içinse olması en çok istenen şey..

Cumhurbaşkanı bu mahkemeyi hiç açmamalıydı. Bırak mahkemeyi açmayı, Ahmet Hakan’ın iki gündür dediği gibi annesinin kim olduğunu, yedi göbek Türk ve Müslüman olduğunu, altını yedi kere çizerek demesine de gerek yoktu. Dik durmak kolay bir şey değil.

Meselemiz başka bir şeyken, araya mahalle kavgası girdi.

DİĞER YENİ YAZILAR