Köprü üstüne okur mektubu

Haberin Devamı

Merhaba Mutlu Hanım,

Her zamanki gibi övgüye değer bir yazıya imza atmışsınız, tebrik ederim. Yalnız şu otomotiv endüstrisini işin içine kattığınız yerlerde ciddi sıkıntılar olduğuna inanıyorum. Öncelikle otomotiv endüstrisini bir şeytan, savaşılması gereken bir canavar gibi göstermenizi anlayamıyorum. Nüfusu 70 milyonun üzerinde ve korkunç hızla üremeye devam eden toplumun aç kalmamak için sanayi üretimine ihtiyacı var. Otomotiv de iyi kötü dikiş tutturduğumuz sanayi kollarından birisi.

Ayrıca her yıl giderek sıkılaşan egzoz atıkları normlarına ek olarak ortaya çıkan hibrid veya tam elektrikli araçların yakın gelecekte bütün piyasayı ele geçirmesi kesin gibi. 15-20 yıl içerisinde elektrikli araç satışlarının toplamda yüzde 50’lik bir paya sahip olacağını öngörülüyor.

Bunun haricinde yazınızdaki diğer bütün konulara katılıyorum, kör değneğini bellemiş gibi köprü üstüne köprü yapmaktansa, yer altından gidecek bir raylı sistem şu an için çok çok daha makul bir çözümdür. AKP’lilerin olaya bakış açısı da dediğiniz gibi tamamen popülist, günü kurtarma, yeni rant alanları yaratma vs vs üzerine kurulu.

Saygılarımla

Tuğrul S.

***


Sevgili Tuğrul Bey

Dediklerinize şöyle iki itirazım var:

BİR) Hibrit otomobillerin karbondiyoksit emisyonu az evet ama üretilirken (bilhassa pilleri için) ne kadar çevre kirliliği yarattığını biliyor musunuz?

İKİ) Bu hükümet hibrit otomobillere de destek vermiyor ki! Avrupa’nın hemen her yerinde hibrit otomobillere vergi indirimi veya muafiyeti uygulanırken Türkiye’de neredeyse vergi bindirimi uygulanıyor. Prius 1.8 klasik modeli Türkiye’de 80 bin TL iken mesela Yunanistan’da 60 bin TL. Ayrıca yine Yunanistan’da 2000 motora kadar olan tüm hibrit arabalarında taşıt pulu muafiyeti var. Bu da yılda takriben 500- 700 TL indirim daha demek. Dahası hibrit araçlar Atina’daki tek çift plaka uygulamasına da tabii değiller. Ayrıca yüzde 10 ila 20 arasında değişen işlem vergisinden de muaflar.

Bizim hükümetimiz ise kılını bile kıpırdatmış değil. Kim niye 80 bin lira verip çevreci otomobil alsın?

***


Gen bankası üstüne Bakanlık mektubu

Sayın Mutlu TÖNBEKİCİ

Gazetenizin 11.10.2010 tarihli nüshasında yayınlanan “Bakanlığın DNA Bankası İşe Yarar mı” başlıklı yazınızda Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından “Ulusal Biyoçeşitliliğin Ve Gen Kaynaklarının Korunması Hedefleri Doğrultusunda Büyük Memeli Türlerinin Araştırılması, Korunması Ve Yönetimi Projesi” bünyesinde oluşturulması planlanan yaban hayvanları gen bankasının hiçbir işe yaramayacağı, aksine büyük doğa katliamlarının önünün açılacağı gibi iddialara yer verilmiştir.

Projenin asıl amacı sizin köşenizde yer verdiğiniz gibi “depola, yok olursa depodan tekrar üret mantığı” değildir. Bu şekilde bir sistem dünyanın hiçbir yerinde ve ülkemizde de şimdiye dek yapılmış değildir. Proje ile yapılacak olan da asla bu olmayacaktır. Asıl hedef, bu proje ile ülkemizde biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayatı yönetiminde büyük bir boşluğu doldurarak, proje ile alınan kararların bilimsel temellere oturtulabilmesidir. Ülkemizde ilk defa yaban hayvanları gen ve doku bankaları kurulacaktır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu bankalardaki gen kaynaklarının saklanmasındaki amaç, yenisini üretmek için değil, sahip olduğumuz yaban hayvanları için tür içi genetik çeşitliliği belirleyerek, yani alt türler ile ilgili bilgilere sahip olmaktır. Bu proje ile ülkemizde var olan endemik türler ve bunların tür içi çeşitlilikleri hesaplanacak ve etkin koruma programları geliştirilebilecektir.

Ayrıca hayvanlara takılacak GPS vericili tasmalar ile hayvanlar takip edilebilecek, böylece kullandıkları alanlar, mevsimsel aktiviteleri gibi konularda ülkemizde ilk defa bu kadar kesin verilere ulaşılacaktır.

Ayrıca proje kapsamında araştırılan türler için genetik test panelleri oluşturulacaktır. Bu panelleri avlanması yasak olan ya da yasak dönemde avlandığı için yakalanan hayvanların tür tespitinde kullanmak mümkün olacaktır. Böylece gereken cezai işlemlerin yerine getirilmesi için hızlı ve güvenilir delil oluşturulabilecektir.

DOĞA KORUMA MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DİĞER YENİ YAZILAR