Mahallede bu yıl feci bir hava kirliliği var. Okuyoruz her yer öyle imiş. Bursa, Ankara...
Millet yeniden kömüre geçti. İnanılır gibi değil ama öyle.
Ben bu mahalleye 7 yıl önce taşındım. Taşındığım ev sobalıydı. Bir kış, dandik bir elektrik sobasıyla idare ettikten sonra dayanamayıp çok sevdiğim ama daha çok taşınmaya üşendiğim için oturduğum kira evini kaloriferlendirmiştim. Kombi, petek, sayaç ne lazımsa alındı, döşendi. Bir dolu da para harcamıştım, inşaat maceralarını da hatırlarsanız gün gün yazmıştım. (O zaman Tuğçe Baran’dım)
Kaloriferlendirme harekatından sonra boya badana işine girmiştim. Baca deliklerinden durmadan rüzgar esiyor, esen rüzgar üzerindeki kapağı düşürüyor, bir dolu pislik giriyor eve diye boyacıya “kapat onları” dedim. “Nasılsa kalorifere geçti artık bu ev. Baca deliğine ne gerek var..”
Boyacı, delikleri kapatmamakta hayli direndi. “Bu işler belli olmaz” dedi. “Bir gün lazım olabilir” dedi. “Yok yok” dedim. “Sen kapa”. İki gün oyaladı beni. Ha bire aynı lafı ediyordu. “Bu işler belli olmaz”
Dediği o kadar acayip gelmişti ki bana. Kaloriferli bir evi sobalı bir eve çevirmek ancak hani Mad Max gibi Waterworld gibi “dejenere gelecek” filmlerinde mümkün olabilecek bir şeydi benim için. Sadece memleketin değil tüm dünyanın battığı, korkunç bir kaosun hüküm sürdüğü, hepimizin işsiz güçsüz kaldığı, ne bileyim sokaklarda insanların birbirini alenen boğazladığı, boş evlerin işgal edildiği, dolu evlerin yağmalandığı, alt kat pencerelerinin tuğla ile örüldüğü, hiçbir şeyin gerçek işlevinde kullanılmadığı (arabalar ev olmuş, lastikler yakacak olmuş, variller soba olmuş vs) günlerde olabilecek bir şeydi bu.
Biraz abarttım tabii ama doğalgazlı kalorifere bir kere alıştıktan sonra ondan vazgeçmek cidden çok uzak bir ihtimaldi. Doğalgaz ve kalorifer bir eve bir kere girdiyse, tamam çıkmaz artık. Elbette onun da sonu var. Toprak bir gün vermeyecek doğalgazı. Tükenecek. Tamam ama başka bir enerji sistemine geçene kadar (ki onlar da biliyorsunuz güneş ve rüzgar olacak) o vakte kadar devlet bize doğalgazımızı uygun koşullarda sağlar diye düşünüyordum. Doğalgaz borularıyla ördüysek anayurdu dört baştan, bilimsel bir öngörü vardır dimi? Millet vazgeçmez.
Şimdi bakıyorum gayet de vazgeçilir bir şeymiş. Bizim mahallede zenginden çok orta halli vardır. Müstakil evler, üç daireli küçük apartmanlar. Kombi bacasının çıktığı evlerden bir tane de bildiğin soba bacası çıkmaya başladı birer birer. Herhalde onlar da bacalarını kapattılar ki yeniden çıkartmak gerekince pencereden çıkartıverdiler. Böyle mantar gibi.
Hanei bitmişti hava kirliliği günleri? Hani temiz hava için ödemiştik bütün o kaloriferlendirme paralarını? Hani artık dönemezdik geriye?
Mad Max günleri geldi demek ki... Yakında lastik de yakılacaktır..
Bedava kömür yüzünden diyorlar.
Ne yapıyor bunlar koca bir dağı mı dağıtıyorlar?
Fakir orta halli herkese mi veriyorlar?
Her Allah’ın günü mü veriyorlar?
Kombiden vazgeçirtecek kadar çok mu veriyorlar?
Bu nasıl bir şey anlamadım gitti.
Ama şu çok açık ki mahalle yavaş yavaş yaşanmaz hale geliyor. Biraz daha soğusun, nefes almak iyice zorlaşacak.
Ne yapacaksın? Tık tık cama vurup “Dayı kömür yakma, nefes alamıyoruz” mu diyeceksin? Döver. Alır eline sopayı döver.
Ben temiz hava uğruna çatır çatır doğalgaz faturamı ödemeye devam edeyim ama mahalle komşularım nedeniyle ciğerlerim parçalansın..
Bu da nasıl bir şeyse. Parasıyla kömür havası.. Peee... Buna da ülke yönetmek diyorlar. Bir peee de buna..
Kömür havası geri geldi..
Haberin Devamı

