Kokana koktuğunu nasıl söyleyeceğiz

Haberin Devamı

Tam şu “Türkler ter kokuyor!” alınganlığı üzerine yazayım derken, Hürriyet Kelebek’teki Melike Karakartal’ın yazısını okudum. Tam demek istediklerimi yazdığı için yazısının bir bölümünü alıyorum:

“Restoranda otururken bardağınıza su dolduran bir servis elemanının kolunun altındayken kaç kere gözünüzde şimşekler çaktı?

Tıkış tıkış bir toplu taşıma aracında seyahat ederken, sıcakta trafikle boğuşurken ya da asansörde aldığınız koku kaç kere yüzünüze tokat gibi çarptı? Bugüne kadar çevrenizde bulunmuş kaç kişiye “bir duş al, bir deodorant sürün” dememek için dilinizi ısırdınız?

Haziranda Sonisphere festivalinde sahneye çıkan Alice in Chains, blogunda ayarsız bir üslupla “Türkler ter kokuyor” deyince hafta sonu konu “Milli gurur meselesi” haline geldi. Mail bombardımanından olsa gerek, grup dün “ruhsuz ve özensiz” yazısından dolayı Türklerden özür diledi ve deodoran sorunumuz ile ilgili olan kısımları blogundan çıkardı.

“Ter koktuğumuzu iddia ettiler” diye galeyana gelmek, her gece yüz aslan gücünde horlayan arkadaşınızın, horladığını asla kabul etmemesine denk bir hadise.

Evet, kimse ter kokmuyor değil mi?

Kokuyorsa da biz bunu asla kabul etmeyeceğiz, değil mi? Tabii grup “hassas” bir meseleye parmak basmış. Bırakın bir yabancıyı, iki arkadaş bile birbirine kötü koktuğunu söyleyemez bizde. Enteresandır, ter kokmak değil, bunu dillendirmek ayıp...

Ter kokusu bir so-run-dur!

Aynı kıyafeti üst üste yirmi gün giymeyin ve deodoran sürün” önerisini temizlik kültürünün eksikliğine değil, ekonomik sıkıntılara bağlamaktan vazgeçelim. Zira “Millet ay sonunu zor getiriyor, senin asgari ücretten haberin var mı” çıkışı, ter kokusu sorunu muhabbetinin kaçınılmaz duraklarından biridir, malum.

Sanki “Önce SPA keyfi yapsınlar, Mark Ceykıbs’da inanılmaz indirim var, tişörtleri oradan, alsınlar” diyoruz. Bir liraya tişört, iki liraya deodoran satılıyor memlekette. Sigara “keyfinizden” vazgeçmiyor ama suyu sabunu pahalı buluyorsanız, ona diyecek bir şeyim yok. “Deodoran süreceksiniz” önerisini “lüks tüketim” algılayana, konuya “Nerede yaşıyorsun, burası Türkiye” tarafından yaklaşana “Esas sen nerede yaşıyorsun?” demeye hazırım. Ter kokmanın değil, bunu söylemenin ayıp olduğunu, temizliğe üşendiğimizi, ter kokusunun bir sorun olduğunu ama ne yazık ki bu gerçeği hepimizin kanıksadığını kabul edelim.”


***


Melike’ye “kalemine sağlık” diyor ve can alıcı soruyu soruyorum: Ter kokan birine bunu nasıl demeli?

Bugüne kadar bunu bin kere düşünmüşümdür. Zira ben, ne kadar seversem seveyim bir insan kötü kokuyorsa onunla görüşemem. Manyaklık gibi görünüyor ama yemin ederim ideolojik bir şey değil. Daha önce de yazmıştım. Beni yöneten burnumdur. Benim için hayat “Burnunun Götürdüğü Yere Git” şeklindedir.

Bu yüzden “vazgeçmek” zorunda olduğum ya da arkadaşlığımı “yazışarak” sürdürmek durumunda kaldığım insanlar var. Bu arada, ter kokmak, bu yaz sıcağında kaçınılmaz demeyin sakın. Sabah duş alıp öğlen hafiften kokmak, evet mümkün tabii.. Ama bunu hisseder hissetmez en yakın tuvalette gidip koltuk altlarını sabunlayıp yıkayıvermek de inanın o kadar zor değil. Bol ise tişörtü çıkartmaya bile gerek yok. Toptan yok etmese de yüzde 80 fayda sağlıyor.

Ama belli ki “kokan” arkadaşların burunlarında bir sorun var. Kendi kokularını almıyorlar.

Şimdi adını vermeyeyim, yakın bir akrabam “Ter, Türkün doğal parfümüdür. Farz et ki Kenzo özel olarak Türkiye için üretmiş.. Böyle düşün ve rahatla bebeeem” derdi ben bızzz bızz şikayet edince.

Bu arada deodorant- ter işbirliği de ayrı bir konu. Ter üzerine deodorandan daha berbat bir koku düşünemiyorum. Benim deodorandan daha hararetle tavsiye edeceğim ürün GNC’lerde satılan mineral tuzdan yapılmış deodorant stick. Terlemeyi önlemiyor, kokusu da yok ama kokuyu yaratan bakterilerin oluşmasını, en azından bir süre için önlüyor.

“Yok, ben koltukaltlarım en azından yazın hiç terlemesin istiyorum” diyorsanız o zaman terlemeyi durduran “Maxim” isimli ürünü tavsiye ediyorum. Bilhassa terlemesi ceketlerinin BİLE dışına çıkanlara, güzelim elbiseleri berbat olanlara, giysisi ıslandığı için 35 derecede bile üşüyenlere birebir. Tecrübe konuşuyor diyeyim ve konuyu kapatayım. (Bu iki ürün de başta pahalı gibi geliyor ama ikisi de en az bir yıl gidiyor. Böylece deodorantlardan daha ucuza geliyor. İnternette bulabilir ve ısmarlayabilirsiniz.)

“Kokana koktuğunu nasıl söyleyeceğiz” sorusunun cevabına gelince.. Şöyle diyelim:

Bu yazıyı biri size “Seni seviyorum ama…” rumuzuyla iletmişse…

Bilin ki kokuyorsunuz…

DİĞER YENİ YAZILAR