Bu yazıyı harbiden kafa bi dünya yazıyorum.
Sebep alkol değil ama...
Nezle!
Millet domuz gribinden çatlarken ben bildiğin nezle ile kafa yapmış vaziyetteyim.
Çok saçma ama öyle.
Bu nezlenin çok acayip aşamaları var. İlk olay virüsün vücudunda faaliyete geçtiği an: Çok hafif bir ateş ve üşüme. Genelde bir gün önce, akşama doğru olur. O da böyle tatlı bir rehavet verir ama çok kayda değer bir şey değildir. İnşallah nezle belirtisi değildir diye yatarsın ama sabah burun akıntısıyla uyanırsın.
Yataktan kalktıktan beş dakika sonra hapşırık nöbeti başlar. Sabahtan öğleden sonraya kadar böyle için dışına çıkacak bir şekilde gürül gürül hapşırırsın. Burnun musluğu bozulmuş bir adet çeşmedir. Fakat sağlamsındır. İş görebilir, düşünebilir, plan yapabilir vaziyettesindir.
Esas olay öğleden sonra 4 gibi başlar. Artık 45932 kere hapşırıldığı için mi veya virüsün bir hediyesi bilmiyorum, 4’ten sonra kafan böyle hoş olmaya başlar. Böyle sanki narkotik bir şeyler almışsın gibi beynin yavaşlar. Mutfağa gidersin ama oraya varınca niye gittiğini unutursun mesela. Veya tuvalete oturursun, bir türlü kalkamazsın. Okuduğunu anlamazsın, tekrar tekrar okursun ama yine anlamazsın. Biri bir şey der, salak salak bakarsın. Zaten kulakların da tıkanmıştır, çoğu şeyi duymazsın.
Tam bir moronsundur yani.
Ama işin enteresan tarafı: tuhaf bir umursamazlık da sarmıştır seni. Evet yer bezi gibisindir ama mutsuz değilsindir! Dünya yıkılsa umurumda olmaz yani şu an. Telefonu da kapattım, tek derdim yazı bitsin kanepeye geçeyim.
AHA işte nezle kafası!
Ne bu? Var mı tıbbi bir açıklaması? Neden bu kadar umursamaz olunuyor? Nasıl böyle moronlaşılabiliyor? Var mı bilen?
Taksiciler arıyor
Galiba taksicilerin de bir yarasına basmışım. Adanalılardan sonra beş altı taksici de aradı bugün (Sizin için dün).
Turist kazıklama konusu hepsinin bildiği bir durummuş. Havaalanı ve Sultanahmet taksicileri DOLANDIRICI ve SAHTEKAR olarak nam yapmış. Sadece kazıklama değil turist kızları taciz konusunda da hayli marifetliymişler. Bunu birbirlerine gururla anlatmaktan da hiç çekinmezlermiş.
“Bakın” dedi arayan takscilerden biri, “20 Mayıs’ta Fenerbahçe Stadyumunda UEFA maçı var. Bir dolu yabancı gelecek. Onların teki bile tekrar gelmeyecek Türkiye’ye. Neden? Çünkü o kadar kötü kazıklanacaklar ki neye uğradıklarını şaşıracaklar. Yazın bunu. Yazın ki belki bir yetkili bir önlem alır.”
Yazdım. Ama tabii ki kimsenin yine umuru olmayacak. VE dün de dediğim gibi kendi pisliğimizde boğulacağız bir gün.
Kafa bi dünya yazı
Haberin Devamı

