Aylin’i, Sevim’i, Necdet’i, Melek’i, Metin’i, Ceren’i, Nail’i, Mehmet’i, Süleyman’ı, Muhammed’i, Abdulselam’ı, Ergin’i içeriye alışlarının 100. günü.
Neydi suçları? Terörist olduğunu bile bilmedikleri 3 adamla ”tanış“ olmak.
Aylin’i çok yazdım, çok yazdık. Bugün gazetemizin 1. sayfasında da kocaman haber yaptılar. Zira o bizim canımız ciğerimiz. Gazeteci olması nedeniyle yazar çizer takımından daha çok arkadaşı var. Tanıdığımız için de kolaylıkla kefil olup savunabiliyoruz.
Ama diğerlerinin içerde olma nedeni de en az Aylin’in içerde olma nedeni kadar saçma. Sevim Orhan Yılmazkaya’nın (terorist olan) okuldan arkadaşı, Necdet Sevim’in eski kocası, Melek Necdet’in nişanlısı, Metin Melek’in arkadaşı, Ceren Sevim’in yeğeni... Gerekçeler bunlar. Onları yazmadık diye sanmayın ki onlar mağdur değil.
Aradan 100 gün geçmesine rağmen iddianame hazırlanmış değil. Aylin ve diğer insanların hangi terör eyleminde bulunmaktan veya bulunmaya teşebbüs etmekten veya destek vermekten veya başka bir şey yapmaktan suçlandıklarını bilmiyoruz. Delillerin toplanması için zaman lazım dediler, adli tatil başladı dediler, şunu dediler bunu dediler.
100 gündür kimse oturup bir iddianame yazmadı. Yazamadı.
Bu ülkede bu yeni bir şey değil. Biliyoruz. Terörle mücadele adı altında hukuk terörü hep işittiğimiz şeyler. Bilhassa Kürt bölgelerinde çok olduğunu duyuyoruz.
Ve ne tuhaftır ki kimsenin umurunda değil. Az satan, küçük gazeteler dışında hiçbir yerde okuyamazsın...
Ve bana bu o kadar ilginç geliyor ki... Yani İran olmayalım, aman oluyoruz, olduk, hepimizin kafasını örtecekler, bittik yandık kül olduk diye bu kadar endişelenen insanlar..
Yahu bir kez de KAMBOÇYA OLUYORUZ, AMAN ÇİN, AMAN KUZEY KORE OLUYORUZ DİKKAT! deseler ya...
Varsa yoksa İran oluyoruz, Malezya oluyoruz. İran oluyoruz, Malezya oluyoruz...
HAYIR! Düpedüz Suudi Arabistan oluyoruz. Bari adını doğru koyalım. Zira Uluslararası Af Örgütü’nün son raporuna göre terörle mücadele bahanesiyle en yoğun insan hakları ihlali Suudi Arabistan’da. 2001’den beri sayısı tam olarak bilinmeyen binlerce sayıda insan aylar, hatta yıllarca avukatları veya aileleriyle görüşmeden alıkonuluyorlar, mahkemeye çıkarılanlar ise genellikle haksız prosedürlerle karşılaşıyorlarmış...
Tanıdık geldi mi? Hem ekstradan şeriat da var.
İran olmaktan Suudi Arabistan olmaktan korkalım, endişelenelim elbette. Ama bütün boyutlarıyla. İslamcılar gelecek hepimizi kapatacaklardan önce bu vaziyette de zaten Suudi Arabistan mıyız, İran mıyız bir düşünmek lazım. Hukuk bir gün size de lazım olur. Ergenekonculara lazım olduğu gibi..
Aylinimiz... Seni unuttuk sanma sakın! 100 gün sana bin gün gibi gelmiştir eminim. Ama bizim de elimiz kolumuz bağlı gördüğün gibi. Dayan... Elbet bir gün hak yerini bulacak ...
Editörümün cevabı
Dünkü yazıma editörümden yanıt geldi. Buyrun okuyun:
“Sevgili Mutlu...
‘Halis Ağa, 17 yaşındaki kızı satın almadıysan izin ver neden seninle evlendiğini özgür iradesiyle anlatsın’cümlesini köşene başlık olarak at dedim..
Bu cümleyi başlık olarak atmadın ama yazının girişinde verdin. Sonra da özetle şunları söyledin: “Bütün medya manyak gibi tek 17’liğin ruh sağılığını kafaya takmış durumda... Sanki bu kız Toprak’tan boşanırsa ülkenin bütün sorunları hallolacak.. Memleketteki klasik-modern her tür köleliğe duyarsız kal, sen sonra Halis Toprak’a demediğini bırakma. Ne güzel.. Hedef kolay olunca atması ne zevkli oluyor...”
Bi kere hedef kolay değil... Ağa’nın avukatı değil, avukat ordusu var. Yanlış bir şey yaz da görelim!
Halis Ağa’nın bu evliliği özellikle yazılmalı, sorgulanmalı, çünkü;
Gerçeği konuşalım.. Doğu’da ismi cismi bilinmeyen birinin yaptığı bu tür evliliği yazsan kim okur, kim bakar, kaç kişiye ulaşır.. Ama ünlü biri olunca durum farklı. Türkiye yaklaşık 1 aydır Halis Ağa’nın evliliğini konuşuyor. Halis Ağa sayesinde (!) konu masaya yatırıldı! Meclis’teki vekiller harekete geçti. Böyüklerimiz bu konuyu konuşmaya başladı. Belki bir sonuç çıkmayacak ama, nasıl olsa bu da unutulacak diye görmezden mi gelmeliyiz.
Michael Jackson çocuk istismarıyla suçlandı. Medya, aylarca her gün bu konuyu yazdı. İnsanlar çocuk istismarını konuştu, pedofiliye savaş açıldı, internette çocuk pornosuna darbeler indirildi. Örnekler çok. Yerini işgal etmeyeyim..
“Nazlıcan konuşsun” başlığına gelince.. Israrlıyım.. Bence Halis Ağa izin versin, Nazlıcan da konuşsun.. Bu evliliği niye yaptığını anlatsın.. Ses tonundan, mimiklerinden, gözlerinden 17 yaşındaki bir kızın 71 yaşındaki bir adamla neden evlendiğini anlayalım.

