Hayırlı açılımlar

Haberin Devamı

Çocuk için kendi hayatınızdan vazgeçmeyin, bu çocuk için de iyi bir şey değil demiş Ayça Şen Başkan.

İnsanın vazgeçemeyeceği bir kendi hayatı yoksa ne yapsın? Daya çocuğa manayı, daya çocuğa coşkuyu...

Bugünlerde çok ama çok derin sorgular içindeyim. Yine. Hayat, mayat, yok mu bunun bir reset düğmesi vs...

“Hayat dediğin sen planlar yaparken başına gelendir” dedi gene biri bir film veya dizide. Bahçemdeki Ateş Böcekleri filmindeydi galiba. (Bunalım bir film, haberiniz olsun...

Bu cümleden ne anlam çıkarmalı? a) Plan yapmak gereksizdir. b) Kader diye bir şey vardır. c) En iyisi çektirip gitmek. d) Tamam da nereye hemşerim? e) Kim kaybetmiş de sen bulucan? f) Felaket bir yağmur yağıyor. h) uyumak en iyisi galiba.

Cevap: Hepsi. En fenası da yağmur. Açlıktan ölmek üzereyim, alışveriş etmeye yağmur yüzünden üşeniyorum.

Bu arada çok fena üşüyorum!

Yani adama zorla bir Ufo aldıracak bunlar. Apartmanımız tasarruf tedbirleri gereği gündüz kalorifer yakmayı komple kesti biliyorsunuz. Akşamları da iki saat kadar soğuka yakın ılık şeklinde yakıyorlar. Üzerimde 4 kat giysi var, kucağımda battaniye. Yıllardır giymediğim yün hırkalarımı giymeye başladım yine. Ayağımda da patik var. Kiracılar olarak ev sahiplerini pirotesto ettik ama pek faydası olmadı.

Ey çok bilmiş okur! Bu zımbırtıların (elektrikli ısıtıcı) hangisi en az elektrik tüketiyor? Yok mu aranızda bir adet elektrikçi, tasarrufçu ve veya cimri? Sayaçlardan falan anlayan, bana bilimsel bir yaklaşım gösterecek, “ablacım bu günde 2 saat yakmayla ayda bu kadar, öbürü şu kadar yakar” diyecek?!? Politik, sosyolojik, morfolojik saptamalarıma her daim car car (binks) cevap yetiştiriyorsunuz, demediğiniz laf, etmediğiniz hakaret kalmıyor, buyurun şimdi de pozitif yönde paylaşın bilginizi!

Zira böyle titreyerek yaşayamayacağım. Taşınamayacağıma göre bir alet almak zorundayım. Yeni sevilen lafla bir ısıtıcı “açılımı” yapayım. Fakat her zaman yaptığım gibi gidip en kötüsünü almayayım.

Bir açılımdır saçılımdır gidiyoruz farkındaysanız. “Açılımlar” haftasına girdik herhalde. CHP’nin Kara Çarşaf açılımı AKP’nin Alevi açılımı... Bir zamanlar bir Kürt açılımı lafı da dolanıp duruyordu ortalıkta ama Paşasının başbakanı olunca Kürt saçılımına döndü.

“Açılım” ne demek bu arada?

İlkeleri esnetmek mi? O güne kadar karşı çıktığına bi durup bakmak mı? Neymiş bunların derdi demek mi? Geçiyordum bir uğradım demek mi? Misafircilik oynamak mı? Yok aslında birbirimizden bir farkımız ama biz Osmanlı bankasıyız demek mi? Seçim nedeniyle omurgasızlaşmak mı? “Köprü ve dayı” oratoryosu mu? Kara dediğine ak demek mi? Yalan söylemek, tabi tabi demek mi? mış gibi yapmak mı?

Enteresan bir laf. Multi manalı..

Bu durumda takiye yerine “açılım” diyelim artık. Daha yakışıklı, daha modern bir laf. Tek y mi, iki k mi gibi kafa karışıklığı da yaratmıyor.

Teşekkürler seçim.. Teşekkürler Baykal.

DİĞER YENİ YAZILAR