Hayat çekilmeye değer

Haberin Devamı

Şişli’de bir düğün fotoğrafçısının sloganı. Kocaman bir tabelaya yazmış. Altında mesut bir çift taklidi yapan bir gelin damat fotosunun üzerine. Geçerken gülümsedim.

Çift anlamlı çok komik bir slogan olmuş. Hayat çekmeye değer manasına da geliyor. Bir psikiyatristin sloganı olabilirmiş pekala. “Hayat çekmeye değer, gelin ben de sizi arada rahatlatayım.”

Ölüm döşeğinde “keşke hiç yaşamasaydım” diyen kimse var mıdır acaba? Herkes her ne yaşadıysa “çekmeye değer” görüyor. Her hayatın “iyi ki tatmışım”ları var mutlaka. Bu genelde çocuk doğurmak da olsa var işte.

Bana sorsalar? “Neye iyi ki tatmışım dersin” deseler.

Bilmiyorum.

Çocuğum olmadığına göre... Aşklarıma mı iyi ki tatmışım diyeceğim? Güzel arkadaşlarıma mı veya? Mesleğime mi? İyi kötü bildiklerime mi? Anneme mi?

Bilmiyorum.

“ Peki şimdi fişini çeksek” deseler?

Çok itiraz eder miyim? Yok olmaz bir on yıl daha verin der miyim? Onu da bilmiyorum.

Hayatımda bir kere öleceğimi düşündüm. Şimdi adını vermek istemediğim bir ülkede elinde beyzbol sopalı yüzlerce insan, içinde bulunduğum arabaya saldırmış, camı çerçeveyi indirirken, hayatımın sonuna geldiğimi düşünmüştüm.

32 yaşındaydım. “ Buraya kadarmış” dediğimi hatırlıyorum. “ Buraya kadarmış...”

Önce çok korktum. Yüreğim ağzıma geldi. Sonra hemen kendimi teselli etmeye başladım.

“ Eh ne yapalım. Düşünürsen fena bir hayat yaşamadın şimdiye kadar. Yedin, içtin, gezdin, sevdin, sevildin... Az çok istediğin gibi bir hayat sürdün. Kimseye bağımlı olmadın. Ayakların üzerinde durdun. İyilik yaptın, iyilik buldun. Bunları hiç yaşamamış da olabilirdin. O zaman hiç üzülme... Kısa ama iyi bir ömrün olmuş. Gam yiyecek bir şey yok”

Tastamam böyle demiştim kendi kendime dışarıda kızılca kıyamet koparken.

Böyle deyince korkum azalmıştı. Hatta “ ne yapacaksanız yapın da bitsin bu çile” demeye bile başladım. Yine kendi kendime tabii. Zaten dediğimi anlayacak ne yabancı dilleri vardı ne de niyetleri...

Böyle deyince, insan katil adayının gözünün içine daha rahat bakabiliyor. Bizi öldürmeye çalışıyorlarmış gibi değil de bir gösteri yapıyorlarmış gibi izlemeye başladım onları. “ Er Ryan’ı Kurtarmak” filmindeki gibi sesler kayboldu yavaş yavaş. Sesi kısılmış bir televizyon izler gibiydim.

Rahatlamıştım. Mezarım olacak mı, olursa üzerinde ne yazacak acaba diye düşünmeye başlarken çetenin şefi geldi, “ kurtardı” bizi. Kurtardı derken nezarete attı.

***


Bu tuhaf teselli başka koşullarda da işe yarıyor. Üzüldüğümde, terk edildiğimde, arkadaşım bana küstüğünde...

“Eh ne yapalım. Bugüne kadar tadını çıkardın, demek tadını çıkaramama zamanı da varmış” diyorum.

İyi geliyor.

Hayat çekmeye de çekilmeye de değer.

DİĞER YENİ YAZILAR