Günlerdir kendime şunu soruyorum:
Kendimi bildim bileli süren bu kirli savaş hakikaten bitiyor mu?
Hakikaten silahlar bırakılıyor mu? Cidden sona eriyor mu kan dökümü?
Bu gördüklerim bu duyduklarım gerçek mi?
Daimi barış gelebilecek miydi bu ülkeye?
Mayınlar bundan sonra patlamayacak, bombalar atılmayacak, kurşunlar sıkılmayacak mı gerçekten?
Doğu gitmekten korkulan yer olmaktan çıkacak mı?
Daha önce girmemize izin verilmeyen Dağlıca’ya mesela artık gidebilecek miyim?
Ülkemin her karışında güvenle, şüphe uyandırmadan, aranmadan, durdurulmadan dolaşabilecek miyim?
Unutulabilecek mi karşılıklı çekilen acılar?
Nefretler söndürülebilecek mi?
Barış içinde büyük bir ülke olabilecek miyiz?
Karşılıklı kabul edebilecek miyiz hatalarımızı?
Ve karşılıklı birbirimizi affedebilecek miyiz?
Yoksa..
Yoksa tüm bunlar birer aldatmaca mı?
6 ay (veya 6 hafta veya 6 gün) sonra bir yerlerde yine bir bomba patlayacak, yine onlarca insan ölecek, o yaptı bu yaptı denecek ve biz yine eski düzenimize mi döneceğiz?
25 yılın üzerine bir 25 yıl daha mı eklenecek?
Ahmet Altan evveli gün “Barışa alışmak” diye bir yazı yazdı. 25 yıldır savaş içinde olan bir ülkenin insanlarının savaş müptelası olduğunu, barışa alışmanın zor olduğundan söz etti. Medyanın olan bitene kayıtsız kalmasının nedenin bu müptelalık (ve tabii biraz da aymazlık) olduğunu söyledi.
Mesele savaş müptelası olmak değil. Ben bırak müptelası olmayı 25 yıldır savaşa bile alışmış değilim. Bu ülke için tek istediğim barış. Herşeyin barıştan sonra geleceğine inanan bir insanım.
Fakat her şey o kadar hızlı oluyor ki insan inanmakta zorluk çekiyor. İki gün gazete okuma, üç gün televizyon izleme ipin ucu tamamen kaçabiliyor. O kadar kaçıyor ki üçüncü gün eline gazete aldığın zaman bu bir Türkiye gazetesi mi diye şaşkınlıklar içinde kalıyorsun. Olup bitene inanamıyorsun. Hazırlıksız yakalanıyorsun.
Ve ne düşüneceğini bilemiyorsun.
Hakikaten bitiyor mu?
Bu pis savaş cidden bitiyor mu?
Bu savaştan kar eden şeytanların da ipliği pazara çıkacak mı gerçekten?
Kim kimdir bilebilecek miyiz?
Tüm gerçekler, tüm günahlar ve sevaplar ortaya çıkacak mı?
Defterler açılacak mı?
Tam bu yazıyı yazarken Hakkari Çukurca’da askeri üsse 10 havan mermisi atıldığı haberi geldi.
6 ay değil, 6 hafta değil 6 gün bile geçmeden.
Tekrar soruyorum:
Olabilecek mi gerçekten?
Savaş bitebilecek mi?
Savaşın son çırpınışları mıdır bunlar?

