Haberin Devamı
Kışın en güzel tarafı ne derseniz sanat faaliyetlerinin çoğalması derim. Yağmurlu bir günde, yarı ıslak, elde şemsiye ile sıcak bir galeriye girmek gibisi yok. Hele ki işler de güzelse...
Şu günlerde çok güzel sergiler var. En sevdiğim iki tanesinden söz edeceğim.
NERMİN ER Galeri Nev Beyoğlu
Nermin Er beni son zamanlarda en heyecanlandıran, veya bırak heyecanı, şimdi kuratör laflarını geçelim, düpedüz MUTLU eden bir sanatçı. Nerede sergisi varsa koştura koştura gidiyorum. İşerine bakıp bakıp gülümsüyorum. İçim tuhaf bir şekilde yaşama sevinciyle doluyor. Hani sanat nedir, ne işe yarar (yaa kardeşim) diye sorarlar ya, (çoğu zaman gevrek gevrek) işte cevap veriyorum: Bakınca mutlu olmak.
Bu “sanat mutluluğu” dediğimiz şey bazen hayranlıktan, çoğu zaman kıskançlıktan (ben neden yapamıyorum!?!?) bazen hınzırlıktan, bazen de basitliğin güzelliğini keşfetmekten kaynaklanır.
Nermin Er, kalbimi hem hınzırlığıyla hem becerisiyle hem de cana yakınlığıyla vuruyor. Kağıtları kesip biçip siluetler çıkartıp, sonra onları üstü üste koyup harikalar yaratıyor. Minicik bir alanda kocaman bir dünya yaratıyor.
Ama en önemlisi beni çocukluğuma, işimin gücümün kağıt kesmek, kağıt yapıştırmak olduğu günlere götürüyor. Ve ben de buna dayanamıyor, teslim oluyorum.
Sergi bu cumartesi bitecek. Sevgililer gününde son. Sergi kalkmadan gidin derim. (Adres: İstiklal Caddesi, Mısır Apt. 163/18 5. kat. Galeri Nev)
YILMAZ ZENGER Galeri 44A Teşvikiye
Yılmaz Zenger de mühim bir sanatçı. İstanbul Design Week’in küratörü, eski Galata Köprüsü’nün fuar alanı olarak kullanılması fikrinin mimarı aynı zamanda. Yurt dışında daha çok tanınıyor. Yoko Ono ve Jeff Koons ile beraber New York Broadway Gallery’de sergi açmış. Aynı zamanda endüstriyel tasarımcı.
Zenger tam bir malzeme adamı. Bilinmedik malzemelerden çok acayip heykeller yapıyor. Tam bir usta. Kıvrım döküm, havada uçuşan bir takım şeritler sanki. Escher’in elma kabuğu gibi soyulmuş yüzlerinin üç boyutlu hale gelmişi gibi. Veya havada uçuşan rüya gibi kadınlar demek lazım belki de... Ne taraftan bakarsan başka bir şey görüyorsun üstelik. Boşlukları sen dolduruyor, kendi heykelini kendin yaratıyorsun.
Sergini ismi de zaten “Two Faces of...”. “Şeylerin iki yüzü” diye kabaca çevirebiliriz sanırım. Ama gördüğümüz sadece “iki” yüz de değil üstelik. Onlarca...
Sergi 25 Şubat’a kadar devam ediyor. Adres: Ahmet Fetgari Sok. 2/9 Teşvikiye. Teşvikiye Camii’nin hemen arkasındaki sokakta.

