Günaydın ruh hastası Türkiye!

Haberin Devamı

Umardım ki rahatlayacaksın. Sanırdım ki pazartesiden sonra normale döneceksin.

Heyhat. Rahatlamadığın gibi, giderek de coşmaktasın.

26 madde için bütün bir yazı yedin.

Koca bir yaz sayende piç oldu.

Bir ayşe kadın fasulyenin, bir barbunya pilakinin tadını çıkarttırmadın.

Daha doğru dürüst Türkçe bilmeden, bitişik misin’ler, bitişik de’ler, da’larla , üç kuruşluk sokma akıllarla facebook’lardan, messengerlardan, e-maillerden arsızca evime girip evet hayır propagandası yaptın.

DEĞİŞİKLİĞİN TEK BİR SATIRINI OKUMADAN anayasa profesörlüğü tasla dın.

Marketlerde, berberlerde, manavlarda, terzilerde verdiğim HER selamın karşılığında evet-hayırınla beynimi yedin, aklıma tecavüz ettin.

26 madde için dünyayı dar edip Tunceli’de cayır cayır yanan 26 bin ağaç için kılını kıpırdatmadın. HABERİN BİLE OLMADI!

Alyanoy batmış, Hasankeyf gitmiş, Munzur kül olmuş umurunda olmayıp “memleket elden gidiyor” goygoyu yaptın...

Çevrecilere “deli”, “manyak”, “saftirik” “beyni yıkanmış” ve hatta “satılmış” muamelesi yaptın.

Hayatında hiçbir yeri olmayan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seni deli gibi ilgilendirdi de hayatının esas kaynağı 26 ırmağının, 26 dağının, 26 ovanın durumu hiç ilgilendirmedi.

26 madde için nutuklar, mailler, yumurtalar, hakaretler attın da 26 ağaç için 26 tohum atmadın.

26 kitap okumadın.

26 şiir okumadın.

26 film seyretmedin.

26 müze, 26 sergi ziyaret etmedin.

26 çiçek dikmedin.

Sokakta tanımadığın 26 kişiye “iyi bayramlar” demedin.

26 çocuğun eğitimini, bakımını üstlenmedin.

26 kediyi, köpeği koruyup kollamadın.

26 hastayı ziyaret etmedin.

26 kimsesiz yaşlıya üç beş kutu baklava götürmedin...

26 maddeyle memleket elden gidiyormuş...

Hayır. Memleket 26 madde yüzünden değil ama senin 72 milyon asık suratın, selamsızlığınız, yardım sevmezliğiniz, yol vermezliğiniz, kabalığınız, küstahlığınız, değer bilmezliğiniz, kendini beğenmişliğiniz, onu bunu hor görmeniz, birbirinden hiç eksik olmayan zır cahilliğin, sığlığın, renksizliğin, basma kalıp fikirimsileri papağan gibi sayıklayıp bir de bundan çılgın gibi heyecan duyman, copy paste’ten öteye gitmeyen internet aktivistliğin, okumazlığın ama bol bol zırva yazarlığından, demokrasi anlayışının sapır sapır dökülmesinden...

Batıyor... Battı...

Ülke yaşanmaz bir yer haline geldi.

Sök tabelaları. Sök ikonalarını. Sök ağaçlarını.

Nefret et her şeyinden.

Kanının son damlasına kadar sök, parçala, kır, dök, yak neyin varsa.

26 kere değil 26 bin kere sök.

Zamanında da yapmıştın, yine yap.

Geriye bir şey bırakma sakın! Aman!

Memleket tam da böyle kurtulur.

Ne memleketler sevdik zaten hiç yoktu.

Devam et...

***


TC 1210 sefer sayılı CEHENNEM yolcularının güvenlik kapısından geçmeleri önemle rica olunur. Bu sizin için yapılan son çağrıdır...

DİĞER YENİ YAZILAR