Fısfıs yüzünden beyin kanamasına 5 kala

Haberin Devamı



Dün gece, başıma gelebilecek en acayip şey geldi.

Her şey Manita Bey’in, “galiba hasta olacağım.. Bir kırgınlık var üzerimde” demesiyle başladı.

Bu cümlenin manası şudur benim için: “Alarm!”

Hayatta hiçbir şey öğrenmediysem şunu öğrendim: “ Nezle denilen şey önlenebilir bir hastalıktır.”

Geldiğini hissettiğin anda acil yapılması gerekenler:

1- Önce bol su içmek.

2- Sonra sıcak bir şey içmek. (En güzeli tavuk suyuna çorba)

3- Sonra da üzerine yorganı çekip fosur fosur uyumak. Saat kaç olursa olsun!

Bugüne kadar, bu yöntemimin işe yaramadığı olmadı.

(Bu arada grip değil nezle! Nezle ve grip iki ayrı hastalıktır ve ‘adi nezleyi’ ‘asil grip’ ile lütfen karıştırmayın. Grip dediğiniz şey adamı yerden öyle bir keser ki neye uğradığınızı şaşarsınız. Ciddi bir hastalıktır, ateş 39 derece kadar çıkar, 2-3 haftadan önce de kendinize gelemezsiniz.)

***


MB, hasta olacağım der demez ben mutfağa koşturup ona önce su sonra çay getirdim.

Dedim geleneksel yöntemlerin yanında bir de modern tıbbı kullanayım. Vicks’in “First Defence” diye bir mamulü var. Tam bu aşamadakileri için üretilmiş bir burun spreyi. Nezle “ geliyorum, geldim, geleceğim galiba” dediği anda iki fıs fıs yapıp gelmesini önlüyorsun. Geçen sene bir iki, işe yarıyor.

Dedim bir de onu ver MB’ye.

MB’den sonra da ben kullandım.

İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Beynimde resmen bir şey çaktı. Önce burnumun fısfıs yaptığım tarafı müthiş bir şekilde ağrımaya başladı. Sonra o ağrı yine aynı taraftaki gözüme geçti. Derken yine o taraftaki beynime. Veya benim beyin sandığım yere.

Nasıl bir acı anlatamam. Beynimde karıncalar dolaşıyor sanki. Veya burnumdan içeri bir şiş soktular. Veya sağ taraftan matkapla deliyorlar.

Yerimde durmam mümkün değil! Kafam ellerimin içinde, deli dana gibi sağa sola koşturuyorum.

Bu arada, nasıl bir debelenmeyse, evinde içinde durmadan bir yerlere çarpıyorum. Saksılar devriliyor, vazolar kırılıyor... Tam bir rezalet!

O arada MB panik içinde internete bakıyor. “ Burun fısfısıyla beyin kanaması geçirmek mümkün müdür?” “Fısfıstan ölen var mıdır?” “Fısfısın yan etkileri” “Fısfıs geri zekalı yapar mı?” “Fısfıs beyin zarı ilişkisi” gibi ne kadar salak saçma soru varsa hepsini guugıl’a sorup duruyor.

***


Bir saat kadar debelendim. Kafa kazan gibi kaynamaya devam ediyor ama o kadar yorgun düştüm ki kanepeye uzandım.. O arada MB, beyin kanaması geçiriyorsam anlasın diye beni lafa tutmaya çalışıyor. Çocukluk anıları falan anlattırıyor. Çocukluk anılarım da en az şimdikiler gibi saçma olduğu için de gülüp duruyor.

Evde tam bir traji-komedi söz konusu. Ben acıdan debeleniyorum, ortalık cam kırığı ve toprakla dolu, MB beni lafa tutmaya çalışıyor ama anlattıklarımdan dolayı kıkırdayıp duruyor. (Hatırlatın da ‘su çiçeğini’ nerede ve nasıl geçirdiğimi de anlatayım bir ara)

2 saat sonra ikimiz de uyuya kalmışız. Sabah uyandığımda başım değil ama totom, bacaklarım ve kollarım felaket bir şekilde acıyordu. Kapılara bacalara nasıl vurmuşsam her tarafım çürümüş. Nezle olmadım evet ama kendi kendime dayak attım! Kârda mıyım emin değilim.

Bu saçma hikayeyi neden anlattığıma gelince. Siz siz olun, pompalı burun fısfıslarını ASLA başınızı geriye atarak uygulamayın. Meğer baş dik vaziyette yapılacakmış o fısfıs. Bir hıyarlık ettim, çok canım yandı, sizin de yanmasın. Budur.

İmza: Kendini insanlığa adamış düdük yazar.


DİĞER YENİ YAZILAR