Düşündüğünüzden daha eğlenceli

Avrupa’da, Amerika’da 30-40 yıldır var olan bir şey...

Haberin Devamı

Çok cüzi bir para ödeyip, gündüz çalışıyorsun, gece arkadaş edinip eğleniyorsun. Arada bir de yakın yerlere gidip kafanı dinliyorsun. Bir hafta nasıl geçmiş anlamadan evine dönüyorsun.


Son beş yıldır bizde de ufak ufak bir kıpırdanma var. Yurtdışında olduğu gibi cüzi para ve çalışma esası üzerine değil de daha çok ekolojik tarımı öğrenme, çocuklara “bak kuzu, bak at, bak horoz” deme, sağlıklı beslenme, varsa ahşaptı, çanaktı çömlekti kurslarına katılma, eh biraz doğa içinde olma, konsept gereği hayatı basitleştirme ama yine de yemeğim önüme gelsin, yatağım toplansın esasına dayanıyor.
Fena mı? Bence değil. En azından çocuklar için. Etin ağaçtan toplandığını, hatta fabrikada üretildiğini falan zanneden tuhaf bir kuşak yetişiyor farkındaysanız. Üstelik sabahtan akşama kadar güneş altında uyuklamanın da ne tadı vardır hakikaten bilmiyorum.
Anladığım kadarıyla buna daha çok erkekler itiraz ediyor. Ne toplayacağım el alemin mısırını buğdayını, ben bütün yıl eşek gibi çalışmışım, bi tarafımı yayar biramı içerim, kimse de bana tek bir şey yaptıramaz kafasıyla hadiseyi reddediyor.
Halbuki sanıldığından daha eğlenceli. Assos taraflarında gittiğimiz İMECE EVİ diye bir eko kamp vardı mesela, gördüğümüz en salaş ama en yaratıcı yerlerden biriydi. Teknenin motoru aküyle çalışıyordu. Aküyü de kondisyon bisikletine bağlamışlar, pedalları çevirdikçe doluyor. Her gün birinin en bir saat kondüsyon bisikletine binmesi gerekiyor. Saman balyalarından ev yapmışlar, inekler dadanmadığı sürece süper serin, klima mlima istemiyor. (www.imeceevi.org)
Bu tip şeyleri görmek insanı -en azından bizi- mutlu ediyor.
İMECE EVİ kadar salaş olmayan ama yine de bir çiftlik ortamı sağlayan önerebileceğim iki yer var. İstanbul’un hemen dibindeki THUYA EKO PANSİYON ile Fethiye’deki PASTORAL VADİ. Her ikisi de eko tarımı çok ciddiye alan, güvenilir kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmış, hip, vip, art, butik, zutik gibi kaygılardan uzak, gözü de gönlü de rehabilite etmeye yönelik yerler. Adamınızı ikna edemiyorsanız alın çocuğunuzu gidin.


Thuya Eko Pansiyon ve Eko çiflik
İstanbul’a 2 - 2,5 saat uzaklıkta hiç beklenmedik bir doğa. İDO ile araçsız Yenikapı veya Bostancı’dan direkt Çınarcık’a gidip, oradan pansiyonun servisine binip gitmek de mümkün, Yalova’ya araçla gidip araçla Çınarcık veya Gemlik üzerinden gitmek de. (Çınarcık yolunda Karayolları’nın çalışması varmış, o nedenle Gemlik yolu öneriliyor.)
Bölge 2002 yılından beri ekolojik havza olarak ilan edilmiş durumda. Şaşırtıcı olan: Korunuyor! Havzanın korunmasında büyük katkısı olan Thuya Eko Çiflik işte bu havzanın ortasında, aşağı yukarı 400 m rakımda, ellenmemiş, çok güzel bir doğa içinde.
Şu haftalarda akıllara seza bir coşkunluk var. Her taraf papatya ile kaplı. Hemen bütün meyve ağaçları çiçeğe durmuş vaziyette. Bir iki hafta sonra da gelincikler açacak. Daha bir, bir buçuk ay da devam edermiş böyle. Hakikaten kaçırmamak lazım.
Nedir bu çiftliğin özelliği? Kendi tüketim malzemesini organik olarak kendi üretiyor. Yani suni gübre, böcek ilacı vs kullanmadan. Bunun böyle olduğu da her yıl Avrupa’dan gelen güvenilir sertifikasyon firmaları (CERES ve ICEA) tarafından örnekler ve toprak incelenerek teyit ediliyor.
Yemekler de işte bu lezzetli sebzelerden ve dağlardan toplanmış yabani otlardan yapılıyor. Ağırlıklı vejetaryen. Öyle pek bildiğimiz tariflerden de değil. Ot köftesi, yabani pırasa yemeği, sarımsaklı, beyaz soslu fırında patates gibi değişik yemekler. Ama dediğim gibi. Mutfak son derece yaratıcı. Gittiğinizde başka şeyler bulmanız kuvvetle muhtemel. Çok güzel ev şarapları da var. Keza gül, erik gibi envai çeşit meyve ve çiçekten yapılma şuruplar da mutlaka tadılmalı. Bu arada isteyene et ve balık da yapıyorlar. Restoran dışarıdan gelenlere de açık.
Şu an yapılacak en güzel aktivite, havzanın en yüksek yeri olan yangın kulesinin olduğu tepeye (800 m) tırmanıp, coşmuş doğanın içinde piknik yapmak. Yazın çiftlikte at da var. Fiyat: Oda kahvaltı kişi başına 65 TL. Yemek dahil değil.


Pastoral Vadi
Dalaman tarafından Fethiye’ye 15 km kala, olamaz güzellikte bir vadi boyundan gidilerek ulaşılan, dev okaliptüs ağaçları altında, çok sempatik bir eko çiftlik. Sahibi Ahmet Kizen. Yıllarca büyükşehirlerde mimarlık yapmış, kafasında hep böyle bir çiftlik kurmak varmış. Sonunda “tamam” deyip girişmiş.
Çiftlik şırıl şırıl bir dere kenarında. Konaklama birimleri kerpiç bir ana bina ile ahşaptan bungalovlar. Odalar, tasarım kaygısı güdülmeden, basit ama rahat bir şekilde döşenmiş. Zaten maksat oda içinde vakit geçirmek değil tersine doğanın kucağına kendini atmak olduğu için çok da önemli değil.
Çiftlik hayli geniş. Bir bölümünde dünya güzeli koyunlar, bir bölümünde tarlalar, bir bölümünde atölyeler, bir bölümünde ise nefis yürüyüş yolları... Nedir peki yapılmak istenen? Öncelikle ciddi bir ekolojik tarım. Hepsi sertifikalı çeşit çeşit tarım ürünleri yetiştiriliyor. Tükenmekte olan tohumları da bulmuşlar, onları da yeniden dolaşıma sokmuşlar. Atıklar konusunda da çok hassaslar. Çevreye zarar vermeyecek şekilde tekrar doğaya kazandırıyorlar. Zaten mümkün olduğunca atık çıkarmayan bir yaşam biçimi hakim.
Mevsiminde giderseniz şarap, zeytinyağı, turşu, reçel üretimine de dahil olabiliyorsunuz. Ve hatta pekmez, un... Tahmin edebileceğiniz gibi hepsi geleneksel yöntemlerle, el emeği, kol gücüyle. Tarım faaliyetlerine katılmak elbette ki mecburi değil ama insan bir tarafından başlayınca inanın ki kendini durduramıyor.
Yemekler son derece lezzetli. Hepsi en doğal, en rafine olmamış ürünlerden. Yediğim ekmeklerin lezzetini hâlâ unutamadım. Bu arada çay dahil her şey odun ateşinde pişiyor.
Böyle kasıntı bir yer de değil. Onların pek sevmediği kola mola gibi sanayi tipi içeceklere çok düşkünseniz, bakkaldan alıp gelmenize laf etmiyorlar.
Bir sürü de faaliyet var. Sepet örme, kilim dokuma, ahşap oyma, çanak çömlek yapma, yemek, fotoğraf, yoga...
Fiyatlar: Nisan-Mayıs ve Ekim - Aralık her şey dahil kişi başı 65 TL. Haziran - Eylül yine her şey dahil 85 TL. Her şey dahil şu: Oda, kahvaltı, öğle ve akşam yemeği, ev şarabı, çay, kahve, bitki çayları ve ara öğün ikramları.
Bu arada 5 km dahilinde 3 ayrı ve güzel plaj var.

DİĞER YENİ YAZILAR