Margaret Moth öldü geçen hafta. Ölmüş diyeyim. Tanıdığım bir insan değildi, adını öldükten sonra öğrendim.
Margaret bir savaş muhabiri. En korkusuzundan. Gitmediği, kamerasını sokmadığı bir savaş, çatışma yok. Birinci İrak savaşı, Gürcistan Rusya savaşı, Hindistan’da İndra Gandi’nin öldürüldüğü an. Sürekli ateş altında. Başka kameramanlar arabaların, kamyonların arkasına saklanırken o bir ağaç gibi durup dosdoğru çekiyor olan biteni. Hatta kendisine silah doğrultan askeri bile. Çok da güzel bir kadın.
Babasının soyadını atıp kendine Moth diye bir soyad alıyor. Hatta Margaret Gipsy (Çingene) Moth yapıyor ismini. Neden ben de böyle bir şey yapmadım hayıflanıyorum okurken. Yeni Zelandalı. Kocaman mavi gözlerinin etrafını bir gün bile koyu koyu boyamadan çıkmıyor sokağa. Veya savaşa çıkmıyor mu demek lazım? CNN için çalışıyor. Bosna savaşı sırasında Saraybosna’da bir keskin nişancı tarafından vuruluyor. Yüzü paramparça oluyor. Defalarca ameliyat geçiriyor. O güzelim yüzden geriye bir şey kalmıyor. Doğru dürüst konuşamıyor. Sorduklarında “bundan sonra hep böyle sarhoşmuşum gibi konuşacağım. Fena mı?” diyor. Ve iki yıl sonra yine cephelere dönüyor.
Türkiye’ye geliş hikayesini bilmiyorum. Bir türlü öğrenemedim. Fakat bir şekilde İstanbul’a geliyor ve Yeniköy’e yerleşiyor. Evim burası diyor. Hastalanana kadar da yıllarca Yeniköy’de yaşıyor. Onlarca sokak kedisine bakıyor. Kedilerinin bakımını güvendiği birine teslim etmeden de gitmiyor tedavi için Amerika’ya...
Sosyal olmaktan çok hoşlanmazmış. Sıkılınca ve kalkmak isteyince “çoraplarımı yıkayacağım” der öyle kalkarmış. Bilirmiş herkes bu lafın manasını.
Geçen hafta, 59 yaşında kanser yüzünden öldü. Yeniköy’deki kedilerine dönemedi.
“Erkek egemen” falan denildi ya bu hafta çokça... Olur olmaz yerlerde.. Her seferinde aklıma Margaret Moth geldi. Ne erkeği, ne egemeni dedim. Boş laflar dedim.
Hakikaten çok boş laf ediyoruz. Boş laflar, boş yazılar..
Çoraplarımı yıkamam lazım deyip çekip gidemiyoruz. Durumdan. Sıkıntıdan. Çamurdan. Bulamaçtan.
Kuyruk acılarımızı ve enayiliklerimiz janjanlı “erkek egemen söylem” ambalajıyla paketleyip kakalamaya çalışıyoruz.
Proje evliliklerimizi, 40 bin TL nafaka açgözlülüklerimi “aşkımız her şeyin üstesinden gelir sandım” deyip yutturmaya çalışıyoruz.
Olmuyor. Yutulmuyor. Yutuyormuş gibi yapanlar da yalan söylüyor.
Çoraplar kokuyor ve yıkanması gerekiyor.
Çoraplarımı yıkamam lazım
Haberin Devamı

