Çocuklar neyden mutlu oluyormuş?

Haberin Devamı

Madem 23 Nisan, hadi gelin çocuklar üzerinde yapılan bir “mutluluk” araştırması hakkında yazalım bugün.

Araştırmanın adı: “Çocuklar yaşamı nasıl algılıyor”.

Araştırmayı yapan: Method Research Company.

Araştırmayı yaptıran: Lezita.

İstanbul’dan Samsun’a, Van’dan Konya’ya Türkiye genelinde 14 ilde, 8-12 yaş grubunda 400 çocukla konuşulmuş. Araştırmada engelli çocuklar da yer almış. Çocuklara genel olarak eğitim, spor, siyaset, medya ve ekonomi hakkındaki düşünceleri, hobileri ve hayalleri sorulmuş.

Ailem var, mutluyum...

Çocukların tamamına yakın bölümü (%97.70) mutlu olduklarını ifade etmişler. (Bu 12-16 yaş grubuna sorulsaydı muhtemelen tam tersi bir sonuç çıkardı) Mutluluğun temelinde aile varmış. Aile ile birlikte olmak en büyük mutluluk nedeni olarak ortaya konmuş. En büyük mutsuzluk nedeni: Aile içi kavgalar, anne babanın birbirine küsmesi, annenin ağlaması.

Dünyadaki en büyük kötülük:

Çocuklar savaşları, hırsızlığı ve ekonomik krizi dünyadaki en büyük kötülük olarak değerlendirmişler.

Hadi hırsızlık tamam. Ekonomik kriz de tamam. Ama savaş görmemiş çocukların böyle demesi size de enteresan gelmiyor mu? Veyahut bazılarının ısrarla inkar etmesine rağmen ülkemizin bir yarısında yoksa ‘savaş’mı var?

En çok kızılan:

Çocuklar en çok sigara içilmesine ve kendilerine yalan söylenmesine kızıyorlarmış. Sağlığa en zararlı şey sorusuna sigara demişler.

Çocukların yanında fosur fosur sigara içen zihniyet! Size ithaf edilir! Çıkın balkonda için şunu!

En büyük dilekleri:

Zengin olmak! Bunu bilgisayar sahibi olma izlemiş. Bu nasıl bir zavallılıktır böyle yahu! Benim zamanımda şöyle şeyler denirdi: Büyük bir bilim adamı olup dünyayı bütün hastalıklardan kurtarmak! Veya sihirli değneği icat edip dünyayı bütün kötülerden kurtarmak. Vay be.. Dünyayı dolaşmak falan gibi bir ideal da kalmamış artık.

Dünyadaki en büyük icat:

Bilgisayar! En büyük icat olarak bunu görmüşler. Bunu telefon/cep telefonu izlemiş. Biz elektrik falan derdik. Devir İnternet devri.

En çok icat etmek istedikleri şey:

Uçan araba! Bak bunu ben de istiyorum. Eskiden de isterdim hâlâ da istiyorum. Ben yapmasam da olur. Biri yapsın işte, kurtarsın bizi!

Uçan arabadan sonra “zaman makinesi” yapmak isterlermiş en çok. “Back to future” hâlâ en favori film demek ki..

En güvenilen kişi...

Bak bu enteresan bir soru. Yüzde 20’si “böyle biri yok” demiş. Evet en çok güvendiğim biri var “diyenlerin yüzde 19.7’si kim demiş peki?” Başbakan Recep Tayip Erdoğan! Yüzde 48’lerin çocukları konuşuyor! Pardon artık yüzde 40.

Babam, annem, ailem gibi cevapların yanı sıra Atatürk, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Uğur Dündar gibi isimler vermişler. Seda Sayan yok yani. Tabi Seda Abla’nın programı onlar okuldayken yayınlanıyor di mi? Yoksa evelallah onlar da onu seçerdi. Tabi tabi.

Anne baba ile yapmayı en çok sevdikleri şeyler:

Beraber gezmek! Onun dışında kızlar anneleriyle yemek, pasta yapmayı severmiş, erkekler yine anneleriyle televizyon seyretmeyi. Babalarıyla ise top oynamayı, maça gitmeyi ve babalarının iş yerine gitmeyi severlermiş!

Kime kızıyorlar daha çok?..

Çocuklar genel olarak annelerine daha çok, babalarına daha az kızmaktadır. Engelliler anne babaya daha az kızıyorlarmış. Fakat daha ilginç olan sonuç: Kızlar babaya, erkek çocuklar ise anneye daha AZ kızıyorlarmış. Karşı cinse hoşgörü mü diyoruz buna?

Annenin çalışmasına yaklaşım...

Yarıdan fazlası annelerinin çalışmasını istemiyormuş. Ama çalışan annelerin çocuklarına sorduklarında bu oran düşüyormuş. Yani annesi çalışmayan çalışmasını istemiyor, annesi çalışan ise “o kadar da kötü şey değil” diyor. Ama yine de istemeyen az değil. Çalışan annelerin çocuklarının yüzde 40’ı annelerinin çalışmasını istemiyormuş. Nedeni basit. Evle yeterince ilgilenemiyor vs.

Annesinin çalışmasını isteyen çocukların ezici çoğunluğu ekonomik nedenleri öne sürmüş. Ama “sosyal böcekler” de yok değil. Çalışırsa annesinin daha sosyal olacağını, bağımsız olacağını, kadın erkek eşitliğine bunun daha uygun olacağını düşünenler de yok değilmiş. Üstelik böyle düşünen kız ve erkek çocukların oranı aynı imiş ki bu sevindirici bir sonuç. Maço bir toplumdan ufak ufak medeni bir topluma doğru gidiyoruz demek ki.

Bir araştırma daha açıklandı bugün. Tam rezalet! Türkiye’de okul çağında olup da okula gönderilmeyen kızların oranı yüzde 11 imiş. Yani her 100 kızdan 11’i okula gitmiyor. Erkeklerin durumu biraz daha iyi. Her 100 erkekten 7’si okula gitmiyor. Beyaz Rusya, Fas, Namibya, Trinidat Tobago, Zimbabve ile aynı durumda imişiz.

Durum budur.

DİĞER YENİ YAZILAR