Haberin Devamı
Bugün yerim dar. Hemen konuya giriyorum. Meslektaşım Vildan Ay (Skyturk dış haberler editörü) hepimize bir mektup yolladı. Yerim yettiğince koydum buraya...
“Geçtiğimiz hafta bir çocuk istismarı haberi daha yansıdı basına. Ancak bu kez bir farkla... Pek çoğumuz yayın organlarımızda mağdurların fotoğraflarını bile kullanmazken 3 gazete (Posta, Güneş ve Takvim) mağdurun tacize uğrama anını, hem de en ayrıntılı görüntülerle ön sayfadan yayınladı. 18 yaşından küçük bir bireyin cinsel istismara uğrama anı -görüntü nispeten bulanıklaştırılmış bile olsa- hiç gizleme ihtiyacı hissedilmeden gazetelere basıldı. Deyim yerindeyse pedofiller için fotoroman yayınlandı.
Ben tamamen bireysel bir tepkiyle sanal ortamda bir protesto çağrısı yaptım. Kıvılcımı çakmamla yangın çıktı. Posta ve Güneş’e (Takvim’den ancak birkaç gün sonra haberimiz oldu) üzerine onlarca kişi şikayet telefonu etti. Pek çok duyarlı kişiden yeni fikirler geldi. Söz konusu yayınlar Gazeteciler Cemiyeti’ne şikayet edildi. Suç duyurusunda bulunmayı da gündemde tutuyoruz.
Burada durmayacağız. Çünkü bu ülkede çocuk istismarı çok yaygın. Son birkaç haftada da yaşananlar gösteriyor ki aslında her şey gözümüzün önünde olup bitiyor. YAPACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEY ÇOCUKLARINA TECAVÜZ EDEN BİR TOPLUMUN PARÇASI OLMA UTANCINI GİDERMEYECEK. Ama asla unutmamamız gereken şu ki: O çocuklar, bir takım gözü dönmüşlerin çevresinde bulundukları için tecavüze uğramadılar. Biz, hepimiz çocuklarına tecavüz edilen bir toplumda yaşarken aklımızı kaçırmadığımız, sokaklara dökülmediğimiz, HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ gibi yaşayabildiğimiz için tecavüze uğradılar. Bu suçta hepimizin payı var.
Medyanın sayesinde pek çok mağdur sesini duyurabiliyor. Ancak bu konuda en büyük sorumluluk bize (medya) düşerken en büyük hatayı yine biz yapıyoruz. Çocuk istismarına her gün unuttuğumuz konulardan biri gibi yaklaşıyor hatta bazı örnekler de olduğu gibi biz de (fotoğraf yayınlamak, pornografik bir dil kullanmak vs. gibi hatalarla) çocuk istismarı yapıyoruz.
Posta, Güneş ve Takvim’i günah keçisi ilan edip vicdan rahatlatmak mümkün. Onlar yaptıklarının cezasını çekmeli. Ancak bu konu burada kapanmamalı. Çocuk istismarı rutin bir eylem olduğu sürece ben ve benim gibi düşündüğünü gördüğüm/sandığım pek çok insan rahat uyumayacak. Vildan Ay.”

