Haberin Devamı
Toplumsal barış adına cip kullanmayı bırakalım” konulu yazım üzerine enteresan mailler geldi.
Şunu anladım ki yanlız değilim. Kullanıcısının kim olduğuna aldırmadan cipe sinirlenen, cipi alenen bir tehdit, bir küçümseme, bir meydan okuma olarak gören bir ben değilim. İnsanlar, bilhassa şu tank kadar büyük, simsiyah ciplerden hiç hazzetmiyor. Sahipleri hakkında çok kötü şeyler düşünüyorlar. Ciddi ciddi öfkeleniyorlar.
“Cip ne demektir?” diye bir liste çıkarmış Ankara’dan yazan Murat Tozbey. Bazı maddelerine katılmasam da çoğunun doğru olduğunu düşünüyorum.
- Cip, sınıf ayrımının en bariz göstergesidir. Cip alan bir insanın başka hiç bir amacı yoktur. Verdiği mesaj sadece şudur: “Zenginim bu nedenle senden üstünüm.” Veya “biz başka dünyaların insanlarıyız. Benimle konuşurken ona göre davran..”
- Cip insanları sindirmek için bilhassa seçilmiş bir araçtır. Rahat edeyim, güvenli bir ortamda olayım diye bir niyet söz konusu olamaz zira en az cipler kadar rahat ve aynı fiyatta bir çok sedan tipi araç da var. Fakat cip ile başta tavrını koyarsın: “Sana tepeden bakıyorum. Söyleyeceklerini ciddiye almayacağım. Çok kızdırırsan üzerine sürerim..”
- Cip insanları öfkelendirmek için bilhassa seçilmiş bir araçtır. Zira diğer araçlardan daha çok yer kaplar. İstanbul gibi park probleminin had safhada olduğu bir şehirde cip kullanan bir kişi iki araçlık yeri işgal etme hakkını kendinde görüyor demektir. Aklı başında herkes bu iddianın insanları öfkelendireceğini bilir. Demek ki amaç öfkelendirmek.
- Cip mutsuz zengin aile demektir. Ciplerin yüzde 90’ında kel, göbekli, asık suratlı yaşlı bir adamla sarı röfleli orta yaşlı asık suratlı bir kadın oturur. Ve bunlar birbirleriyle hiç konuşmaz.
- Cip çevreye, dünyaya, geleceğe tümüyle duyarsızlık demektir. Bu insanlara hiçbir şey anlatamazsın. Ne kutup ayıların umurlarındadır, ne yenilenebilir enerji umurlarındadır, ne başka bir şey. Arabalarını yüz binlerce dolar verip almışlardır, yakıta manyak gibi para dökerler, arabalarını park eden kahyalara gösteriş olsun diye 50 lira verirler ama bir eğitim vakfı için ayda yüz lira ver desen sinirlenirler, “bir vakıf bağışla ayakta duruyorsa o işe yaramaz bir vakıftır” gibi zırva sapan felsefeler üretip beş kuruş vermezler.
- Cip iletişimsizlik demektir. Bir cip kullanıcısına adres soramazsın, bir cip kullanıcına otostop yapamazsın, bir cip kullanıcısından yardım isteyemezsin. Bir cip kullanıcısı, bilmem kaç beygirlik ve torkluk aracının tek bir beygirini bile senin yolda kalmış arabanı çekmek için kullanmaz. Seni hiç görmemiş gibi yanından kibirle geçer gider.
- Cip doğadan kaçmak demektir. O kadar pahalı ki araçları, o kadar pahalı ki yedek parçaları bir şey olur diye asfalt dışına milim çıkmazlar. Kartalların, Renoların vızır vızır gittiği toprak yollara eskaza denk gelirlerse ya hızla geri dönerler ya da 20 kilometre hızla korka korka giderler.
- Özetle: Cip, dünyanın en gereksiz icadıdır.
(Ciplerini doğaya gitmek için almış, kötü yollara sürmekten korkmayan, yolda kalmış insanlara yardım eden cip kullanıcılarını elbette tenzih ederiz. Mutlu Tönbekici.)

