Çıkısssssssss... Fırça yok, fırça yok!

Araba ve pimpirikli erkek ilişkisini bir reklam ancak bu kadar iyi özetleyebilirdi

Haberin Devamı

Kazım (Şafak Sezer) aracıyla oto yıkamaya gelir, yıkamacılar tam fırçayla haşur huşur yıkayacakken “Fırça yok!” diye bizimki itiraz eder, “çıkısss” der, arabadan üç tellak iner ve sanki hamamda adam yıkıyorlarmış gibi itinayla aracı yıkarlar. Bu arada hem araca hem Kazım’a masaj yaparlar. Final cümlesi de: “Benim adım Kazım, bu Chery bana lazım” şeklindedir.
Reklamı her seyrettiğimde şunu soruyorum kendime: Madem kendi yıkayıcın var niye oto yıkamacıya gidiyorsun? Yetmiyormuş gibi bir de üstüne para veriyorsun? Sen manyak mısın? Çek bir çeşmenin yanına olsun bitsin. Ama İstanbul’da suyu akan çeşme yok, peki tamam, su temini için oto yıkamacıya gidiyor diyelim, o zaman neden onlara yıkatmayacağı halde “iç dış itinayla” diyor? Tellaklar başka bir nedenle araba içinde bulunuyor da bizim Kazım fırçayı görünce mi kendi adamlarını işe koşmak zorunda kalıyor? O vakit üç adam neden yarı çıplak duruyor araba içinde? O vaziyet bir yere gidiyor olabilirler mi?
Bunun sonu kafa yemek farkındayım. Reklam de geç işte. Zaten maksat da bu işte: Reklam hakkında konuşuluyor mu konuşulmuyor. Mantık hatası kimin umurunda? Şimdi herkesin ağzında “çıkıssssss” var. Veletler anında kapmış, sokakta yürürken duyuyorum. Çıkıssssss, çıkıssssss...


Fikir Lemancılardan

Kimdir nedir diye “Bak bakalım” dedi Güney, ben de baktım. Reklamın hikayesini Leman dergisinin meşhur çizerleri Kaan Ertem ve Suat Özkan yazmış. Araba hastası hıyarellolarla dalga geçmişler. Hohlaya hohlaya arabalarını temizlerler, evde bir bardağı alıp mutfağa götürmezler... Reklamın devamı da gelecekmiş.

Yıkama tekniği göstersin diye çağırdılar, reklamda oynadı

Reklamdaki tellaklardan ikisi oyuncu, biri hakiki. Üçüyle birlikte tarihi Galatasaray Hamamı’nda buluştuk. İbrahim Bey 29 yıllık tellak. Hepsinin tanıdığı güzel bir ağbimiz. Yıkama tekniği göstersin diye çağrılmış sete, sonra bakmışlar hepsinden iyi oynuyor, ona da vermişler bir peştamal.
“Hocam daha evvel hiç arabaya kese atmış mıydınız?”
“Yok.”
“Nasıl bir şeymiş?”
“Arabaya müşterim gözüyle baktım. Biraz iri ve masaja dayanıklı bir müşteri gözüyle.”
“Az daha kapısını çıkartıyormuşsunuz ama keselerken...”
“Yook. Bizde olmaz öyle şey. Nasıl kol çıkartmıyorsak, kapı da çıkartmayız.”
“Sokaklarda tanınıyor musunuz?”
“Ben zaten tanınmış biriyim. Daha önce de birkaç programa çıkmışım.”
“Eşin dostun karşısına böyle peştamallı çıkmaktan çekinmediniz mi?”
“Niye ki? Zaten bütün gün böyleyim.”
Sahte tellaklar ise Bekir Öztürk ve Uğur Kolabaş. Bekir, oyuncu. Uğur ise Kanal 1’de magazin muhabiri. Şafak Sezer’in kuzenleri. Beraber Kutsal Damacana 2 filminde de oynuyorlar.
Reklam filmi çekilirken çok üşümüşler. İşin komik tarafı bu haberin çekimlerini de Galatasaray Hamamı’nda yaptık, bu sefer de piştiler. Tellağı oynamak her bakımdan zor yani. Ya donuyorsun ya pişiyorsun.
Bu arada Şafak Sezer bir Chery kullanıyor artık.


Reklamdan notlar

3 Reklam filminin yönetmeni, daha önce pek çok reklam filmi çekmiş olan Güçlü Gülan. Görüntü yönetmenliğini ise “Üç Maymun” ve “İklimler” filminin bol ödüllü görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki yapmış. Müziklerini ise, Troya müzikalinin bestecisi Yücel Arzen.
3Şafak Sezer’in “Kazım” karakterini canlandırdığı ve başrolünü oynadığı reklam filminde oyuncuların sıra tarihi Galatasaray Hamamı’nın 35 senelik tellağı İbrahim Yılmaz da oynamış.
3Reklam, Orion Kemerburgaz Stüdyolarında, 24 saatte çekilmiş.
3Sanat yönetmeni Yalçın Uğurlu’nun çalışmasıyla 3 günde bir oto yıkamacı dekoru yapılmış.
3Reklam filminin ön hazırlıkları 2 ayda tamamlanmış.
3Film çekimleri için 35 kişilik bir ekiple çalışılmış.
3Çekimler, dünyada 5 adet, Türkiye’de ise sadece 1 adet bulunan F 35 kamera ile yapılmış. 35 mm lensler kullanılmış. Türkiye’de bu formatta çekilip, yayına giren ilk reklam filmiymiş.


Nerede bu devlet?
Nerede bu Hamamcılar Odası?



Tuhaftır, hamamcılar derneği/odası/birliği bu sefer ayaklanmadı. “Biz araba yıkamayız”, “Bizim o kadar göbeğimiz yok”, “Biz o kadar kıllı değiliz” diye illa ki bir yerinden tutup itiraz etmeleri beklenirdi ama hayrettir ki henüz seslerini duymadık. Gözlerinden kaçtı herhalde. Veya ilk defa bir şeyi beğendiler.


Kız kıza gidilebilecek on güzel küçük otel

Geçen haftalarda Hürriyet Kelebek’te yazan arkadaşım Onur Baştürk “kız kıza gidilebilecek on mekan” diye bir liste yapmıştı. Fikir çok hoşuma gitti. Ben de oturdum kız kıza gidilebilecek on küçük otel diye bir liste yaptım bu hafta. Kriterlerim şunlar oldu: Sağa sola araç kullanmaya gerek olmadan gidilebilecek; şehir veya kasaba içinde olacak; sahipleri oturup reçel tarifi, dantel örneği veya güzel kitap/film önerisi alınabilecek hoşsohbet bir kadın olacak; ortak mekanları sıcak olacak mümkünse şömine ve gerek mimari, gerek dekoratif manada kızların ilgisini çekecek bol detayları olacak. Uyuyorsa, kesip saklayın listeyi.


1 Rengigül Konuk evi: Bozcaada’da harikulade bir eski Rum evi ve harikulade bir ev sahibesi. Duvarlarda resimler, fincan koleksiyonları, taş bebekler, kurutulmuş çiçekler... Odaları masal gibi. Benzersiz, deli bir kahvaltı çıkarıyor. 0286 697 81 71 www.rengigul.net
2 Alaçatı Taş Otel: Alaçatı’nın ilk oteli. Kasabanın mevcut stilinin öncüsü. Klas, zarif ve sade. Sahibesi Zeynep Hanım. Şömineli, çok geniş ve güzel bir oturma odası var. 0232 716 77 72 www.tasotel.com
3 Villa Neva: Bolu, Kartalkaya yolu üzerinde, nefis bir doğa manzarasına hakim, dünya şekeri bir çiftin oteli. Nevin Hanım çok güzel yemek çıkarıyor. Göz, ruh ve başka her şeyi dinlendirmek için ideal bir yer. İstanbul ikinci köprü gişelerden tamı tamına 3 saat 15 dakika. 0374 226 48 96 www.nevavilla.com
4 Baç Pansiyon: Bodrum’un kalbinde, barlar sokağında, her yere yakın, yaz kış açık. Manzara süper. Bodrum Kalesi neredeyse odanın içinde. 0252 316 16 02
5 Değirmenci Konağı: Safranbolu merkezde, büyük bir özenle restore edilmiş güzel bir konak. Sahibesi Servet Hanım, gelenleri şahsi misafiri gibi ağırlıyor. Kirece batırılmış çok ama çok özel reçeller yapıyor. 0370 725 50 45 www.degirmencikonak.com
6 4oda: Kapadokya Ürgüp’te, merkeze çok yakın minik, sevimli bir otel. Odalar kayalara oyuk. Titreşimsizlik müthiş. Muhakkak tatmalı. Akordu yapılmış piyano bile var. 0384 341 60 80 www.4oda.com
7 İbrahim Paşa: İstanbul’da, tam da şehrin tarihi mahallesinde son derece rafine, ağırbaşlı küçük bir otel. 0212 518 03 94 www.ibrahimpasha.com
8 Kitap Evi Butik Otel: Bursa’nın en sofistike kitap eviydi. Bu yılın başında çok güzel bir otele dönüştü. Bir iki haftaya kadar açılıyor. Tüller, antikalar, avizeler hepsi hoş ama alt kattaki hamam bir rüya! 0224 225 41 60 www.kitapevi.com
9 Anadolu Evleri: Antep’te benzerini batıda bile az bulduğumuz güzellikte ve oturmuşlukta restore edilip döşenmiş bir konak. En üstteki çatı katı odasında gazeteci Elif Aktuğ ile hayatımızın en güzel sohbetini yaptık.
0342 220 95 25 www.anadoluevleri.com
10 Günebakan Taliani: Ayvalık merkezin çok az dışında tanıdığımız en esprili, en neşeli, en tatlı, en olumlu kadın olan Meliha Hanım’ın yeri. Odalardan Ayvalık’ın en güzel manzarası. Birinci sınıf malzemeden çılgın bir kahvaltı çıkarıyor. 0266 312 84 84 www.talianihotel.com

DİĞER YENİ YAZILAR