Çarşamba düzeltmeleri

Haberin Devamı

Cemal Gürsel meğer başbakanlık da yapmış. Aynı anda hem cumhurbaşkanlığı görevini (27 Mayıs 1960 - 28 Mart 1966) hem de başbakanlık görevini (27 Mayıs 1960 - 27 Ekim 1961) icra etmiş.

Bu arada önce başbakan sonra cumhurbaşkanı sonra tekrar başbakan olan tek kişi İsmet İnönü’dür dedim, hayır Putin de aynı şeyi yaptı.

Yarışmadaki soru çok partili sisteme geçtikten sonraki başbakanlarmış bu durumda Celal Bayar’in sayılmaması doğrudur.

Fukara konusunda da itirazlar geldi zira TDK sözlük fukara için yoksul, fakir demiş sadece, çoğul olduğunu açıklamaya gerek görmemiş. Bu konunda ısrarıma devam ediyorum, başka sözlüklere de bakılsın.

*****

Sokakta gördükleri köpekleri bağlayan işgüzarlar

Yahu Bobi’mizi birileri on gündür meğer bir ağacın dibine bağlamış iyi mi?

Güya başka köpekler saldırıyormuş da hani köpeğin sahibi de buralardan geçerken görür alırmış da... Aslında iyi niyetle yapmış da.

Bu nasıl çarpık bir iyi niyetse!?!

Sevgili (ve yegane) komşumuz Firuzan hanım haber vermese ve bizim için cengaverce mücadele etmese haberimiz olmayacak, eşek herif niye dönmüyor diye de kızmaya devam edeceğiz bu arada.

Ya ne acayip bir şeymiş cins olmayan köpek aramak. Bunların tipleri birbirine benziyor ya.. Fotoğrafını hangi esnafa göstersek hepsi de “ aa evet 20 dakika önce buradan geçti”, “dün benim köpekle oynadı”,

“iki gün önce göbeğini sevdirdi” şeklinde ifadeler verdi. Ya bir başka köpekle karıştırdılar veya on gün öncesini dün sandılar veya bizimle topluca maytap geçtiler..

Ve bizde salak gibi o ifadelerin verildiği çarşının etrafında dolanıp durduk iki gündür. Hatta Turgutreis’deki köpek barınağına bile gittik. Meğer on gündür yan koyda ağaca bağlıymış.

Tasmalı bir köpeği niye bağlarsın? Belli ki bir sahibi var, belli ki bu serbest dolaşan bir tip. Gidiyor geliyor gidiyor geliyor. Ben ne bileyim köpeğimin Kargı koyuna da gittiğini. Menzilinin bu kadar uzun olduğunu da bilmiyorduk, bu vesileyle öğrenmiş olduk.

Her neyse.. Sonuçta bulundu. El alemin köpeklerini de ağaca bağlamayın kardeşim..

Mutlu’nun iti Vatan’ın derdi mi oldu diyeceksiniz şimdi ama derseniz de deyin anasını satayım.

*****

Reha Muhtar’a itirazım hakkında okur itirazı

Yok be Mutlu Hanımcım yaaa...

Reha Muhtar bir yerde haklı diye düşünüyorum..

Ben 3 yaşında bir kızın annesi olarak söylüyorum bunu.

İstemem... Yani neyi istemem; azılı bir feminist olarak kessssinnnnlikkkkkleee kadın erkek eşitliğine halel getirecek bir fikri paylaşmıyorum ama kadının çocuğuna bakarken ortaya çıkan tabloyla erkeğin verdiği resim arasında gerçekten çok fark var.. RM tabi bir düzine çam devirerek yazmış o han duvarları’nı da aradan çekip çıkartılacak bazı cümleler de var ki ben bile altını çizdim..

Çok feminen durumlar var çocuk bakımında...

İinnnnnnnnnnnnnnnnşallah en kısa zamanda anne olursun da ne demek istediğimi yaşayarak anlarsın.. İşte orda olaya müdahale eden erkeklere ifrit oluyorum.

Resmen gözüme gay gibi görünüyorlar...

Annelik de bazı durumlar hariç sadece kadınların yapabileceği bi’şeydir...

Sizi seviyorum..

Sevgiler.

Çiğdem Ö.”

***


Benim gibi düşünmeyenler de var demek ki.

Halbuki benim için de dünyanın en güzel fotoğrafı omzunda çocuğunu gezdiren baba fotoğrafıdır. Bir gün çocuk sahibi olur da çocuğumla babasının öyle bir fotoğrafını çekemezsim hakikaten kahrolurum.. Hatta “niye doğurdun?” deseler “sırf bu foto için” diyebilirim.

DİĞER YENİ YAZILAR