Bu da sözde anma herhalde

Haberin Devamı

İki yıl önce Hrant Dink vurulduğunda “buna da SÖZDE Hrant Dink cinayeti mi diyeceksiniz?” diye sormuştum.

Bir takım çevreler kızmıştı. Ne demek istiyorsun, bu ne biçim bir imadır demişlerdi.

Hakikaten öyle olacakmış.

Dava bilerek ve isteyerek olabilecek en yavaş hızda yürütülüyor. Bitmesin, sonlanmasın, kimsecikler ceza görmeden sıyırsın diye elden ne geliyorsa yapılıyor.

Gözümüzün önünde bir şeyler nasıl “sözde” yapılırmış görüyoruz. Bugün (dün) yine binlerce insan toplandı Elmadağ’da, Agos’un önünde. Hrant Dink’in ölüm yıldönümü nedeniyle.

Adalet isteyen. Eşitlik isteyen. Hak isteyen...

Bu ülkede onunla da şununla da bununla da BERABER yaşamak isteyen...

Derin devlet ve karanlık işlerinden tiksinen.. Faşizmi lanetleyen...

Evet binlerce. Binlerce insan bu soğukta sokaklara döküldü.

Eminim binlercesi de çalıştığı için gelemedi. Veya başka şehirlerde olduğu için.

***

Kimileri çok kızmış. “Ben Hrant değilim! Olmayacağım da” diye yazmış “Hrant Anıldı” haberlerin altında. Bu da biliyorsunuz artık yeni bir moda. İnternette gördüğü her haberin altında bir şeyler yazıktırmak. Türkün yıllardır bastırılmış ifade özgürlüğünün “patlaması” olmalı.

Biri “sözde aydıncıklar toplanmış yine” demiş. Beriki de “Bir Ermeni için mi bütün bunlar?” demiş. Ya evet. Ne tuhaf değil mi? Bir Ermeni için.

Tam da bu lağımdan çıkma “pis” cümlen için toplanıldı zaten. (Gazetenin internet editörüne de bravo bu arada. Bu iğrenç lafı siteye koyabildiği için)

Zira tam bu “zihniyet” öldürdü Hrant’ı. Kaç Ermeni olsaydı “e iyi peki o zaman” diyecektiniz? Mesela bir milyon yeter mi sizin için?

Aydın, sözde, cık... Sözde lafının her tür varyantı deneniyor. Ve lakin yetemiyor hazımsızlıklarına... Çok güzel bir konuşma yapan Halil Ergün de herhalde “sözde oyuncu” olmalı.

Sözde aydınlar, sözde gazeteciler, sözde oyuncular, sözce öğrenciler, sözde yazarlar, sözde matbaacılar, sözde öğretim görevlileri, sözde grafik tasarımcıları, sözde webmasterlar, sözde matematikçiler, sözde İngilizce öğretmenleri, sözde yayıncılar, sözde doktorlar, sözde leblebiciler, sözde keresteciler. Sözde, özde veya gözde.. Ne olacak? Diyelim ki öyleler. Diyelim ki “sözde”ler. Ne yapacaksınız?

Dövecek misiniz hepsini “sözde”ler diye?

Ya sev ya terk et diyemeyeceğiniz kadar kalabalıklar işte! Hiç sandığınız kadar marjinal sayıda değiller gördüğünüz gibi. Orta büyüklükte bir şehir oluşturacak kadar bir nüfus var “sözde” dediğiniz kalabalıkta. Yemez artık tehditleriniz.

Yazık ki bunu görebilmek için Hrant’ın ölmesi gerekiyormuş...

***

“Yahudiler ve Ermeniler giremez, köpekler girebilir” levhasını kapılarının önüne asan Osmangazi Kültür Dernekleri Federasyonu bana mail atmış.. YARGISIZ İNFAZA uğradıklarını düşünüyorlarmış.

Yok ya!

Bir medya kuruluşu tarafından çarpıtılarak Federasyonları ve üyelerinin kişilik haklarına saldırılmış, Federasyonları HEDEF gösterilmiş miş miş miş.

Kime hedef göstermişiz acaba? Memlekete elinde silahla kol gezen faşistlerden başka kim var?

Maksatları son derece masummuş aslında. SOAD denilen Ermeni Rock grubunu, Asala militanlarını, Ermenilerden özür dileyenleri ve de İsraili pirotesto etmek istiyorlarmış sadece de tabelalarında yer olmadığı için böyle yazıvermişler.

ÖZETLEMİŞLER yani.

Doğrudur. Faşizm de zaten bir nevi “özet”tir. İnsanlığın bittiği noktanın özetidir. İyi özetlemişsiniz.

DİĞER YENİ YAZILAR