Boşa geçen yaz tatilleri

Haberin Devamı

Bu sabah onu düşündüm. Tamam imkanlar da fazla değildi (hatta kendi adıma söyleyeyim hiç yoktu) ama yine de yaz tatillerimi bu kadar ziyan etmeyebilirdim.

Mesela “on parmak yazı yazmayı” bir yaz tatilimde rahatlıkla öğrenebilirmişim.

Evet itiraf com tere, on parmak yazı yazmasını bilmiyorum! 17 yıldır aralıksız bilgisayar başındayım ve on parmak bilmiyorum. Üç dört (hadi 5 olsun) parmakla klavyeye baka baka yazıyorum. Sanmayın ki tekim. Bizim meslekte çoğunluk bilmez on parmak. (Bırak on parmağı, daktilo veya bilgisayarla BİLE yazamayan var..) Basın yayından mezun olanların bir bölümü bilir sadece on parmak yazmayı.

Yıllardır önemsemediğim bir husustu. On parmak bilmemek ayıp kabul edilmez zira bizde. Yazıyorum işte, bol bol “tape” (daktilo) hatası yapsam da..

Fakat bu on parmak bilmeme meselesi bu günlerde kafama dank etti. Amerikalı bir arkadaşımız 1 aydır bizde kalıyor. Her gün maillerine bakıyor, cevap veriyor. Tıkır tıkır on parmak yazıyor. Dedim, işi temel olarak yazı yazmak değil ama on parmak biliyor misler gibi. Lise de mi ne öğretmişler. Nick’i öyle, hiç klavyeye bakmadan yazı yazdığını gördükçe hem ona hayran kalıyorum hem de utanıyorum kendimden. (On parmak bilmediğimi öğrenince nasıl şaşırdığını hele hiç anlatmayayım. “Gazetecisin ve bilmiyor musun on parmak?”)

Üstüne bir de benim laptop iflas etmesin mi? Bildiğiniz gibi zaten bir yıldır mızırdanıp duruyordu. Ha bire tamire götürüyordum.. Bir öğlen, hiç açılmayarak ölümünü ilan etti. Ne yaptıysam fayda etmedi.

Ne yaptım? Gittim en yakın tekno bakkalından yeni (ve bu sefer ucuz) bir bilgisayar (bundan sonra BS diye anılacak) aldım.

Yeni BS bittabi Q klavye. Ama bizim meslekte kullanılan BS’ler F klavyedir. Biz gazeteciler, noterler, mahkeme zabitleri ve sekreterler dışında kimsenin kullanmadığı (halbuki Türkçe metinleri hızlı yazabilmek için özel olarak geliştirilmiş bir tuş dizilimidir) bir klavyedir F. Masa üstü BS döneminde kolaydı. BS’ye bir F klavye takıyordun oluyor bitiyordu. Ama diz üstü BS’de öyle olmuyor. Ya servise götürüp harflerin yerini değiştireceksin veya üzerine stikır yapıştıracaksın. (Stikır’ın adı da bir zamanlar “çıkartma” idi. Hatırlayan var mı?)

Özetle F klavyede direnirsen yeni BS’ını anında rezil bir halde sokmak mecburiyetindesindir çünkü ne o çıkartmalar güzel durur ne yeri değişmiş tuşlar. Yamuk yumuk bir şey oluverir.

Dedim ki kendi kendime “Mutlu vazgeç F klavyeden! Direnme. F klavyede çok hızlı olabilirsin ama sonuçta on parmak yazamıyorsun. Yine klavyeye baka baka yazıyorsun. Geç Q klavyeye, bu arada on parmak da öğren”.

Araştırdım internetten on line on parmak öğreten siteler var. Başladım öğrenmeye.

Ah be gülüm! Bunun 15 yaşında öğrenilmesi lazımmış. O boşşşşşşşşşşş vakitlerin sonsuz olduğu yıllarda. Ne yapacağını bilmediğin koca yaz tatillerinde.

Yazımı on parmak başlıyor, teslim vakti yaklaşınca iki parmağa geçiveriyorum. Üstelik 17 yıldır F klavyede yazmış biri olarak beynim nasıl zorlanıyor mesela bir yumuşak g’yi bulana kadar anlatamam.

Hangi klavye tipinde yazarsam yazayım, on parmak bilseydim eğer, sistemi bildiğim klavyeye dönüştürür, hiç klavyeye bakmadan tıkır tıkır yazabilirdim. İsterse üzerinde Çin alfabesi olsun.

Hiç öğrenmedim değil. Harflerin yeri yerleşti beynimde ama yavaşım. Bir yazlık inatmış aslında. Bir yaz tatilinde öğrenilecek bir şeymiş.

O yazlar ne kadar boş geçmiş ya Rabbim.. Ne kadar harcamışız bozuk para gibi..

Gençler on parmak öğrenin! Bir sürü site öğretiyor bedavaya. Vallahi çok işinize yarayacak. Zor değil. Biraz çalışmaya bakıyor. Üstelik çok havalı olursunuz. (Cool yani.) Dış dünyada da rezil olmazsınız benim gibi..

Ah ulen. Bu kafayla yeniden o yaz tatillerine gitmeyi ne isterdim.. Ah ah..

DİĞER YENİ YAZILAR