Şu an şu yazıyı yazarken halen su faturası şokunun etkisi altındayım. Nisan-Temmuz arası su faturası tamı tamına 1500 TL (bin beş yüz lira) geldi. Daha doğrusu gelmedi. Kimsenin gelip gittiği yok bu memlekette. Aradan üç ay geçti, bize hâlâ su faturası gelmeyince ev sahiplerimizin de uyarısı üzerine Ortakent belediyesine gidip biz gidip öğrendik. Birinci gidişimizde sayacın üzerini siz gidin okuyun dediler, öğrenemedik, ikinci gidişimizde servis başka yere taşınıyordu, bilgisayarlar sökülmüştü yine öğrenemedik, üçüncü gidişimizde ise... öğrenmesek daha iyi olacaktı. Bu sıcakta başımızdan aşağıya kaynar sular döküldü.
Meğer hadise şu imiş. Şu an Bodrum İlçe Belediye Başkanı olan eski Ortakent Belediye Başkanı Kocadon, su faturasını ödemeyen yazlıkçılardan bunalıp müthiş bir formül bulmuş. Suyu dilimlere bölmüş. 40 metre küpe kadar olan tüketimin metreküpü 1.90 liradan, 40-60 metreküp arasındaki tüketimin metreküpünü 3.50 liradan, 60 metreküpün üstündeki tüketimin metreküpünü 5.50 liradan satıyorlar.
Yani? Yani bizim gibi 4 ay ödemeyip tüketilen su miktarı 295 metreküp olunca haşırt diye metreküpünü 5 buçuk liradan almak zorunda kalıyorsun.
Bu da bin dört yüz seksen beş lira ediyor.
Hesapladım eğer ki biz bu 40 metreküp sınırını bilseydik ve her 20 günde bir ödemeyi yapsaydık 4 ay için sadece 560 lira ödeyecektik.
Şimdi ise üç katını ödemek zorundayım. Biraz karışık ama umarım anladınız.
Uyarı var mı peki ortalıkta?
“Ey yazlıkçılar! Bizim gelmemizi beklemeyin. Zira gelmiyoruz! Köpekli evlere hele hiç girmiyoruz! Siz siz olun su parasını 30 günde bir düzenli olarak ödeyin! Yoksa fatura kolböreği şeklini alır” şeklinde bir pankart falan var mı ortada.. Yok tabii.
Bileceksin kardeşim! Alla allaaaa... Bu memlekette vatandaşın birinci vazifesi uyanık olmaktır! Devlet kurumları, belediyeler seni her an kazıklayabilir aman haa diyerek dolaşacaksın ortalıkta.
Hani tanıdık tanımadık herkes şimdi burada ya, yazayım dedim.
“Mesele manyakları hoş görmemek” yazım üzerine...
ÇİFTE STANDARTLI FEMİNİST
“Merhaba, yazınızda manyak, işsiz, güçsüz, hırsız, psikotik, şizoid vs. bir sürü evlenmemesi gereken erkeğe “kız feda ediliyor” diyorsunuz da toplumda bu saydıklarınızın dişisi yok mu? 4 yasında kızı sobada yakan Kezban nedir söyler misin? Bu çifte standartlı feminizm ayıp değil mi? Bu yazıma köşenizde mertçe yer verip cevap vermezseniz ne kadar çifte standartlı ve pragmatik olduğunuzu tescil edip istifa etmenizi ve yazmayı bırakmanızı rica ederim.
Saygılar Sinan K. Elek.Yük.Müh.”
Kesinlikle çok haklısınız Sinan Beyciğim. Erkek manyaklar kadar kadın manyaklar da var ve onlar da çocuk yapınca düzelir mantığı ile kakalanıyor birilerine. Yazının orijinalinde evlenmemesi gereken erkekler kadar kadınlardan da söz etmiştim. Sonra yer yokluğundan yazımı kısaltmam istenince kadın bölümlerini çıkarttım. Fakat merak ettim. Yazınızı yayınlamasaydım “çifte standartlı pragmatist bir feminist” olduğumu nasıl ve nerede “tescil” ettirecektiniz? Noterde mi? Varsa öyle bir kurum benim de aptal, geri zekalı veya başka bir şey diye tescil ettirmek istediklerim var da..
ANADOLU’NUN AYISI...
Bugünkü yazınız için tebriklerimi sunarım. Yazınızda bir türlü cevap bulamadığım futbol takımı taraftarlarını, konser basan “Kurtbaşları”, 3 aylık eğitim sonrasında kendini Rambo sanan zavallıları, trafikte adam gibi gitmek varken Schumacher ‘olamayanları’ ve bütün bunların karışımı olan “Anadolu’nun ayısı ile Trakya’nın eşeğinin” nasıl türediğini ve de ürediğini ne güzel anlatmışsınız. Elinize sağlık. Aykut T.
Rica ederim. Şimdi tek endişem Anadolu’nun ayısı ile Trakya’nın eşeği lafını bakalım kimler üzerine alacak...
GEREKSİZ KOCALAR
Ne kadar ipe sapa gelmez adam varsa evlenince düzelir zihniyetiyle evlendirilip hem adam edilemiyor, hem de onları adam etmekle “görevlendirilen” pek çok genç kadının hayatı kayıyor. Kızlarını bu adamlarla evlendiren, sen idare et, sen adam et diyen aileler büyük bir suç işliyor. Hoş bende psikopat, kumarbaz, sarhoş olmasa da gereksiz, sorumsuz idare etmekten usandığım bir adamdan 2 çocuk doğurdum ama inşallah benim genlerim baskın gelir. M.D.
M. Hanım hay Allah müstahakkınızı versin. Kocanız için “gereksiz” demişsiniz ya 5 dakika aralıksız güldüm. Çocuklarınız size benzer inşallah.

