Hani Amazon, İdeefix gibi sitelerden bir kitap veya film satın aldığın zaman şöyle bir not çıkar ya aşağıda:
“Bu ürünü alanlar aşağıdaki ürünleri de aldı”...
İki gündür bildiğiniz gibi “bayan” kelimesine üzerine (bir okurun acımasız ifadesiyle) “boş bir tantana” koparıyorum.
Anladık, tamam. Savaşı kekolar kazandı.
“Ama bayan kelimesi çok pratiiiieeek” diye 500 tane mail aldım.
Facebook’ta sözünü ettiğim grubun üye sayısı da zaten 100’ün altında.
Yazıklar olsundan başka bir şey diyemeyeceğim.
Fakat destekleyenler de var. Onlardan da hayli mail aldım. (500 tane olmasa da..)
Bayan lafına gıcık olanlar olarak ortak başka noktalarımız da varmış meğer.
Hemen hemen her mektubun altında “ Bir de bu var” diye bir şeyler yazmışlar ki hatırlayınca hem güldüm hem tüylerim diken diken oldu. Hepsini birleştirince şahane bir liste çıktı. Buyrun tepe tepe gıcık olun.
Bunlara da gıcığız!
- Tuvalete gitti yerine “lavaboya gitti” denmesine... (Her seferinde gözümün önüne lavabonun içine oturmuş biri geliyor. Lavabo bir yer değildir, bir eşyadır arkadaşlar! Oraya gidilemez, bu tıbben mümkün değil!!!)
- Çay koymak yerine “çay dökmek” denmesine... (Her seferinde “aman üstüme dökme” diyesim geliyor)
- Dahi manasındaki de’lerin da’ların ve mi, mu, misin, musun’ların bitişik yazılmasına... (Bu ülkede ilkokulda ne öğretiliyor cidden çok merak ediyorum... Anadilin doğru yazılması değil o zaman NE?)
- Çocuklara “annecim” “babacım” denmesine... (Bir Allah’ın kulu bana bunu mantık örgüsü içinde açıklayabilir mi? İNSAN KENDİ KIZINA NİYE ANNECİM DER??!?! Yirmi yıl evvel böyle bir şey yapsaydık, ruh hastası diye hastaneye kapatırlardı)
- Promosyon, dekorasyon, izolasyon gibi kelimelerin prom-a-syon, dek-a-rasyon, iz-a-lasyon olmasına...
- Organizasyon yerine “ organize” denmesine... Bkz: “ Dün akşam arkadaşlarla bir organize yaptık” (Bu kadar mı yorgunsunuz kardeşim de \endash syon bölümünü attınız?)
- Şarj yerine “şarz” denmesine... (Bunun “ riks almak” ve “diksi taktım ama çalmadı” versiyonları da var.)
- Hakeme “ haaaaakem”, alfabeye “alfaaaabe”, marula“ maaarul”, demokrasiye “ demokraaasi”, ekonomiye “ ekönömi” denmesine,
- Evet yerine “ yaaani” denmesi... (Bu illet “yaaani”, bazen hayır için de kullanılıyor. O zaman iyice ruh hastası oluyorum ne demek istedi bu adam/kadın diye...
- Çıkmak yerine “çıkış yapmak”, girmek yerine “giriş yapmak” denmesine... (Böyle bir şey Türkçe’de! Başbakan nasıl “koşuş”, “uyuyuş”, “giyiniş”, “okuyuş” “konuşuş” yapamıyorsa, giriş de yapamaz. )
- Orta yaşlı yerine “ olgun kadın” denmesine... (Meyve değiliz yahu biz!)
- Dincilerin medeniyet yerine “medeniyyyet”, cevap yerine “cevaaaab” demesine.
- Bir takım zargana beden kızların televizyonda “ kendine iyi bakıyossaann” demesine ve kimsenin bunlara “ sana ne lan” dememesine...
- “Tiksinmek”, “dokanmak”, “görükmek” gibi geleneksel yanlış söylenen kelimelerin, şehirliler tarafından “komiklik” olsun diye kullanılması ve sonra ağza yerleşmesi...
- “Dönücem ben sana”...
- İnsana “tane” veya “adet” denmesine..
- Küçük olan her işletmenin kendine “butik bilmem ne” demesine. Butik ajans, butik hastane, butik restoran, butik katering, butik tersane... (Hepsi yemin ederim var! Açın bakın internete..)
- Keyifli lafının olur olmaz kullanılmasına. (Keyifli film vs)
- Yazının sonunu bir türlü gelmemesine... (Yürrrrü.. Anca gidersin)

