Mert Nayır

Mert Nayır

info@sgk.com.tr

Ramazanda çalışanın ara dinlenmesi kaldırılabilir mi?

27 Nisan 2020

Covid 19’un etkileri nedeniyle bocalayan iş dünyasına da Hoş Geldin On Bir Ayın Sultanı Ramazan… Her ne kadar ibadetler bireysel olsa da ramazan gibi toplum olgusunu taşıyan dönemlerde toplumsal olarak normalden farklı davranışlar sergiliyoruz. Yememiz içmemiz uyuyup uyanmamız hep bir şarta bağlı kalıyor. İş hayatından özel hayata, bireyden topluma tüm yaşayış bir aylığına değişiveriyor.İş hayatı da bu değişimden nasibini alıyor. Çalışan nüfusun çoğunluğunun Müslüman olması ramazan ayında iş ilişkilerini doğrudan etkiliyor. Kimi işyerleri işi tatil ediyor kimisi ise çalışma saatlerini oruç saatlerine göre ayarlıyor. İş verimi düşen de oluyor iş hacmi artan da. Bu bağlamda işverenin inisiyatif ve hoş görüsü de önemli tabi. Sonuç olarak işin asli unsurlarını işveren belirliyor, tabi kanunun çizdiği sınırlar çerçevesinde.Bir de bu sene ramazana denk gelen virüsle mücadele dönemiyle bakalım karşımıza nasıl uygulamalar çıkacak.SAHURA KADAR UYUMAMAK İŞE GEÇ KALMANIZA SEBEP DEĞİLDİR!Ramazan ayında sahura kalkmak ya da sahura kadar uyumamak, yiyip yatmak, yemeden oruç tutmak gibi herkesin kendine göre bir düzeni bulunmakta. Ne olursa olsun gece uyku bölünmesi ya da hiç uyunmaması durumunda gün içinde uykusuzluk ve halsizlik görülmesi aşikâr. Bu halsizlik durumunun işe yansıması ya da yetersiz uyku sebebi ile işe geç kalınması işvereninizle iş kanunu çerçevesine imzalamış olduğunuz iş sözleşmesi ile pek uyuşan bir durum değildir.Hal böyleyken asıl yapılması gereken bir ödevi aslında göz ardı etmiş oluyoruz, çalışmak! İşverenler, işçilerine onların bedensel, zihinsel, düşünce ve becerilerine dayalı ya da herhangi bir sanat icraat etmekteyse profesyonel becerilerine karşılık ücret ödemektedir.Düzenli olarak uykusunu alamayan bir işçi işini hak ettiği gibi karşılayamamaktadır, ya da yerine getirememektedir. Düzensiz uykusuzluk üzerine bir de açlık eklendiğinde işin aksaması ya da hatalı olması kaçınılmaz olmaktadır. İşte bu gibi durumlarda işvereniniz sizden savunma ister ise ‘Oruçluydum, sahura kalktım’ gibi bahanelerde bulunmayın, yargı kabul etmiyor! Bizden söylemesi…ARA DİNLENMESİ KALDIRILARAK, MESAİDEN KISILAMAZ!Çoğu işyeri ramazan ayına özgü bir uygulama ile öğlen yemek yenilen saati kaldırarak iş çıkış saatinden düşmektedir. Ama unutulmamalıdır ki öğlen ara dinlenmesi sadece yemek yemek için verilmiş bir ara değildir.Ara dinlenmeler 4857 sayılı İş Kanunu gereği çalışma saatlerine oranla belirlenmiş olup kullandırılması zorunlu sürelerdir. İşçinin ara dinlenmelerinde yemek yiyip yememesi ya da çay içip içmemesi ara dinlenmenin varlığını ortadan kaldırmaz.Ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da ara dinlenmeleri zorunlu kılan bir kanundur ki işçinin işini sağlıklı yerine getirebilmesi için yeterince dinlenmiş olması gerekir. İşyeri tehlike sınıfı az ya da çok tehlikeli olsun işgücü sisteminin ayrılmaz bir parçası ara dinlenmelerdir ve ara dinlenmeler besin tüketmeseniz bile beden sağlığı için önemli olduğundan kaldırılamaz.Öğle arası veya diğer dinlenme süreleri kaldırılmış olan bir iş yerinde meydana gelecek olan iş kazasında işverenin kusuru öğle arasının kaldırılmasından ötürü artacaktır. Bu durumda cezai yaptırımlar da kusur oranınca artarak uygulanacaktır. Ayrıca öğle arası kullandırılmayarak, akşam öğle arası saati kadar erken çıkarılma uygulaması da Yargıtay kararınca kabul edilmemektedir.İŞVEREN RAMAZAN BOYUNCA İŞYERİNİ KAPATARAK YILLIK İZİN KULLANDIRABİLİR!Ramazan ayı dolayısıyla işlerinde azalma olan işletmeler Ramazan ayı boyunca işyerindeki faaliyetlerini durdurarak tüm personelleri izne çıkarabilir. Yıllık ücretli izin yönetmeliğince Nisan ayı başı ile ekim ayı sonuna kadar işveren tüm personellere ya da bir kısım personele toplu izin kullandırabilir. Belirtilen durumda, ramazan ayı boyunca işyerini kapatacak olan işyerinde tüm personellerin bir aylık yıllık izin süresini hak ediyor olması gerekmektedir, aksi takdirde 14 günlük izin süresi olan bir personele 16 günlük ücretli izin vermiş sayılacaktır.RAMAZAN KOLİSİ SİGORTA PRİMİNDEN MUAFTIR!İşyerlerinin pek çoğunda Ramazan ayında işçilere ramazan paketi yâda kolisi şeklinde ayni yardımlar yapılmaktadır. Son dönemlerde süpermarketlerin hediye çeklerinin de bu amaçla kullanıldıkları görülmektedir. Bu durumda, ramazan kolisinin net bedeli brüte çevrilecek ve çalışanların bordrolarında gösterilecektir. Ayni yardımın gelir vergisi ve damga vergisi hesaplanacaktır. Bu tutarlar SGK bakımından prime esas kazanca dâhil edilmeyecek ve işsizlik sigortası da hesaplanmayacaktır.Bununla birlikte, işçilere ramazan ayında ayni yardım yerine nakdi yardım yapılması da mümkündür. Aynı şekilde nakdi yapılan yardımdan gelir vergisi, damga vergisi kesilmesi gerekmektedir. Fakat nakdi yapılan yardımlardan ayrıca sigorta priminin de kesilmesi zorunludur. Ramazan ayında işçisine ayni ya da nakdi yardım yapan ve bunu bordroda göstermeyen işverenler herhangi bir denetim sırasında idari para cezası ile karşılaşabilirler.

Devamını Oku

MUHSGK bir kez daha ertelendi

21 Nisan 2020

Virüsle mücadele kapsamında her gün yeni bir tedbir alınıyor, yeni bir sistem değişikliği yapılıyor, yeni bir tebliğ, yeni bir genelge yayımlanıyor.Gelin kısa başlıklarla gündemi ele alalım…Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin ertelenmesine ilişkin 8 numaralı Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.Karar ile MUHSGK Birleşmesi (Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) 1 Temmuz 2020 tarihine kadar yeniden ertelendi.Pilot İllerde MUHSGK Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ertelendi mi?Muhtasar ve Prim Hizmet Beyananmesine daha önce dahil edilen pilot illerde MUHSGK Beyannamesi verilmeye devam edecek.2020 Mart Dönemi Bildirgeleri SGK'ya verilecek2020 Mart dönemi Aylık Prim ve Hizmet belgeleri e-Bildirge V2 ekranlarından SGK'ya verilmeye devam edecek.Muhtasar ve Prim hizmet beyannamesine geçiş ne zaman yapılacak?1 Mart 2020 tarihi itibari ile uygulamaya geçmiş olan Muhtasar ve Prim Hizmet beyannamesi (MUHSGK Birleşmesi) Koronavirüs sebebi ile bir erteleme daha olmaz ise 1 Temmuz 2020 tarihi itibari ile uygulanmaya başlanacak.7244 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu’na geçici 10. Madde eklenerek mücbir sebep kapsamında işverenlere işçilerini ücretsiz izine çıkarabilme hakkı tanındı.4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa getirilen geçici madde kapsamında, ücretsiz izin verilenler ile 15 Mart sonrası işten çıkarılanlardan işsizlik sigortası alamayanlara günlük 39.24 lira yardım yapılacak.Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, ücretsiz izine çıkarılan sigortalıların prim beyannamelerinde bildirilebilmesi için yeni bir eksik kodu sisteme tanımlandı.İşverenler ücretsiz izine çıkardıkları personellerinin eksik gün nedenini 28- PANDEMİ ÜCRETSİZ İZİN ( 4857 GEÇ. 10MD) koduyla Kuruma bildirecek, bu sayede bu personellerin İŞKUR kayıtları da yapılmış olacak.KISA ÇALIŞMADAN FAYDALANAN KİŞİLERİ GÖRÜNTÜLEMEK MÜMKÜN MÜ?Kısa çalışma ödeneği başvurusu yapıldıktan sonra, kısa çalışma ödeneğinden faydalanan kişileri İŞKUR sisteminden tespit edebilmek artık mümkün.Sisteme eklenen bu yeni listeleme özelliği sayesinde özellikle hak sahibi olmayanların belirlenerek ücretsiz izine çıkarılmaları ve hiç olmazsa günlük 39,24 TL ödenekten faydalanmaları sağlanabilecek.Aşağıda elimden geldiğince anlatmaya çalıştığım adımları takip ederek listeye ulaşabilirsiniz. HN kısmında *** olarak belirlenen kişiler ödeneğe hak sahibi olmayan anlamına gelmektedir.‘FIRSAT’ KOMİSYONCULARI İŞ BAŞINDA, AMAN DİKKATAile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı her gün yeni bir tedbir açıklayarak,hem işveren hem işçi tarafında yaşanan bu zor günlerin üstesinden gelmeye çalışıyor.Ne var ki, bazı fırsatçılar işverenlerin kapısını çalarak, kısa çalışma ödeneğini o işletmeye alma konusunda komisyonculuk faaliyetine giriyorlar. Görüyoruz duyuyoruz ve biz onların kim olduklarını nereden geldiklerini de gayet iyi biliyoruz.Devletin vermiş olduğu, işvereni ve istihdamı korumaya odaklı bir uygulamadan komisyon talep eden bu ahlaksızlara prim vermeyin. Bakanlığın her kademesi bu işi sorunsuz ve zamanında halledebilmek adına var gücüyle çalışıyor merak etmeyin.

Devamını Oku

Gurbetçilere SGK'dan müjde! Ek süre tanındı

17 Nisan 2020

Bilindiği üzere 01/08/2019 tarihi itibariyle tüm yurt dışı borçlanmalarının prim oranları yüzde32’den yüzde 45’e yükseltilmiş ve bu tarih itibariyle yurt dışı borçlanması yapanların sigortalılık statüleri de Bağ-Kur kapsamında değerlendirileceği açıklanmıştı. İş ve Sosyal Güvenlik uzmanı yazarımız Mert Nayır yüz binlerce kişiyi ilgilendiren ek süre kararına ilişkin ayrıntıları yazdı! Siz de sorularınızı uzmanasor@gazetevatan.com adresine gönderine yanıtlansın…1 Ağustos 2019 Tarihinden birkaç hafta kadar önce bu yönde bir kanun çıkarılacağı bilgisi yayılmış ve tüm borçlanmak isteyen kişiler borçlanma taleplerini kuruma iletmişlerdi.Eksik belgelerle müracaat edenlere ek süre Eski kanundan faydalanarak 4/a statüsünde ve ucuz borçlanma yapmak erken emekli olmak isteyenler sadece dilekçe ile müracaatlarını yaptılar. Sadece dilekçe ile müracaat edenlere kurum ‘eksik belgeleriniz var, bu belgeleri 3 ay içerisinde tamamlayın’ tebligatı gönderdi.Bu tebligatı eline alan gurbetçilerimizin 3 aylık süreyi dolduranlar için yeni bir fırsat doğdu. SGK 1 Nisan’da yayımlamış olduğu duyuru ile 1 Ağustos 2019 tarihinden önce yurt dışı borçlanması yapmış ve eksik evrakı olduğu tespit edilen gurbetçilere ek süre tanıdı.Eksik belgelerinin tamamlanmasına ilişkin tebligatı 01.12.2019 – 31.12.2019 tarihleri arasında alan kişilerin eksik belge tamamlama süreleri 31.07.2020 tarihine kadar, eksik belgelerinin tamamlanmasına ilişkin tebligatı 01.01.2020 – 29.02.2020 tarihleri arasında alan kişilerin eksik belge tamamlama süreleri 01.03.2020 tarihine kadar geçen süreler düşülerek kalan süreleri 01.07.2020 tarihinden itibaren, eksik belgelerinin tamamlanmasına ilişkin tebligatı 01.03.2020 – 30.06.2020 tarihleri arasında alan ya da alacak kişilerin eksik belge tamamlama süreleri 01.07.2020 tarihinden itibaren başlatılacaktır.Örnek 1: Fatma hanım 15.07.2019 tarihinde eksik belgelerle birlikte yurtdışı borçlanması yaptı. Kurum, Fatma hanıma eksik belgeleri tamamlama yazısı gönderdi ve Fatma hanıma bu yazı 15.02.2020 tarihinde tebliğ aldı. Normal şartlarda 3 aylık eksik belge tamamlama süresi 15.02.2020 itibariyle başlayıp 15.05.2020 itibariyle sonlanmış olacaktı. Ancak bu düzenleme ile 15.02.2020 tarihinden 01.03.2020 tarihine kadar olan kısım düşülerek 3 aylık süre 01.07.2020 itibariyle başlatılacaktır. Yani Fatma hanımın 3 aylık süresinden 15 gün düşülerek kalan 2,5 aylık kısmı ise 01.07.2020 tarihinden itibaren düşürülecektir.Örnek 2: Ahmet bey eksik belgelerle 01.06.2019 tarihinde yurtdışı borçlanması müracaatında bulunmuş. Kurum, Ahmet beye 01.12.2019 tarihinde eksik belge tamamlama yazısı göndermiş. Ahmet bey bu yazıyı 10.12.2019 tarihinde tebliğ almış. Normal şartlarda Ahmet beyin 10.03.2020 tarihinde süresi doldu. Ancak yapılan bu düzenleme ile birlikte Ahmet beye 31.07.2020 tarihine kadar yeniden eksik belgelerini tamamlama hakkı tanınmış oldu.

Devamını Oku

Meclis’e sunuldu o işçiler kapsam dışı…

15 Nisan 2020

Milyonlarca kişiyi ilgilendiren düzenleme Meclis’e sunuldu. “Olağanüstü” Yaşanılan bu dönemi tek kelime ile anlat deseler kullanabileceğim tek sözcük sanırım.İşte bu olağanüstü dönem içerisinde çalışma hayatının dinamiklerini koruyabilmek adına her geçen gün farklı tedbir paketleri yürürlüğe sokuluyor. Kısa çalışma ödeneği hamlesinden sonra ortaya çıkan ve sayıları yüz binleri aşan, işsizlik ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan işçilerin durumları uzun süredir gündemdeydi.Torba yasa ile işsiz işçilere yardım ödemesi getirilirken, işçi çıkarmalarda 3 ay boyunca yasaklanıyor. Çevre temizlik vergisi muafiyetinden, su faturalarının ertelenmesine kadar işte karşımızda yeni torba yasa…İşsizlere, İşsizlik Ödeneği Alamayanlara ve Ücretsiz İzindeki Çalışanlara Destek!Kapanan ve faaliyeti durdurulan işletmelerde çalışan personellerin büyük bir bölümü işsizlik maaşı aldı, bir bölümü ise kısa çalışma ödeneğinden faydalandı. Ancak her ikisinden de faydalanamayanların ise durumu belirsizdi.İşsiz kalan, çıkarılan veya 15 Mart itibariyle ücretsiz izne ayrılan çalışanlara işsizlik fonundan günlük brüt olarak 39,24 TL, net olarak ise 38,95 TL ödeme yapılacaktır. Bu durumdaki kişilerin bir aylık ellerine geçecek net ücret 1.168,50 TL olacak.İşçi Çıkaran İşveren İdari Para Cezasını Öder!Belirtilen kanun kapsamında işverenlere de kanunun yayım tarihi itibariyle 3 ay süreli işçi çıkarma yasağı getirilecek. İşveren ücretini ödeyemeyeceği işçisini çıkarmak yerine ücretsiz izinli gösterecek. Bu kişiler de günlük 38,95 TL’lik ödenekten faydalanabilecekler.Her türlü iş sözleşmesinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri dışında, kısa çalışma süresi boyunca bu maddenin yürürlüğe gireceği tarihten itibaren 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilemeyecek, aksi takdirde fesih geçersiz sayılarak işverene her bir işçi için aylık brüt asgari ücret tutarında (2.943,00 TL) idari para cezası uygulanacak. İşveren 3 aylık süre içinde işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilecek, ancak bu durum işveren tarafından geçerli nedenle işçinin sözleşmesini fesih etme hakkı tanımayacak, 3 aylık süreyi 6 aya kadar Cumhurbaşkanı uzatabilecek.İşçisini ücretsiz izinde göstererek çalıştırmaya devam eden işverenlerin tespiti halinde, her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere ve her çalıştırılan ay için brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak. Ayrıca işçiye ödenen tüm ücretler de faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecek.Çevre Temizlik Vergisi Alınmayacak, Su Faturaları Ertelenecek!Kapatılan ve faaliyeti durdurulan işletmelerin kapalı kaldığı dönemler için ilgili Belediyelerce Çevre Temizlik Vergileri tahakkuk ettirilmeyecek.Ayrıca yine Belediyeler tarafından konutların ve kapatılan işyerlerinin su faturaları 3 aya kadar ertelenecek.Hazine ve belediye taşınmazları ile milli parklar ve Orman Genel Müdürlüğü taşınmazlarına ve izinlerine ait borçlar, KYK kredi borçları ile belediyelerin gelir vergisi ödemeleri, sosyal sigorta prim ödemeleri 3 ay süreyle ertelenecek ve belediyelerce toplu taşıma faaliyetleri 3 ay süreyle desteklenebilecek. Bu süreler 3 ay uzatılabilecek.Tam kanun metnine buradan ulaşabilirsiniz…İşte, işçiyi işten çıkarma yasağı dışında bırakan haller şöyle: İş sözleşmesi yapıldığı sırada, işiyle ilgili gerekli vasıflara veya şartlara sahip olmadığı halde sahip olduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işvereni yanıltması. İşçinin, işveren veya aile fertlerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, ya da işveren hakkında asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması. İş yerindeki başka bir işçiye cinsel tacizde bulunması. İşçinin işverene ya da aile fertlerinden birine ya da başka bir işçiye sataşması, iş yerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi veya bunları iş yerinde kullanması. İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, meslek sırlarını ortaya atması. İşçinin iş yerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. İşverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda 3 iş günü işe gelmemesi. Yapmakla görevli bulunduğu işler hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, iş yerindeki makineleri, tesisatı veya başka eşyayı 30 günlük ücreti ile ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

Devamını Oku

Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! İlk onay çıktı ve ödenecek ücret belli oldu...

13 Nisan 2020

Corona virüs salgını nedeniyle hemen hemen her gün ülkemizde yeni tedbirler alınmaya devam ediliyor. Özellikle işveren ve çalışan kesim için alınan önlemlerle ekonomik ve sosyal yasam dengesi gözetiliyor, istihdamın korunması amacıyla işsizliğin artmasının önüne geçilmeye çalışılıyor. Kısa çalışma ödeneği desteğinin başlatılmasından sonra, ekonomik daralma yaşayan sektörlere kredi imkânı tanınmış, ihtiyaç sahibi ailelere biner liralık ek yardımlar sağlanmıştır. Bazı büyükşehir belediyeleri erzak kolileri hazırlamış ve ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmış ve ulaştırmaya devam etmekteler.Kısa çalışma ödeneği derdimize derman oldu mu?Kısa Çalışma Ödeneği, son 12 aylık brüt maaşın ortalamasının %60’ı olarak verilecek olsa da bu felaket senaryosu içerisinde şüphesiz ki ilaç görevi görecek.Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yeni tip corona virüsle (Covid-19) mücadele tedbirleri kapsamında uygulanan kısa çalışma ödeneğine bugüne kadar 200 binden fazla firmanın, 2 milyondan fazla çalışan kapsamında başvuruda bulunduğunu ve bunlardan 700 bin kişilik başvurunun onaylandığını belirtti.Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde işsizliğin boyutları tarihlerinde görülmemiş rakamlara ulaşmış durumda. Avrupa ve ABD’de ortalama bin dolarlık işsizlik ödemeleri yapılıyor. Kısa çalışma ödeneği rakamları bu doğrultuda eleştiriliyor ancak Sosyal Güvenlik sistemimizin özellikle sağlık hizmetleri konusunda ki desteğini ve başarısını bu noktada gözden kaçırmamak gerekiyor.İşten çıkarma yasak, ücretsiz izin serbest!Meclis gündemine gelen ve yeni ekonomik tedbirleri içeren Torba Kanunda 3 ay boyunca işçi çıkarmak yasaklanıyor! İşletmeler işçilerini çıkarmak yerine ücretsiz izine çıkaracaklar. Ücretsiz izin süresi 3 ay şeklinde uygulanacak ve bu süreyi Cumhurbaşkanı 6 aya kadar uzatabilecek.Bu sistemin amacı virüs etkilerinin ne zamana kadar süreceği ve ne kadar etki edeceğinin ön görülememesinden kaynaklanıyor. Bu sistemle ‘personelini çıkarma, ücretsiz izne gönder, işler rayına tekrar oturduğunda herkes kaldığı yerden devam etsin” durumu sağlanmaya çalışılacak.İşsizlik maaşı yok, ücretsiz izin ödemesi var!Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımızın onayıyla yürürlüğe girecek yasaya kapsamında işçi çıkarmak yasaklanacak. İşçi çıkarma yerine ücretsiz izin gösterilecek ve bu kişilere yine işsizlik sigortası fonundan günlük 39,24 TL ücret ödenecek. Aylık 1.177,20 TL ücret alacak olan vatandaşlarımız bu süre sonunda yine işten çıkarılmaları ve diğer koşulları sağlamaları halinde işsizlik maaşına müracaat edebilecekler.İşsizlik maaşı alamayan da müracaat edecek!1.177,20 TL’lik ödeme sisteminin güzel tarafı işsizlik maaşı alamayan ve kısa çalışma ödeneğinden de faydalanamayan kişileri de kapsayacak olması.Yani; son 3 yıl içeresinde işsizlik ödeneği almış, 450 gün ve 60 gün şartlarını sağlamayan vatandaşlarımıza 1.177,20 TL’lik ödeme yapılacak.Kredi için SGK borcu yoktur yazısına gerek yok!Salgın nedeniyle nakit akışları bozulan birçok firmamız maddi olarak zor duruma düştü. Firmalara destek kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı kredi destek paketi açıklamıştı.Bu destek kredilerinden faydalanmak için SGK ve Vergi Dairelerinden ‘Borcu Yoktur Yazısı’ almalarına gerek duyulmamaktadır. Bankalar kredi desteği için işletmelerden borcu yoktur yazısı istemeyecek, kurumlar bu nedenle borcu yoktur düzenlemeyecektir.İşte ilgili kanun maddesi;MADDE 4 – 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 24- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici onuncu maddesi çerçevesinde ücretsiz izne ayrılan işçilere ve 15/3/2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup, Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere, 4857 sayılı İş Kanununun geçici 10 uncu maddesi çerçevesinde belirlenen fesih yasağı süresince Fondan her gün için 39,24 Türk Lirası nakdi ücret desteği verilir.Birinci fıkra çerçevesinde ücretsiz izne ayrılarak ücret desteğinden yararlanan işçinin işveren tarafından fiilen çalıştırılmaya devam ettiğinin tespiti halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 nci maddesinde belirlenen idari para cezaları dört katı olarak uygulanır.Bu madde kapsamında verilecek nakdi ücret desteğinden yararlanma süresini altı ay süreyle uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

Devamını Oku

Çalışanların haklarını almaları için zaman aşımı süresi 5 yıl...

10 Nisan 2020

SORU: Ben devlet hastanesinde geriye dönük 3 yıl alamadığım ekstra ücretleri alabilir miyim? Sözleşmeliden kadroya geçtim.CEVAP: İşçi özlük alacakları (fazla mesai, yıllık izin ve ikramiyeler gibi) iş akdi sona erdikten sonra 5 yıllık zaman aşımına tabidir. Tazminatlar ise 10 yıllık zaman aşımına tabidir. Tarafınıza ödenmeyen haklarınız varsa alacak davası açabilir veya Alo 170’i arayarak denetim talebinde bulunabilirsiniz. İş akdinizin devamını de ele alırsak bu durumu öncelikle varsa sendika temsilciniz ve sonra hastane yönetimine ileterek yürütmeniz gerekmektedir.SORU: Merhabalar kolay gelsin. Benim özellikle merak ettiğim konular ‘ne zaman emekli olurum ve şartlarım tutuyor mu’ Doğum tarihim:10/10/1973, 14/08/1990 Başlangıç 4 A Toplam SGK 4626 günüm var. 4B-2000 yılı öncesi toplam günüm 579 gün, Bağkur 1997/1999 arası. Askerlik 1995/1997 Arası 540 gün borçlanma yapabilir miyim emekliliğimi daha erkene alır mı? Size sormak istediğim 4.yıl yurtdışında yaşadım fakat kaçak olarak sadece 3 aylık turist vizem var geçmiş bunu borçlanabilir miyim? Saygılarımla kolay gelsin Mahmut Acer...CEVAP: Öncelikle sigortalılık başlangıcınız askerlik hizmetinizden önce olduğundan borçlanma yapmanız durumunda yaş şartında bir indirime gidilemeyeceğini belirtmek isterim. 14.08.1990 Tarihli sigortalılık başlangıcınıza göre 52 yaş 5525 prim günü şartlarına tabisiniz. Mevcutta Bağkur süreleriniz de dahil 5205 prim gününüz var. Eksik kalan 320 günü ister çalışarak ödeyin ister isteğe bağlı olarak ödeyin. Tabi askerlik borçlanması şeklinde de tamamlayabilirsiniz. Daha sonrasında 52 yaşınızı beklemeniz gerekecektir. Yurtdışında kayıt dışı çalıştığınız süreleri borçlanmanız mümkün değildir.SORU: Merhaba, ben 2017’de emeklilik için başvuruda bulundum. Başvurudan 3 ay sonra bir yazı geldi, 3 ay içerisinde bu parayı yatırmak gerektiği yazıyordu. Paramda vardı ama başka bir sorun çıktı yatıramadım. Şimdi benim sorum bu yapmış olduğum başvuru iptal mi oldu yoksa tekrardan başvurup aynı şeyden faydalanabilir miyim? E-devletten gidişimde başvuru yaptığım kayıt halen daha duruyor ne yapmalıyım yeni prosedür nasıl işliyor? Eski haklar geri geldi mi. Teşekkür ederim.CEVAP: Emeklilik müracaatında yaş ve prim günü şartı dışında kuruma herhangi bir borcunuzun da bulunmaması gerekiyor. Başvuru esnasında olmayıp sonrasında tahakkuk eden borçlar için kurum sigortalıya ödeme emri gönderir. Ödeme emrini belirtilen süre içerisinde ödemezseniz başvurunuz iptal edilir. Borcunuzu ödedikten sonra tekrardan emeklilik tahsis talebinde bulunmanız gerekir. Bu konuyla ilgili herhangi bir düzenleyici torba kanun çalışması bulunmamaktadır.SORU: Merhaba, ben 2017’de emeklilik için başvuruda bulundum. Başvurudan 3 ay sonra bir yazı geldi, 3 ay içerisinde bu parayı yatırmak gerektiği yazıyordu. Paramda vardı ama başka bir sorun çıktı yatıramadım. Şimdi benim sorum bu yapmış olduğum başvuru iptal mi oldu yoksa tekrardan başvurup aynı şeyden faydalanabilir miyim? E-devletten gidişimde başvuru yaptığım kayıt halen daha duruyor ne yapmalıyım yeni prosedür nasıl işliyor? Eski haklar geri geldi mi. Teşekkür ederim.CEVAP: Emeklilik müracaatında yaş ve prim günü şartı dışında kuruma herhangi bir borcunuzun da bulunmaması gerekiyor. Başvuru esnasında olmayıp sonrasında tahakkuk eden borçlar için kurum sigortalıya ödeme emri gönderir. Ödeme emrini belirtilen süre içerisinde ödemezseniz başvurunuz iptal edilir. Borcunuzu ödedikten sonra tekrardan emeklilik tahsis talebinde bulunmanız gerekir. Bu konuyla ilgili herhangi bir düzenleyici torba kanun çalışması bulunmamaktadır.SORU: Ben torunuma bakıyorum, anne ve babası ayrıldı. Mahkeme çocuğu babaya verdi. Anne istemedi, ben babaanneneyim. Tabi ki de büyütüyorum, yedi aylıktı şimdi üçüncü sınıfa gidiyor. Baba da annede başka yuva kurdu çocuk benimle kalıyor. Baba asgari ücretle çalışıyor, bakması gereken iki çocuğu daha var. Ben nereden ve nasıl yardım alabilirim, torunum için bilmiyorum bana yardımcı olursanız sevinirim.CEVAP: Öncelikle belirtmek isterim ki eli öpülecek bir babaanneye sahip torununuz. Söylemek istediğim çok şey var ama ben sadece sorunuza cevap vereyim şimdilik; durumu olmayan ve muhtaç kimselere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birçok yardım sağlamaktadır. Bu yardımlara erişebilmeniz için hanedeki kişi başına düşen gelirin en fazla 701,32 TL olması gerekmektedir. Yani bulunduğunuz hanede siz ve torununuz yaşıyorsa sadece toplamda 1.402,64 TL’den az geliriniz mevcutsa bu yardımlardan faydalanabilirsiniz. Sağlanan yardımlara aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz. Bazı il ve ilçe Belediyeleri ve Kaymakamlıkları da yardıma muhtaç ve durumu olmayan ailelere eğitim, gıda ve yakacak yardımı sağlamaktadır. Yardımlar listesine buradan ulaşabilirsiniz.https://www.ailevecalisma.gov.tr/sygm/programlarimiz/sosyal-yardim-programlarimiz/SORU: 01.09.1994 yılından sigorta girişim var (Sultanahmet SGK müdürlüğü vardı o zaman oradan) numara verilmiş ama hiç prim yatırılmamış. Primlerim 01.09.1997 yılında işe başladığımda ödenmeye başladı. Şu anda sigortam devam ediyor. 23 yıl kesintisiz devam etti. SGK 1994 girişini kabul etmiyor. Prim ödemeye başlanan 1997 yılından başlatıyor. Dolayısıyla emeklilik yaşım 55 ten 57 ye yükseliyor. Ne yapmam lazım 1994 girişini kabul ettirmek için. Bir yol gösterirseniz sevinirim. Doğum tarihim 04.11.1966Sigortalı işe giriş bildirgeleri ve bordroların bildirimleri 1990 – 2000 yılları arası cezalar yüksek olmadığından işverenlerin çokta üzerinde durduğu bir yükümlülük değildi. Yani işveren sizin işe girişinizi yapıyor ama prim ödemeye 2-3 yıl sonra da başlayabiliyordu. Ancak bu durum sorun yaratınca önlem alınmaya başlandı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nın bu gibi hataları kabul edip düzeltmesi de yasal olarak mümkün değil. Ancak hizmet tespit davası işçinin lehine sonuçlanırsa hizmete işleniyor. Sizin bu döneme ilişkin elinizde bir belge ya da ispatlayıcı delilleriniz varsa dava yoluna gidebilir işe girişinizi saydırabilirsiniz. Konuyla ilgili bir avukattan destek almanız gerekecektir.SORU: Sayın Mert bey, benim sigorta girişim 1995 ama staj yaptığım için 4250 günüm mevcut 18 ay askerlik var toplamda 25 yıl gözüküyor yaşım 40 beni aydınlatırsanız sevinirim.CEVAP: Öncelikle belirtmem gerekir ki staj süreleri sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmemektedir. Sigortalılık başlangıç tarihiniz 23.11.1995 tarihinden önce ise 55 yaş 5750 prim günü, bu tarihten sonra ise 56 yaş 5825 prim günü şartlarına tabisiniz. 1995 Yılındaki girişiniz staj süresi ise ilk sigortalılık tarihinize göre yeniden hesaplama yapmak gerekecektir. Bana doğum tarihinizi, ilk uzun dönem çalışmaya başladığınız tarihi de belirterek tekrardan mesaj atarsanız detaylı olarak yeniden bir hesaplama yapabiliriz.SORU: 11.06.1991 SGK girişim var ve halen çalışmaktayım. 7940 Gün EYT’den yararlanabilir miyim çıkarsa? 1993-94’te 19 ay askerlik yaptım, askerlik borçlanmasıyla 1 yıl erken emekli olabilir miyim?CEVAP: EYT ile ilgili herhangi bir yasa düzenlemesi gerçekleşmesi durumunda yararlanabilirsiniz. Ancak şuan değiştiremeyeceğimiz gerçek siz de milyonlarca yaşa takılan vatandaşımızdan birisiniz. Askerlik borçlanmanıza gelecek olursak sizde yaşı değiştiren bir durum olmayacak. Sigortalılık başlangıç tarihi askerlikten sonra olan kişiler için askerlik süresi boyunca borçlanma suretiyle sigortalılık başlangıcı geriye çekilir. Siz zaten askerden önce sigortalı olmuşsunuz, borçlanma size sadece prim günü kazandırmış olacaktır ki buna da ihtiyacınız yok. Mevcut sigortalılık başlangıç tarihinize göre 53 yaş 5600 prim günü şartlarına tabi bulunmaktasınız.SORU: Ben 01.01.1965 doğumluyum sigorta başlangıcım 01.09.1983 - 4704 günüm ve 373 gün yurt dışı ödenmiş günüm var ne zaman emekli olurum yardım eder deniz sevinirim.CEVAP:Sigortalılık başlangıç tarihinize istinaden istenilen yaş şartını tamamlamışsınız ancak prim günü eksiğiniz bulunmaktadır. Mevcut durumda 47 yaş ve 5150 prim günü ile tahsis talebi gerçekleştirebilirsiniz. Eksik kalan 73 günü askerlik ya da yurtdışı borçlanması şeklinde borçlanabilir, isteğe bağlı ödeme yaparak ya da çalışarak da tamamlayabilirsiniz. Bunları yapacak imkânınız yok ise yine 15 yıl 3600 prim gününe istinaden yaşlılık aylığı talebinde bulunabilirsiniz.SGK girişim 1985, 1911 günüm var. 4B 2100 günüm var. Nasıl emekli olabilirim? Mutlu Atik...Bağkur kapsamında emekli olabilmeniz için 9000 prim gününe ihtiyacınız olacaktır. Bu süreyi tamamlamak istemiyorsanız 5400 gün ile 60 yaşınızda yaşlılık aylığına da müracaat edebilirsiniz. Prim günlerinizi askerlik borçlanması veya mümkünse yurtdışı borçlanması şeklinde de tamamlayabilirsiniz. 4/a Sigortalısı olmak isterseniz son 1261 gün sigortalı olarak hizmet bildirmeniz gerekecektir. Bu durumda tüm hizmetleriniz 4/a kapsamında değerlendirilecektir. Sigortalı olarak 49 yaş 5300 gün ile tam aylık yada 60 yaş 3600 gün ile yaşlılık aylığına müracaat edebilirsiniz. Toplamda 3896 prim gününüz var ama Bağkur’a tabisiniz, 4/a’ya tabi olmak için 1261 gün sigortalı olarak hizmet bildirmeniz gerekmektedir.İşe başlama 04/10 2000. Askerlik borçlanmasını yapmadım. 15 yıl pirimim var 12/12/1974 doğumluyum emekli ne zaman kaç yaşında olurum? Bir de askerlik borçlanırsam geriye dönük olur mu? Teşekkürler08/09/1999 Tarihi sonrası sigortalı olan tüm erkek 4/a’lılar 60 yaş 7000 prim günü şartıyla tahsis talebi gerçekleştirmektedir. Askerlik süreniz 395 gün ise borçlanma yaparak 58 yaş 5975 prim günü şartına indirebilirsiniz. Borçlanmanızda dikkat etmeniz gereken nokta 08/09/1999 ve öncesi bir tarihe sigorta başlangıcınızı çekmektedir. Uzun dönem askerlik yaptıysanız yukarıda belirtilen süre kadar borçlanma yapabilirsiniz.SORU: Merhaba SSK öncesi doğumlarla ilgili gelişme var mı? Bir de eşim 61 doğumlu 03.20.2001 SSK girişi var 6360 gün sigorta pirimi var nasıl ne zaman emekli olur?CEVAP: Sigortalılık öncesi gerçekleşen doğumlara borçlanma imkânı getirilmesi birçok kez gündeme getirildi. Meclise bazı partiler kanun teklifi bile sunmuş ancak kabul görmemiştir. Sigortalılık öncesi doğum borçlanması imkânı tanınması halinde yaklaşık 1 milyona yakın kişi emeklilik imkânına kavuşacaktır. Emeklilik sorunuza gelecek olursak 09.09.1999 sonrası sigorta girişi olan tüm erkek 4/a’lılar 60, kadın sigortalılar ise 58 yaşında 7000 prim günü şartına tabi emekli olacaktır. Yaşlılık aylığı almak ister ise eşiniz 25 yıl sigortalılık süresi, 4500 prim günü ve 60 yaş şartını tamamlaması gerekecektirMerhabalar Mert Bey, Ben 1985 SSK girişli fakat gün yatırılmamış bir çalışanım. 15.05.1967 Doğumluyum, ilk gün yatırılış 1990 yılında yapıldığından 5525 günden emekli olabiliyorum fakat 01.09.1988 ile 05.03.1990 tarihleri arasında askerlik görevimi yaptım ben bu durumda 1988 den 1989 tarihleri arasından 120 gün askerlik borçlanması yaparsam bu tarihlerde gün görüldüğü taktirde emeklilik için 5450 yeterli oluyor bu bilgilerin doğruluğunu tarafınızdan teyit edilmesi durumunda borçlanmayı yapıp emeklilik işlemlerini başlatacağım. Teşekkürler ederim-Fikret ErtaşMerhabalar Mert Bey, Ben 1985 SSK girişli fakat gün yatırılmamış bir çalışanım. 15.05.1967 Doğumluyum, ilk gün yatırılış 1990 yılında yapıldığından 5525 günden emekli olabiliyorum fakat 01.09.1988 ile 05.03.1990 tarihleri arasında askerlik görevimi yaptım ben bu durumda 1988 den 1989 tarihleri arasından 120 gün askerlik borçlanması yaparsam bu tarihlerde gün görüldüğü taktirde emeklilik için 5450 yeterli oluyor bu bilgilerin doğruluğunu tarafınızdan teyit edilmesi durumunda borçlanmayı yapıp emeklilik işlemlerini başlatacağım. Teşekkürler ederim-Fikret ErtaşSelam, ben bir ev hanımıyım. 17 yaşımda (1990) Belçika’ya geldim. Burada 2001 çalışmışlığım var 3 ay. Sorum 1 Ağustos 2019’dan önce müracaat ettim yurtdışı emeklik için 1973 doğumluyum 5750 gün yatıracağım (17 Nissan’a kadar) yatırsam kaç yaşında emekli olurum? 01 Ağustos 2019 tarihinden önce yurtdışı borçlanması yaptıysanız ve ev hanımlığına bağladığınız 1990 itibariyle tahakkukunuz yapılmışsa 47-48 veya 49 yaşınızda emekli olabilirsiniz. Size net bir tarih verebilmemiz için yurtdışı borçlanması yaptınız aralığı öğrenmemiz gerekir. Elinizde bulunan borç tahakkukunda bu bilgiler mevcuttur. Sizi 1990 yılından itibaren borçlandırmışlarsa hemen emekli olabilirsiniz. Bağlanacak aylık tutarı da yine borçlanma miktarınıza göre şekillenmektedir. Asgari ücret üzerinden borçlanacaksanız en düşük alacağınız aylık 1.500 – 1.750 TL olacaktır.Merhaba, benim sigorta girişim 03.05 1995, doğum tarihim ise 03.06.1974. Ne zaman emekli olabilirim? Teşekkürler Sigortalılık başlangıç tarihinize istinaden tahsis talep başvuru şartlarınız 55 yaş 5750 prim günüdür. Bu bilgiler 4/a sigortalıları için geçerlidir, 4/b sigortalısı iseniz yaş şartı değişmeksizin 9000 prim gününe ihtiyacınız olacaktır.Eşim 25.08.1969 doğumludur 20.11.2002 tarih itibaren isteye bağlı SSK primleri ödüyoruz 01.10.2008 tarihinde sistem Bağkur'a döndü ve bu tarihte engelli çocuğu olan annelere erken emekli olabilme hakkı tanındı çocuğumuz 05.07.1999 doğumludur. Yani eşim 21 yıllık engelli çocuğa bakmaktadır oysa kanun 01.10.2008 tarihini baz alıyor bu bir hak kaybıdır ne yapmalıyız eşim ne zaman emekli olacak saygılar.Ağır engelli çocuğu bulunan sigortalılara 5510 sayılı kanunla birlikte erken emeklilik hakkı tanınmıştır. Kanun gereği kişinin bildirmiş olduğu her bir yıl için 90 gün fazladan prim günü hesap edilir ve bu süre yaş şartından da indirilir. 5510 Sayılı kanun 01.10.2008 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Kanunlar geriye yönelik uygulamaya gidemediği için bu tarih öncesi süreler ne yazık ki dikkate alınmamaktadır. Eşiniz Bağkur sigortalısı olduğundan 58 yaş ve 9000 prim gününe tabi olacaktır. 2008 Yılından bu güne kadar 12 yıllık sürede 1080 prim günü hizmetine ayrıca eklenecek ve yaştan indirilecektir. 1080 gün primden düşüldüğünde 7920 gün 55 yaşa inmiş oluyor. Eşiniz 51 yaşında, 53 yaşına geldiğinde bir SGK merkezine giderek dilekçe ile emeklilik yaşı hesaplaması talep edebilirsiniz.26.09.1979 Doğumluyum, SSK girişim 01.09.1997. Şu anda 6889 prim ödeme gün sayım var ve galiba EYT mağduruyum. SGK’ya göre 57 yaşında 25 yıl çalışma sürem ve 5900 prim üzerinden emekli olabileceğim. Bu da 2036 yılına denk geliyor, daha erken bir tarihte emekli olabilir miyim?Sigortalılık başlangıcınıza göre emeklilik hesaplamalarınız doğrudur. Ancak, malullük ya da engellilik dışında ne yazık ki daha erken emekli olabileceğiniz bir imkan bulunmamaktadır. Sağlık sorununuz varsa heyete girebilir yüzde 40 ve üzeri bir rapor alırsanız malul ya da engelli emekliliğine müracaat edebilirsiniz.17.04.1963 doğumluyum. 01.05.1997 tarım Bağkur’u girişim ve 6101 gün prim ödemem var. 2014 yılı nisan ayın tarım Bağkur’undan çıkarak Ek-5 tarım sigortası ödemeye başladım. Toplam 1273 gün prim ödemem var. Askerlik borçlanması yaparsam ne zaman emekli olabilirim. Yeni torba yasaya göre teşekkür ederim, kolay gelsin.Ek 5 tarım sigortalılarının emeklilik koşullarında normal 4/a sigortalılarından hiçbir farkı yoktur. Tarım sigortasının en önemli avantajı ödenen prim tutarının düşük olmasıdır. Tarım Bağkur’undan çıkmanız için son 1261 günden fazla tarım sigortası ödemeniz gerekiyordu ve siz 1273 gün tarım sigortası bildirmişsiniz. Bu durumda 6101 günlük tarım Bağkur’u süreleriniz de tarım sigortasına aktarılacaktır. Tarım sigortası kapsamında 56 yaş 5825 prim gününe tabisiniz ve siz tüm şartları yerine getirmiş görünüyorsunuz. Tahsis talebinde bulunmak için en yakın Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat edebilir, emeklilik müracaatında bulunabilirsiniz.Merhaba, doğum tarihim 22.01.1983. Sigorta başlangıcım 19.03.2004. Aylık bağlama oranı hakkında bilgi verebilir misiniz? Teşekkür ederim. İyi günler.Aylık bağlama oranı 01.01.2000 ile 30.09.2008 tarihleri arasında hizmeti bulunan kişiler için 3600 gün için %35, ve buna ek her 360 gün için 2 puan artırılarak toplamda %65’i geçmeyecek şekilde uygulanır. 01.10.2008 Yılı sonrasındaki hizmetlerde ise aylık bağlama oranı en fazla %50 olarak hesaplanmaktadır. Sadece aylık bağlama oranına bakarak hesaplama yapmak mümkün değildir bunun yanında onlarca gösterge rakamı da mevcuttur. 2008 Sonrası aylık bağlama sisteminde çok prim bildirene yüksek, az prim bildirene düşük emekli maaşı bağlanmaktadır. Yani asgari ücretle çalışan biri 7200 günü geçer ise her yıl için aylığında düşüş olacakken yüksekten prim bildiren kişinin çalıştıkça aylığı yükselecektir. Bu konuda detaylı hesaplama verilerine aşağıdaki kanun üzerinden ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku

Maaş hacizleri ne olacak, 20 yaş altı işe gidecek mi?

8 Nisan 2020

Çin’de başlayarak tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüsü ülkemizde de ne yazık ki etkisini göstermeye devam ediyor. Virüs nedeniyle on binlerce işyeri ise uzaktan çalışma modeline geçmiştir. Tabi ekonomik sistemin değişmesiyle birlikte mevzuatta da hızlı değişiklikler yapılmaktadır. Çalışma hayatının virüs nedeniyle arafta kalan yönlerini sizler için ele alıyoruz.İcra daireleri durdu, kesintiler devam!Dünya Sağlık Örgütü’nün 11 Mart 2020 tarihi itibariyle Pandemi ilan etmesiyle birlikte tüm dünyada önlem amaçlı mevzuatsal değişikliklere gidildi. Bu vahim virüsün ülkemize de sıçraması dolayısıyla tedbir amaçlı hızla Cumhurbaşkanı kararları Resmi Gazetede yayımlandı. 22/03/2020 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ‘İcra ve İflas Takiplerinin Durdurulması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 2279)’ başlıklı Cumhurbaşkanlığı kararı doğrultusunda nafaka alacakları hariç tüm icra işlemleri 21/03/2020 ile 30/04/2020 tarihleri arasında durduruldu. (İlgili karara ulaşmak için tıklayın)Yayımlanmış olan Cumhurbaşkanlığı kararı içeriğinde belirtilen tarihler arası icra ve iflas işlemlerinin durdurulduğu ve bu tarihler arasında yeni icra taleplerinin alınmaması belirtildi. Belirtilen kararda icra kesintilerinin de durdurulacağı belirtilmemiştir. Bu yönde her kesimden farklı yorumlar gelince Adalet Bakanlığı konuyla ilgili bir görüş metni yayınlamış olup konuya açıklık kazandırdı. 02.04.2020 Tarihli Adalet Bakanlığının görüş yazısına istinaden personellerin icra kesintileri aynen devam edecektir. (İlgili görüş yazısı için tıklayın)20 Yaş Altına Gelen Sokağa Çıkma Yasağına Çalışan Ayarı!Bilindiği üzere 22 Mart 2020 tarihinden itibaren 65 yaş üzeri ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlara sokağa çıkma yasağı uygulanması yönünde İçişleri Bakanlığı bir genelge yayımlamıştı.Yine aynı şekilde 3 Nisan 2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere bu defa 01.01.2000 tarihinden sonra doğanları da kapsayan bir sokağa çıkma yasağı genelgesi daha yayımlandı.Ancak bu genelge 20 yaş altında bulunan çalışanları da etkileyecekti. Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı internet sitesinden 20 yaş altında 18 yaşının üstünde bulunan ve hizmet akdine tabi çalışanların bu Genelgeden muaf tutulduğunu açıklamıştır.İçişleri Bakanlığı duyurusunda;Bu tereddütlerin giderilmesi ve uygulama birliğinin tesis edilmesi amacıyla 18- 20 yaş arasındakiler için hangi durumlarda istisna getirileceği, 81 İl valiliğine gönderilen genelgede şu şekilde sıralandı:Buna göre doğum tarihi 01.01.2000-01.01.2002 tarihleri arasında (18-20 yaş aralığında) olmakla beraber;Kamu kurum ve kuruluşlarında memur, sözleşmeli personel veya işçi statüsünde görevli olanlar,Özel sektörde düzenli bir işe sahip olan ve sosyal güvenlik kayıt belgesi ile bu durumu belgeleyenler,Tarımsal üretimin sürekliliği açısından önemli bir fonksiyona sahip olan ve iller arasındaki planlama, seyahat ve konaklama koşulları 03.04.2020 tarih ve 6202 sayılı Genelgemiz ile düzenlenen mevsimlik tarım işçileri, 03.04.2020 tarih ve 6235 sayılı sayılı Bakanlık Genelgesi ile getirilen sokağa çıkış yasağından muaf tutulacak. Bu istisnalar 01.01.2002 tarihinden sonra doğanlara (18 yaşından küçüklere) uygulanmayacak.Sokağa çıkış yasağından muaf tutulanlar istisna kapsamında olduklarını kanıtlayacak belgeleri yanlarında bulundurmak ve denetimler sırasında bu belgeleri ibraz etmek zorunda olacak. (Tam metni için tıklayın)

Devamını Oku

Kısa çalışma ödeneği hesaplara ne zaman yatacak?

6 Nisan 2020

Mart ortasından bu yana milyonlarca çalışan kısa çalışma ödeneği nedir ne değildir diye öğrenmeye çalışıyor. Herkesin aklında ayrı bir soru işareti olunca ortaya yüzlerce farklı soru ve sorun çıkıyor…Kısa çalışma ödeneği başvuru süresinin başlamasından sonra geçen 15 günde 70 binin üzerinde firma, yaklaşık 2 milyon çalışanı için bu ödeneğe başvurdu. Başvuran firmaların büyük bölümünü imalat, turizm, perakende sektörü oluşturuyor.Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un yapmış olduğu açıklamalara bakacak olursak;İmalat sektörü başvurusu yüzde 50 oranında. Konaklama ve yiyecek hizmetleri faaliyetlerinin başvuru oranı ise yüzde 63.Başvuran firmaların yüzde 67'si çalışan sayısı 10 sigortalıdan daha az çalışanı olanlar. 20 çalışandan azları eklediğimiz zaman bu rakam yüzde 80'lere çıkmış durumda.KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNDEN YARARLANMA ŞARTI NEDİR?Meclis'te kabul edilen yasa ile 600 gün şartı 450 güne, 120 gün şartı da 60 güne indirildi. Buna göre 2 ay çalışan ve hizmet süresinin son 3 yılında 450 gün prim ödeyen çalışan ödeneğe hak sahibi olacak. Bu düzenleme 30 Haziran 2020'e kadar geçerli olacak.Kısa çalışma ödeneği ile sigortalılara; son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 60'ı ödenecek.Buna göre;• 2020 yılı için ödenecek bir günlük kısa çalışma ödeneği en az 58,86 TL• En yüksek ödenecek tutar aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150’sini geçmediği için; 4.414.5 TL• Damga vergisi düşüldükten sonra en düşük 1.752,40 TL ödenecek.ÖDEMELER NASIL YAPILACAK?Normal şartlar altında, kısa çalışma ödeneğinde ücret ödemeleri PTT hesapları üzerinden yapılıyor. Ancak PTT önlerinde maaş alabilmek için kuyrukların oluşturabileceği riskler dikkate alınarak, çalışanların IBAN numaraları İŞKUR tarafından toplanmaya başlandı.Böylece ödemeler herkesin banka hesabına aktarılabilecek, banka atm’leri ve internet bankacılığı devreye girince PTT’lerde yoğunluk yaşanması engellenecek.ÖDEMELER NE ZAMAN YAPILACAK?İşte geldik en önemli soruya…Özellikle İçişleri Bakanlığının genelgeleriyle kapatılan işyerlerinin çalışanları başta olmak üzere milyonlarca sigortalı Mart ayının ortasından beri bir bilinmezliğin ortasında.Yürürlükte olan İŞKUR mevzuatına göre, işsizlik sigortası fonundan veya kısa çalışma ödeneğinden ücret desteği alanlar her ayın 5’inde bu ödemeyi alıyorlar.Ancak binlerce firmanın milyonları aşan çalışanı için yaptığı başvuru süreçlerinin ve incelemelerinin devam etmesi nedeniyle çalışanların 6 Nisan’da bu ödemeden yararlanabilmeleri teknik olarak imkânsız gözüküyor.Bu nedenle nisan ayı içerisinde kısa çalışma ödemelerinin yetiştirilmesi için İŞKUR’un tüm personelleri ve müfettişlerimiz var güçleriyle çalışılıyorlar. Ancak yetkililerle yaptığım görüşmelerde, incelemelerin tamamlanmasıyla onay listelerinin hazırlanacak olması ve İŞKUR’un kendi muhasebe sisteminin Nisan ayı içerisinde başka bir tarihe ödeme imkânı veremeyeceği için ödemelerin “5 MAYIS” olarak programlandığı bilgisini aktardılar. Gözler bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bakanımıza çevrilmiş durumda

Devamını Oku