Haberin Devamı
Bu hafta sizleri sadece Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralarla baş başa bıkarıyorum.
Sen tanır mısın ki?
Joe işten çıkınca akşam lisesine devam ediyor ve işyerinde birlikte çalıştıkları arkadaşı Sam ’e hava atıyormuş. “George Washington’u biliyor musun?..” Sam “Hayır ” diye cevap vermiş “Amerika’nın ilk Başkanıdır.. Pekii Lord Nelson’u Tanıyor musun?” Sam ona da “Yooo..” karşılığını vermiş. “Hah hayytt!.. İngiliz Amirali.. Görüyor musun, senin de gece okuluna gitmen şart!.. ” Sam bunun üzerine dişlerini sıkarak “Peki, sen Antonio Vida kimdir bir fikrin var mı?..” diye sormuş “H..hayır?.. ” diye cevap vermiş bu sefer Joe. “Sen gece okulundayken sizin eve her gece sessizce giren pastacının çırağı!..”
Turuncu işaret
Uçakla çok sık seyahat ederim, havaalanında bagaj teslim bandında birbirine benzeyen bavullar arasında kendinizinkinin bulunması ne kadar zordur bilirsiniz. O yüzden bavulun sapına turuncu parlak renkli kurdeleler koyup beyaz yapışkan bantla iki büyük yüzüne çarpı işareti koydum. Bavulum bagaj tünelinden çıkar çıkmaz tanıdım, bana doğru gelirken iyi giyimli bir beyefendi bavulumu banttan aldı, yürüyüp giderken arkasından yetiştim “Sanırım bu bavul benim..” dedim, “Sizin bavulunuzda da böyle işaretler var mıydı?” Adam “Yoktu” dedi bir yandan da yürürken, “Ben de bavuluma böyle saçma sapan şeyleri hangi manyak iliştirmiş onu merak ediyordum!..”
Feci fırça!
Kasabayı müthiş bir sel basmış, kızın biri ile küçük bir oğlan çocuğu evlerden birinin damına çıkıp kurtulmuşlar, yan yana oturup selin sürüklediği eşyaları, otomobilleri seyrederlerken kızın dikkatini akıntının tam tersi istikametinde giden bir şapka çekmiş. Şapka bir müddet sonra geri dönüp akıntı yönünde gitmiş ve sonra yine tam tersi istikamete dönmüş. “Yahu şuna bak” demiş kız oğlan çocuğunu dürterek, “Şapka bir ileri bir geri geliyor.. Çok ilginç değil mi?” Küçük oğlan “İlginç falan değil, o benim babam” demiş “Bu sabah annem ‘Kasırga da olsa, tufan çıkıp buraları sel de bassa bu çimler biçilecek..!’ diye feci bir şekilde fırçayı çekmişti..! ”
İzin
Bakanın danışmanı gece yarısı Bakan’ı “acil” diyerek telefonla aramış, yataktan fırlayan Bakan “Sabaha kadar beklemeyecek bu kadar önemli olan şey nedir?” diye kızarak sormuş. “Bakanlık Müsteşarınız biraz önce öldü efendim” demiş danışmanı, “Ben onun yerine geçmek istiyordum da..”
Bakan “Şahane olur.. Benim için de çok uygun ” diye cevap vermi dişlerini sıkarak, “Ama Mezarlıklar Müdürlüğü’nden de izin almamız gerekir sanıyorum..!”
Tavuklar önünde
Çiftçinin karısı boşanmak için tavsiyelerini almak üzere avukatına gitmiş, “Kocam müthiş azgın, dayanamıyorum ve etrafa rezil oluyoruz artık” demiş avukatına ağlayarak, “Bu sabah tavukların tam önünde bana saldırdı beni yere yatırdı, daha sonra off.. Utancımdan yerin dibine girdim..” diye eklemiş sinirinden titreyerek. “Yahu tavuk bu.. Ne anlar?.. Kime rezil olacaksınız ki?” demiş avukat onu rahatlatmak için, “Çiftlikte de etrafta kimseler yok.. Boş verin. ” Kadın “Ne çiftliği avukat bey..!” demiş kadın, “Bu olay süpermarkette tavuk reyonunda oldu..!”
Hayret
Adam sabaha kadar barda içip hayli sarhoş eve gelmiş ve girmiş yatağa.. Sabah kalktığında karısının yerinde köpeğinin yattığını fark edince “Kahretsin!..” demiş, “Yahu dün gece sarhoş gelip köpeği tekme tokat pencereden sokağa fırlatırken ben de ne kadar direnip hır çıkarttı diye hayret etmiştim!..”
Yuh yani
Sevgililer gününde kız onu evden alıp gelecek sevgilisini hazırlanıp beklemeye başlamış, 2 saate yakın bekleyip delikanlı gelmeyince soyunup pijamalarını, terliklerini giymiş almış patlamış mısırını sıcak çikolatasını oturmuş TV’de sinema seyretmeye.. Biraz sonra kapı çalmış ki sevgilisi.. “Hayret yaaa!..” demiş delikanlı “tam 2 saat geciktim sen hala hazırlanmamışsın yuh!..”
Yarış
Kadının biri şehirlerinde yapılacak büyük ödüllü yarış için sakatlık geçiren atını veteriner kontrolüne götürmüş, veteriner hayvanın şişmiş sakat ayağını inceledikten sonra kadın hemen sormuş “Onunla yarışabilir miyim?” diye, “TabiiÖ” diye cevap vermiş veteriner, “Ve şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim, kesinlikle siz kazanırsınız..!”
Araya iki cümle
Geçen gün cüzdanımı düşürdüm, karıma “Moralim çok bozuk..” dedim, “Boş ver, üzülme..” dedi, “Eminim onu bulanın morali daha çok bozulmuştur..!”
Karımı her hafta değişik bir yere götürürüm.. Ama maalesef o her seferinde yolu bulup eve döner..
Bitiş
* Dede, yaşlanınca eşler arasında aşkın bittiği nasıl anlaşılıyor?..
* Yavrum önce dantelli giyiliyor, daha sonra penyeye geçiliyor ve en sonunda yün eşofman ve bitiş.
Ne zannediyorsun?
Alihan’ın annesi TV’de maç seyreden kocasının önüne geçmiş, “Oğluna bir şey söyle!” demiş, “Söylediğim her şeye itiraz ediyor..!” Adam sinir içinde oğluna dönmüş, “Annenin her dediğine neden itiraz ediyorsun bakalım?” diye kızmış, “Sen bu yaşta kendini benden daha akıllı, daha güçlü mü zannediyorsun ha?.. ”
Gani Yıldız’dan
* Yargıtay Başkanı, “Yargının A’dan Z’ye reforma ihtiyacı var” demiş. Şimdiye kadar yapılan değişikliklere bakılırsa reform A’dan başladı, K’ye uğradı, P’de bitti!
* Cari açıkta yüzde 247,1’lik dev artış olmuş. Osmanlı cariyelerini seyretmekten bizim “cari”ye bakmaya zaman olmadı ki!
* CHP’nin seçim rengi “Ecevit Mavisi”ymiş. Bakalım bu tercih seçim sonrası suratlarda oluşabilecek “Patlıcan Moru”nu engelleyebilecek mi!
* Başbakan, “Polis statükonun değil, değişimin öncüsü!” demiş. Polisteki değişim; protestoculara sıkılan biber gazını ithal etmekten yerli malı gaza doğru heyecan verici bir yolculuk!
* Yeni kurulan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne akademik personel alımında “detaylı kadro tarifleri” yapılması “adrese teslim atama” tartışmasına yol açmış. Şaşırmaya gerek yok! Adından belli: “AK-ademik kadro”
* Yollar yine kan gölüne döndü. Sürücü belgesi sahibi olmakla araba kullanma “ehliyeti”ne sahip olmanın farklı şeyler olduğunu bir türlü anlamıyoruz!

