Ya savaş planları da çalınırsa

Haberin Devamı

Silahlı Kuvvetler demek “plan ve strateji” demektir. Bu, dünyanın bütün orduları için geçerlidir. Ordular, sanki her gün bir savaş tehlikesi varmış gibi sürekli plan ve strateji üretirler.

Bu amaçla tüm ülkeler, başta komşuları olmak üzere “hayali savaş senaryoları” üzerinde çalışırlar. Örneğin Pentagon’un hem genel hem de günün koşullarına göre değişen yüzlerce savaş planı vardır.

Pentagon kurmayları dünyanın neresinde olursa olsun, dost ya da düşman fark etmez, gerekli olduğu takdirde bir ülkenin işgali için mutlaka planlar yapmakta ve bunları “çok gizli” kaydıyla saklamaktadır.

Pentagon’un değişik koşullarda gerçekleşebilecek bir kargaşa halinde ABD’nin yönetimine el koyma planları da mutlaka hazırdır.

Aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri de, komşu ülkeleri işgal planları, savunma taktikleri hazırlamıştır. Örneğin Yunanistan’ın, Bulgaristan’ın, Suriye’nin, Irak’ın işgal planlarının olmadığını düşünmek bile abesttir. Rusya ve İran’la olası bir savaşın nasıl sürdürüleceği, gerekirse nereye saldırılacağı da planlanmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, tıpkı başka ülkeler gibi, bir karışıklık halinde yönetime el koyma planlarını da hazır tutuyordur. Tüm bunlar dünya ordularının uyguladığı plan, taktik ve strateji çalışmalarıdır.

Şimdi bu konuya neden girdim. Gelinen teknoloji sayesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bilgisayar güvenliğinde bir zafiyet noktası olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle bazı bilgiler köstebekler tarafından özellikle AKP yanlısı medyaya sızdırılıyor.

Yarın öbür gün bu plan ve stratejilerden de çalınma olabilir. O zaman bu medya Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, örneğin Suriye’yi işgal etmek için gizli örgüt kurmakla suçlayabilir.

*****

İşleri güçleri darbe planı yapmak

Ergenekon olayıyla AKP’yi kurtarmak isteyen yandaş medyada her gün yeni bir darbe planı okuyoruz. Önce Sarıkız, sonra Ayışığı şimdi de Eldiven adı verilen darbe planlarını ayrıntılarıyla okuduk.

Ama sıra eyleme gelince iş orada fosluyor. Çünkü bu çete denen şeyin elindeki silahlar dün Amerikan Konsolosluğu’na yapılan baskında kullanalınlardan bile daha az. Ama plan sayısının maşallahı var.

Demek ki emekli paşalar darbe planı yapmaktan ve sonra bozup tekrar yapmaktan darbeyi hayata geçirmeyi bir türlü başaramamışlar.

Eğer iddianame de bu doğrultuda çıkacaksa, demek ki Türkiye en çok darbe planlanan ama yapılmayan ülke olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girecek.

*****

Hisarcıklıoğlu: “Siyaset yok”

Pazar akşamı sevgili dostlarımız Arsen ve Can Gürzap’ın küçük kızları Elif’in nikah törenine katıldık. Elif, Erhan İnanılır ile hayatını birleştirdi, mutluluklarının daim olmasını dilerim.

Nikâh şahitlerinden biri de TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu idi. Nikâhtan sonra ayak üstü sohbet ettik. Kendisine aynen şunu söyledim: “Sizi tebrik etmek istiyorum. Çünkü son yıllarda sizin gösterdiğiniz siyasi cesareti kimse gösteremedi. Sinan Aygün’ü savunmanız gerçekten müthişti. Ama öyle sanıyorum ki Türkiye yeni bir siyasetçi kazanıyor.” İlk cümlelerimi gülerek dinleyen Hisarcıklıoğlu, son cümledeki “siyaset” sözü üzerine hemen ellerini kaldırdı ve “Yooo, benim siyasetle işim olmaz, herkes kendi işini yapmalı. Herkes işini iyi yapmalı, ülkeyi o zaman düze çıkarırız” dedi. Hisarcıklıoğlu’ndan “siyaset bekleyenlere” hatırlatmak istedim.

*****

Reklam Kurulu hâlâ duruyor

Bundan 6 ay kadar önceydi. Atatürk Havalimanı’ndaki bir içki reklamı panodan kaldırılmış ve Reklam Kurulu tarafından firmaya ceza kesilmişti. Bununla ilgili yazılarım üzerine Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan arayarak Reklam Kurulu ile ilgisi olmadığını, sadece yasa gereği bakanlığının bünyesinde olduğunu ama en kısa zamanda bu kurulu dağıtacağını söylemişti. Hafta başında “yazılarımı dikkatle izleyen” bir okurdan aldığım mesajla konu tekrar aklıma takıldı. Okurum “Bakan Bey doğru söylememiş demek ki” diyordu mesajında.

Sahi, Sayın Bakan Çağlayan, yazımın sizi rahatsız etmesi üzerine birkaç kez aramış ve yazılı cevaplar göndermiştiniz. Ama geçen 6 ay içinde bırakın Reklam Kurulu’nu dağıtmayı, yapısını bile değiştirmediniz. Bu kurul yine “yanıltıcı reklam” bahanesi ile dilediği firmalara ve hatta köşe yazılarına bile ağır para cezaları vermeye devam ediyor. Üstelik bu kurul o kadar bağımsız hareket ediyor ki, itiraz süresi bile sadece 7 gün ve tahsilat da anında yapılıyor.

*****

Amerikan elçisi çürüttü

İstinye’deki Amerikan Konsolosluğu’na yapılan silahlı saldırıyı duyduğum an aklıma ilk gelen “Şimdi bunun Ergenekon tarafından yapıldığının ileri sürüleceği” idi. Benim gibi pek çok kişinin de aklına bu gelmiştir; çünkü birkaç gün önce sadece AKP’li medyaya sızdırılan bilgiye göre Ergenekon’un 7 Temmuz’dan itibaren bir kaos yaratma operasyonu başlatacağı ileri sürülüyordu. Bunun için saldırılar, bombalamalar ve hatta suikastler yapılacak, ortalık karışacak ve ordu yönetime el koyacaktı.

Anlatılan plana uygun biçimde Amerikan Konsolosluğu saldırıya uğramıştı işte. Nitekim olayın üzerinden saatler geçmesine rağmen teröristlerin kimlikleri ve varsa bağlı oldukları örgütler hakkında bilgi verilmiyordu. Başbakan Erdoğan’ın başta İçişleri Bakanı olmak üzere güvenlikle ilgili birimlerle toplantı üstüne toplantı yapması da insanı kuşkulandırıyordu.

Neyse ki Amerika Büyükelçisi Ross Wilson olası bir “komplo teorisini” daha başından çürüttü. Bir soru üzerine “Bu eylemin Ergenekon olayıyla ilgili olmadığını sanıyorum” dedi. Amerikan Büyükelçisi, elinde güçlü kanıtlar olmadan konuşmaz. Hele kendi ülkesinden talimat almadan hiç konuşmaz. Bizimkiler saatlerce kimlik bilgilerine ulaşamazken, belli ki Amerikalılar teröristlerin şeceresini ortaya çıkarmış bile.

Amerikalılar “Bu işte Ergenekon yok” diyorsa, bizimkilerin gürültü koparması biraz zor. Tabii göreceğiz.

*****

Karamsar adam, her imkânda bir zorluk görür. İyimser adam ise her zorlukta bir imkân.

Churchill

DİĞER YENİ YAZILAR