Mustafa Mutlu ile 12 Eylül referandumundan önce “yıllık izin” kullanmaya karar vermiştik. Önce o gitti izne, iki gün sonra da ben. Ama sizlerden tahminimizin üzerinde bir tepki geldi. “Tam bu sırada izin olur muydu?” Tepkilerin temel noktası buydu.
Tabii çaresiz geri döndük. Yazılara devam ettik.
Ama 12 Eylül geçti, Meclis açıldı, siyaset şimdi başka anlamda yeniden ısınıyor.
Ama hepimiz biliyoruz ki bunun bir sonu bir sınırı yok.
Her zaman için “Tam bu sırada olur mu?” tepkileri hep gelecektir.
Tamam da, bizi de kısa süreliğine mazur görmelisiniz. Unutmayın ki, birçoğunuz sıcak kumlar üzerinde güneşten yararlanırken, bizler yine buradaydık.
Lafı uzatmayayım, Mustafa Mutlu bu hafta döndü, Güngör Mengi zaten başladı, izninizle ben biraz dinlenmek istiyorum.
Gerçi bizimki o kadar da dinlenmek olmuyor. Yine olayların içindeyiz, yine kafamız yazmasak bile yazılarımızla meşgul. Belki kurtulduğumuz tek şey günün yazı yetiştirme stresi, o bile kâr bilesiniz.
Bu arada dünden beri Antalya’dayım. Bu yıl ilk kez Antalya Altın Portakal Film Festivali‘ni başından sonuna izleyeceğim.
Gerçi kendi köşem kapalı olacak ama bu süre içinde sizlere Antalya’dan haberler ve notlar yazacağım.
Demek ki bu durumda benim resmi tatilim ancak 15 Ekim’den itibaren başlamış olacak.
Ay sonuna doğru tekrar sizlerle buluşmak üzere diyorum.
Hepiniz sevgiyle kalın.
PAZARIN FIKRALARI
Küçük hata
Oğlan sevgilisine “Bak aşkım” demiş, “Evlenmeden önce seninle bir müddet ‘beraber yaşarız’ bu süre zarfında eğer küçük bir hata yaparsak kolayca ayrılırız. Tamam mı?” Güzel sevgilisi “Tamam da” diye cevap vermiş, “O ‘Küçük Hata’ya daha sonra kim bakacak?..”
Evlilik sırrı
Dostlarım uzun evliliğimizin sırrını öğrenmek için arada sorarlar..
Haftada iki gün mutlaka dışarıda yeriz.. Mum ışığı, güzel bir yemek, hafif bir müzik ve sabaha kadar dans, dans..
O salıları, ben cumaları giderim!..
Şanslı
- Benim karım bir melek..
- Ne şanslısın be.. Benimki hâlâ yaşıyor!..
Beklenen telefon
Uzun süredir telefonla konuşup tavlamaya çalıştığım kızla ilk defa buluşmaya giderken arkadaşıma “Beni tam 1 saat sonra ara” dedim, “Kızı beğenmezsem o vesile ile bir haber almış gibi bir şeyler uydurup kaçarım.” Kızla pastanede buluştuk, bir saat sonra beklediğim telefon geldi, konuşmak için izin istedim, masaya döndüğümde hayli üzgün bir yüz ifadesi ile “Çok üzgünüm, dedem ölmüş, acele gitmem gerek” dedim bakışlarımı masanın altına indirerek. “Oh! çok şükür” diye cevap verdi kız sevinçle çantasını alıp ayağa kalkerken, “Seninki ölmeseydi inan tam da ben benimkini öldürmek üzereydim!”
Abartmayın
Arabamla şehirlerarası yolda dağları aşarken müthiş karnım acıktı salaş bir yol kenarı lokantasında bez bir afişte “Özel incelikte ezilmiş et tava” ilanını okuyunca hemen daldım içeri. Yemekten kalktıktan sonra kapının önünde duran aşçıya “Elinize sağlık” dedim, “Hayatımda bu kadar ince ezilmiş bir et yemedim.” Aşçı “Abartmayın, çok önemli değil..” dedi gülümseyerek, “18 tekerlekli bir TIR’ın altına giren her hayvan bu şekli alır.”
Şart
- Karıma elmas bir gerdanlık aldım, 3 hafta benimle hiç konuşmadı?..
- Aa?.. Sahte falan mıydı?..
- Yok.. Yok.. O şartla almıştım..!
Okyanus
- Babaa.. “Okyanus Ötesi” uzak bir yer mi?..
-Sesini kes de yüzmeğe devam et..
Anlaşmak
Adam 6 kadınla birden evlenmek suçundan mahkemeye çıkartılmış, “Aman Tanrım!” demiş dosyasını okuyan hakim, “6 kadın birden ha?.. Nasıl böyle bir şey yaptın?” Adam “Abartılacak bir şey yok efendim” demiş “Gerçekten anlaşabileceğim birini aradığım net bir şekilde belli..!”
Geçmişi karanlık
Hayli tanınmış bir politikacı gönlünü bir film yıldızına kaptırmış, 3-4 ay flört devresinden sonra ona evlilik teklif etmeden önce “Bilmediğim bir geçmişi nedeni ile acaba politik geleceğimi tehlikeye sokar mı?’ sorusuna cevap alabilmek için bir dedektifle anlaşmış, dedektifin raporu birkaç hafta sonra masasına gelmiş. “Beyefendi;
Söz konusu hanımefendinin en ufak bir lekesine rastlanmamıştır. Geçmişi, ailesi, karakteri çok temizdir. Onu tanıyan herkes çok olumlu şeyler söylediler.. Ama maalesef son birkaç aydır geçmişi son derece karanlık ve şaibeli bir politikacı ile çok sık görüştüğü onu tanıyanlarca ifade edilmektedir.!”
Bulamıyormuş
Alihan okula başladığı ilk gün sınıfta çişi gelmiş, korkarak elini kaldırmış ve öğretmeni ona tuvalete gitmesi için izin vermiş. Beş dakika sonra “Bulamadım öğretmenim” diye kıvranıp zıplayarak geri dönmüş, öğretmeni onunla koridora çıkarak ona tuvaletin yerini tarif etmiş ama birkaç dakika sonra Alihan bu sefer ağlayarak dönüp “Yine bulamıyorummm öğretmenimmm..” deyince bu sefer sınıfta yaşça biraz daha büyük Barış’ı ona hemen yardımcı olması için görevlendirmiş, biraz sonra iki çocuk mutlu bir şekilde sınıfa dönmüşler. “Buldunuz değil mi?” diye sormuş öğretmen. “Evet tabii ki bulduk öğretmenim” diye cevap vermiş Barış, “Ters dönmüş slip külotunun tam kenarına yapışmış orada öyle duruyormuş..!”
Halit Refiğ’i anıyoruz
Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden Halit Refiğ’i yitirmemizin üzerinden tam bir yıl geçti. Sinemaseverler, dostları, yakınları ve aydınlar Halit Refiğ’i anmak üzere yarın Zincirlikuyu’daki mezarı başında toplanacaklar. Saat 11.00’deki törende Halit Refiğ’e özlem ve sevgi dile getirilecek.
Hayatını sinemaya adayan Halit Refiğ, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de anılıyor. Bu ödülü kazanan ilk yönetmen olan Refiğ için hazırlanan kısa bir belgesel sinemaseverlere gösterilecek.

