Unutulmasın ki Tayyip Erdoğan yargı kararıyla Başbakan olmuştu

Haberin Devamı

Adnan Menderes’in tarihe geçen bir sözü vardı, “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” demişti. Şimdinin Türkçe’siyle “İnsan hafızası unutma özürlüdür” diyebiliriz buna. Menderes bu ünlü sözünü eleştirilen bazı uygulamalarının kamuoyundaki etkisinin çabuk geçeceğini anlatmak için söylemişti.

Şu anda böyle bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü yine “nisyan” yani “unutma” halindeyiz.

2002 seçimleri yapıldığı sırada Tayyip Erdoğan siyaseten yasaklıydı. Partisi genel seçimleri kazanmıştı ama kendisi milletvekili seçilemediği için Başbakanlık koltuğuna oturamamıştı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, o günün koşullarında “Seçim kazanmış bir siyasi parti liderinin yasaklı olmasının doğru olmadığı” görüşünden hareketle AKP’nin Anayasa değişikliği yapmasına destek verdi.

Böylelikle Erdoğan siyasi yasaklı olmaktan kurtuldu. Yargı Erdoğan’a yeniden siyaset yolunu açmıştı.

Ancak bu yeterli değildi. Seçimler yapılmış, iş bitmiş, yani atı alan Üsküdar’ı geçmişti. Yine yargıya başvuruldu. Siirt’te seçimlerde hata yapıldığı anlaşıldı. Yargının izniyle bu ilde seçimler yenilendi. Tayyip Erdoğan milletvekili oldu ve doğal olarak başbakanlık koltuğuna oturdu.

Bitmedi. Tayyip Bey’in iktidarda oturmasını daha da sağlamlaştıran bir diğer hukuk kararı da Yüksek Seçim Kurulu’ndan geldi. DEHAP’ın kapatılması nedeniyle bu partinin aldığı oylar yok sayılmıştı. Bu durumda barajın kıl payı altında kalan DYP barajı aşıyordu. Böylece 66 DYP milletvekili Meclis’e girecekti. Bu Meclis aritmetiğini alt üst edeceği için AKP iktidarını da sonlandırabilirdi. Yüksek Seçim Kurulu yargı kararını görmezden geldi ve yola devam edildi.

Yani Başbakan bu koltuğa yargı kararları ile otururken bu konuda ağzını açmayanların şimdi yargıya bu kadar öfkelenmesini anlamak zor. Hukuk “Nasıl işimize geliyorsa öyle uygulanan” bir kavram değildir.

*****

Bu ne asker düşmanlığı böyle

Önceki akşam Ankara’da Turgut Özal’la ilgili bir toplantı düzenlendi. Özal’la ilgili bir belgesel konuklara izletildi. En ön sırada başta Başkomutan olmak üzere, eski Meclis Başkanı, AKP’li bakanlar, AKP’li bürokratlar, arka sıralarda AKP’ye destek veren siyasetçi, bürokrat, işadamı ve diğerleri oturuyordu.

Toplantıda Abdullah Gül’e “Demokrasi kahramanı” ödülü verildi.

Bir TV kanalından toplantıyı canlı yayında izlerken çok dikkatimi çeken bir gelişmeye tanık oldum. Turgut Özal belgeseli sırasında söz ne zaman askere yönelik bir cümleye gelse salonda müthiş bir alkış kopuyordu. Belli ki o toplantıya katılan zevatın önemli bir bölümünde olağanüstü bir asker alerjisi var. Asker adını duyduklarında tüyleri diken diken oluyor.

Elbette askerin siyaset içinde olmaması gerekiyor. Ama AKP’lilerin olur olmaz her yerde askere karşı düşmanlıklarını sergilemesi de bir tuhaf. Askere bu kadar düşman olmakla nereye varabiliriz ki?





+++++





AB tabii ki AKP’i destekleyecek



AKP hakkındaki kapatma davası açılmasından bu yana AB ülkelerinden tepkiler geliyor. Önce AB yetkilileri kapatma kararına şiddetle karşı çıktılar. Ardından Almanya ve İspanya’dan sert açıklamalar geldi.

Tabii AKP yanlısı çevrelerde bu destekler çok yankı buluyor.

Ancak, Avrupa Birliği ülkelerinin AKP’yi desteklemeleri son derece normal. Bunun iki nedeni var.

Birincisi AB ülkeleri AKP iktidarda oldukça Türkiye’nin asla tam üyeliğe kavuşamayacağını biliyorlar. Eğer AKP iktidardan giderse Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme ihtimali artar. Bu AB’yi korkutuyor.

İkincisini ise şu anda yazamam. Çünkü onun için kanaat var ama kesin kanıtlayamayacağım için suça girebilir. Ama inanın o da yakında çıkacaktır.





+++++





Ek bedeller kaldırılsın



Bu ay ilk defa gelen elektrik faturamızı inceledim ve bir sorunumuz olduğunu fark ettim. Fatura 127.50 YTL. Ancak faturada KDV haricinde; belediye tüketim vergisi adı altında 4.99 YTL, TRT payı adı altında 2.00 YTL, enerji fonu adı altında 1.00 YTL ek bedel alınıyor. Konunun ilgililerine sormak istiyorum, neden bu derece ek yük getiriyorsunuz? Tarkan’ın konser parasını neden halktan çıkartıyorsunuz? Bizler ülkemizi devletimizi ne kadar çok sevdiğimizi ödediğimiz vergilerle gösteriyoruz ancak bu derece ek yük getirilmeye devam edilirse kaçak elektrik kullanımının önüne geçilemeyeceği bir gerçek, bilmenizi istiyorum. (Toygar Çelik)

*****

Bütün mesele, ruhları görebilecek gözler edinmektir. Lord Byron

*****

MHP’nin önerisi mantıksız değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dünkü grup toplantısında “Parti kapatmayı zorlaştıran anayasa değişikliği önerilerine” açıklık getirdi. Dinleyince bana mantıksız gelmedi.

Özetle Devlet Bey diyor ki “Parti kapatmak yanlış, biz sorumluları içlerinden çekip alalım, parti yoluna devam etsin.” Haklıdır, partiyi yanlış yola götürenler kişiler olduğuna göre cezayı da onlar almalı.

Ancak eğer böyle bir değişiklik yapılacaksa, bunun uygulamasına, AKP hakkında açılan davanın sonuçlanmasından sonra geçilmeli. Çünkü hukuk açısından bakıldığında devam eden bir davayı kökünden değiştirecek bir yeni düzenleme en azından şık olmaz, demokrasi ve hukuk bundan yara alır.

Ancak, MHP’nin önerisi ne kadar mantıklı olursa olsun, bunun Meclis’ten geçmesi bana göre mümkün değil.

Çünkü bu durumda AKP milletvekilleri bu değişikliğe parmak kaldırırken başta Genel Başkanları olmak üzere partinin önde gelenlerine de ağır cezalar gelmesi ihtimali için de oy vermiş duruma düşecekler. Buna hiçbir AKP’li milletvekili cesaret edemez.

MHP’nin amacı bu yolla AKP’yi parçalamaksa onu bilemem tabii.

*****

Ofise sandalye

Fıkra Yıldırım Tuna’dan; kocasına sürpriz yapmak isteyen kadın, eşinin genel müdürlük yaptığı şirkete habersiz gidip odasının kapısını aniden açınca kocasını kucağında sekreteri ile görmüş. Adam hiç bozuntuya vermeden karısını görmezden gelip, “Evet devam et, yaz kızım..” demiş. “..Sonuç olarak, bütçemiz izin versin veya vermesin.. Evet vermesin.. Tek sandalyeli bu ofiste işimize sağlıklı bir şekilde devam edebilmek mümkün değildir.. Acilen ikinci bir sandalye alınması gereklidir.. Evet.. İmza..”

DİĞER YENİ YAZILAR