Sevgili okurlar; bu hafta başında sizlerle yıllardır en çok konuştuğumuz konuyla ilgili bazı duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Çünkü neredeyse artık bir devlet politikası haline gelen türban konusunda söylenen yalanlar, yapılan takiyeler ve sahtekârlıklar hani “burama getirdi artık” deyimi var ya aynen öyle.
“Türbanlı hanımlar”
Başbakanımız son zamanlarda yeni bir deyim üretti. “Başörtülü hanım kardeşlerimiz” diyor. Sonra ekliyor: “Türbanlı hanımlarımız başı açık hanımlarımızın hakkını savunuyor ama başı açık hanımlarımız türbanlı hanımlarımızın hakkını savunmuyor. İşte durum budur.” Bunu nereden çıkardığını anlamak mümkün değil elbette.
Hak savunmak
Başbakan’a göre türbanlı hanımlar başı açıkların hakkını savunuyor ama gelin bakalım uygulama öyle mi? Lafa gelince “Travestilerin bile hakkını savunuyoruz” diyen türbanlı hanımlar, örneğin İstanbul’da yapılan Kadınist toplantısında, protesto gösterisi yapan başı açık hanımlara karşı hiç de hoşgörülü davranmadılar.
Dayağa alkış
Bu toplantıda bir grup başı açık hanım “erkeklerin sevgisi her gün üç kadını öldürüyor” yazılı pankart açtı. Vay sen misin açan, başı açık hanımlara yine başı açık hanım polisler saldırıverdi. Hepsi karga tulumba dışarı çıkarıldı. Ama o ne ki, türbanlı hanımlar, başı açık hanım polisleri alkışlamaya başlamaz mı?
İşte gerçek yüz
Aslına bakarsanız o türbanlı hanımların asıl duyguları, gerçek yüzleri bu. Çünkü “hak savunmayı” sadece kendi görüşlerine karşı çıkmayanlar varsa uyguluyorlar. Eleştirenin, iktidardan şikâyet edenin hakkı hukuku olamayacağına inanıyorlar. Eleştiriyorsa, karşı çıkıyorsa dayak yemeleri bile alkışlanabilir.
Her alanda bu böyle
Türbanlı hanımlar mı bu çifte standarda sahip sadece? Hayır iktidar mensupları ve onlardan olmayan yandaşları da aynı. YouTube’un yasak olmasını istemeyen üniversite öğrencisini “Senin özgüvenin ne kadar yüksek böyle” diye öven Cumhurbaşkanı ve Başbakan gerçek özgüveni görmezden geliyor.
Eleştiriye fena dayak
Bırakın kendini liberal sanan maskeli faşistleri ya da AKP’nin erkek takımını, “çok hoşgörülü” ve “hakka hukuka saygılı” türbanlı hanımların, sokak ortasında dövülen üniversite öğrencilerinin ya da kar altında hortumla ıslatılıp havuza atılan işçilerin hakkını savunduğunu gördünüz mü hiç bugüne kadar?
Tek dert üniversite
İktidar desteğindeki bu türbanlı hanımların tek hedefi türbanı üniversitede yaygınlaştırmak. Oradan başlayarak kamusal alanda türbanın neredeyse geçerli tek kıyafet haline getirilmesini sağlamak. Peki kamusal alan için çırpınan türbanlı hanımlar neden sivil alanlarda aynı mücadeleyi vermiyor.
Alışveriş merkezleri
Neredeyse tüm Anadolu kentlerini de saran bir alışveriş merkezi çılgınlığı yaşıyoruz. Türkiye’nin ve dünyanın en ünlü markaları bu alışveriş merkezlerinde lüks dükkânlar açtılar. Şimdi soruyorum: Bu alışveriş merkezlerindeki lüks dükkânlarda çalışan türbanlı hanım var mı? Bir iki istisna dışında yok.
Yönetim kararları
Niye hiç türbanlı hanım yok? Şimdi sıkı durun. Çünkü bütün bu alışveriş merkezlerinin yönetimlerinin kararı var: “Dükkânlarda türbanlı hanım çalıştırılması istenmiyor.” Nedeni çok basit. Türbanlı hanımlar çalıştığında, başı açık bayanlar alışverişe gelmiyormuş. Bir dükkânda bile türbanlı hanım olsa tüm çarşı etkileniyormuş bundan.
Haydi buyrun bakalım
Buradan şu çıkıyor ki, alışveriş yapan, bu lüks dükkânları ayakta tutanlar başı açık bayanlarmış. İktidarın yarattığı iklimle zenginleşen, altlarına çekilen son model BMW’lerle, Mercedes’lerle, kamyon gibi arazi araçlarıyla gezen Versace’lı, Gucci’li türbanlı hanımlar bile dükkânlarda “benzerlerini” istemiyormuş.
Kendiniz bakın
Şimdi, falanca ildeki ya da feşmekânca semtteki bir alışveriş merkezinde çalışan türbanlı hanımdan mesaj alabilirim. Sağda solda tek tük türbanlı hanım çalıştıran dükkân olabilir. Ama herkes bundan sonra gittiği alışveriş merkezlerinde etrafına bir baksın. Türbanlı hanım çalıştıran dükkân var mı yok mu?
Gezinti için çok var
Buna karşılık en lüks alışveriş merkezlerine minibüslerle getirilen ve gruplar halinde gezdirilen türbanlı hanımlara rastlamak çok mümkün. Asla karşı da değilim. Karşı olduğum, “satış yapamayız” korkusuyla türbanlı hanım çalıştırmayan zihniyetin, gösteri amaçlı türban savunuculuğu yapmasıdır.
Ya reklamlar
Lafa gelince millet iradesinden söz eden, “Halkımız bu, sen neye karşı çıkıyorsun” diyenler iş ticarete, mal satmaya, para kazanmaya gelince, türbanlı hanımlara, resmi devlet ideolojisinden bile daha katı biçimde karşı çıkıyorlar. Örneğin reklamları ele alalım. Bir tek türbanlı hanım var mı reklamlarda?
O kadar konut ilanı var
Gazeteler ve TV’lerin reklam kuşaklarında konut reklamından geçilmiyor. Hepsi aynı şeyi söylüyor: “Siz saraylarda yaşamaya layıksınız, siz en güzeline sahip olmalısınız.” Bakıyorum bu konutları satanların çoğu AKP’li ya da yandaş. Ama hiçbirinin aklına “Türkiye gerçeği”ni yansıtmak gelmiyor nedense.
Havuzlu siteler
Birbirinden cazip rezidansların, sitelerin reklamlarında havuzlar, spor tesisleri, saunalar hatta golf alanları var. Ama bakıyorsunuz bunlardan yararlanan aile tipi hiç de “Türkiye gerçeği” ile ilgili değil. Başı açık hanımlar, mini etekli kızlar, ‘tikiboy’ oğlanlar. Türbanlı hanımların da “en iyisine sahip olma hakkı” yok mu?
Bütün reklamlar öyle
Sadece konut reklamları mı? Siz bugüne kadar birkaç yerde asılı zaten türbanı tanıtan reklamlar dışında türbanlı hanımların rol aldığı bir reklam izlediniz mi? Neden reklamlardaki mutfaklar, salonlar, yatak odaları “Türkiye gerçeğini yansıtan” türden değil de, başı açık hanımların tercih ettiği biçimde acaba?
İşin aslı şudur
Para kazanma hırsı her türlü inancın önüne geçiyor ne yazık ki. Bu hırsa kapılanlar yanlarında türbanlı hanım çalıştırmıyor, türbanlı hanımları reklamlarında oynatmıyor, ama türbanlı kızların üniversiteye girmesi için güya demokrasi savaşı veriyor. Türkiye bu sahtekârlığı artık görmeli. Bu istismar adam gibi sona erdirilmeli.
Türbanlı hanım CEO
Haydi diyelim ki para kazanma hırsı inançların önüne geçiyor, peki türbanlı hanıma çok saygılı pek çok iş adamı neden türbanlı hanım yönetici çalıştırmıyor. Ben bugüne kadar hiçbir yerde (babadan kalma işinin başındakiler hariç) yönetim kademesinde profesyonelce çalışan türbanlı görmedim.
Hepsi okumuş kızlar
Lafa gelince “Türkiye’de özgürlük olmadığı için kızlarını yurt dışında okutan” aileler var. Peki bu kızlar diplomalarını alıp Türkiye’ye gelince ne yapıyorlar? Kendilerine iş verilmediği için evlerinde oturuyorlar. Müslüman Sanayici ve İşadamları Derneği var örneğin, buna üye şirketlerden kaçında türbanlı hanım yönetici var?
Olanlar türbansız hanım
İslamcı kimliğini öne çıkaran şirketlerde çalışan kadın yöneticiler var. Ama ne gariptir ki bu kadınlar türbansız hanım. Peki bu şirketlerin çalıştırabileceği Amerika’da, Avrupa’da eğitim görmüş, master ve doktora yapmış türbanlı hanım hiç mi yok. Olmaz olur mu? Ama ah şu para kazanma hırsı.
İslam ülkelerinde aynı
Bakın bu para kaygısı pek çok İslam ülkesinde de kendini aynı şekilde gösteriyor. Ülkelerinde kadınları kara çarşafların altına saklayan kimi ülkelerin kadın yöneticileri de var. Ve ne tuhaftır ki, bu kadınların hepsinin başı açık. Neden? Çünkü türbanlı bir hanımla dünya şirketlerinin önüne çıkamıyorlar. Para söz konusu da ondan.
Haydi harekete geçin
Şimdi diyorum ki, türbanı üniversiteye, hatta şimdi ilkokullara sokmak için çırpınan türbanlı hanım dernekleri; üniversite yolu bir biçimde açıldı artık. O halde artık gücünüzü “özel alanlara” yöneltin. Örneğin önce şu AVM’lerde “türbanlı hanım çalıştırmama” prensibini bir yıkın. Sonra özel şirketlerde yönetici olmak için savaşın.
Direniş görecekler
Ancak bunu yapmayacaklar. Çünkü üniversitede türban sömürüsü yapmak kolay. Oysa özel alanlarda türbanı savunmaya kalktıkları an önce “türbansever erkeklerin” hışmına uğrayacaklar. Bu erkekler “Nereden çıktı şimdi bu, siz üniversite kapılarında oturun yeter” diyecekler. Bu isteğe tahammül bile edemezler.
Kızlarını çıkarmazlar
Ve, bakın buradan söylüyorum. Türbanlı hanımlar üniversite istismarı yaptıkları sürece, “inançlı” erkeklerin ve “maskeli faşistlerin” gözdesidirler. Ama iş özel alana geldiğinde bu erkekler kızlarını sokağa bile çıkartmayacaklardır. Türbanlı hanımlar lütfen gerçeği görün ve üzerinizden oynanan bu oyuna bir son verdirin.
Hepinize iyi haftalar...
Türbanla AVM’de çalışmak mümkün mü?
Haberin Devamı

