“Türban artıyor” araştırması siyasal İslamcı kesimi çok rahatsız etti!

Haberin Devamı

Türkiye günlerdir Konda şirketinin yaptığı araştırmayı konuşuyor. Konda’nın bu araştırmasında son 4 yılda türban takanların sayısında müthiş bir artış olduğu ortaya çıkıyordu. Bunun yanısıra Türkiye’nin hızla dine kaydığı da araştırma sonuçlarının en çarpıcı noktalarından biriydi.

Doğal olarak bu araştırma her kesimde büyük ilgi gördü. Gazete ve televizyonlarda son birkaç gündür bu araştırmanın sonuçları ile ilgili farklı yorumları okuyup dinliyoruz.

Ancak siyasal İslamcı kesimin araştırma sonuçlarına tepkisi hayli şaşırtıcı oldu. Çünkü bu kesim yıllardır sürdürdükleri propagandanın etkisiyle türbanın ciddi bir artış sağlamasından son derece rahatsız görünüyor.

Bu rahatsızlık herhalde türbanın çıkışta olmasından kaynaklanmıyor. Bunun bir araştırma sonucu olarak açıklanmasının rahatsız edici olduğu anlaşılıyor. Siyasal İslamcı kesim acaba türbanın yükseldiğinin bilimsel bir çalışma ile ortaya çıkmasından neden bu kadar rahatsız oluyor?

AKP yanlısı olduğu bilinen bazı gazete ve televizyonlar her nedense türban araştırmasının bir komplo olduğunu ileri sürüyor. “Bunda mutlaka bir iş var” saplantısından yola çıkan siyasal İslamcıların dayanak noktaları ise Radikal Gazetesi’nde 6 ay önce yayınlanan bir başka araştırma sonucu.

AKP politikalarına sıcak baktığı bilinen TESEV’in yaptığı bir araştırmada “başı kapalı olanların sayısı azalıyor” sonucu çıkmıştı.

Siyasal İslamcılar aynı gruba bağlı olan Milliyet Gazetesi’nin yeni yaptırdığı araştırmada tam tersi bir sonucu almalarını kuşkuyla karşılayarak “Ne yapılmak isteniyor?” diye soruyorlar.

O halde hemen bir karşı soru sormak gerek: “Ne yapılmak isteniyor diyerek ne kastediyorsunuz?” Daha da doğrusu böyle bir soru sormak yerine “Ne yapılmak istendiğini söyleyin o zaman” demek gerekir.

AKP iktidarı 5 yıllık ilk dönemini hep korkuyla geçirdi. İktidar sürekli olarak “Bizi devirmek için komplo hazırlanıyor” paranoyasını diri tuttu. Terörle mücadele için Irak’a bir sınır ötesi harekât yapılması talebini bile “Sonunda bizi düşürmek için böyle yapıyorlar” diye görmezden geldiler. Bu nedenle 50’nin üzerinde aslan gibi yiğidimizin şehit olmasına neden oldular.

Ancak AKP, bir taraftan böyle bir paranoya yaşarken, diğer taraftan da hayli yol katetti. Aslına bakarsanız AKP bu korkudan bile rant sağlamayı başardı bir başka anlatımla. Geçen dönem mecliste ezici bir çoğunlukla iktidarda olmalarına rağmen “mağduru oynamayı” bir siyaset olarak uygulayıp bundan prim kazandılar.

22 Temmuz’dan sonra ise durum farklı bir hale geldi. Bu kez destek “meclisteki ezici üstünlükten” çıktı halkın neredeyse yarısının oy desteğine dönüştü.

Normalde artık mağduriyet siyasetinin değişmesi gerekiyor. Ama AKP bundan vazgeçmek istemiyor. Çünkü kendisine oy veren kitlenin büyük çoğunluğu hâlâ durumun farkında değil ve AKP’ye “iş yaptırılmadığına” inanıyor. Böyle olduğu için ekonomik olarak hâlâ büyük sıkıntı içinde olan vatandaşın yarısı “umutla” bekliyor. AKP de kendini gizlemeyi başarıyor.

Tekrar başa dönüyorum. Sahi AKP’nin hep sıcak tuttuğu korku nedir? Ne olmasından kuşkulanıyorlar?

*****

Polis otoları durdurdukları aracın önünde durmamalı
Pek çok esere imza atan heykeltıraş Profesör Tankut Ökten inanılmaz bir kazada hayatını kaybetti. Bu kazayla Türkiye’de insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu, yeri doldurulamayacak insanların nasıl pisi pisine öldüğünü bir kere daha görmüş olduk.

Heykeltıraş Öktem’i aramızdan alan trafik kazasında bir dizi ihmal ve bilgisizlik var. Bunlardan çok çarpıcı olan birini hatırlatmak istiyorum.

Dünyanın her yerinde, hatalı hareket eden, şüphe çeken, trafik kurallarını ihlal eden araçlar trafik polisi tarafından durdurulur. Çağdaş ülkelerde polis otoları durduracakları aracın arkasına girer, siren çalarak aracın durmasını sağlar.

Hatalı araç durdurulduktan sonra polis aracı uyarı ışıklarını söndürmez. Böylelikle arkadan gelen diğer araçlar polis otosunu hemen fark edebilirler ve ona göre davranırlar.

Oysa bizde, trafik polisleri durdurdukları araçların önüne geçerler. Böyle olunca, arkadan gelen diğer araçların polis otosunu ve ışıklarını görmeleri her zaman mümkün olmayabilir.

Profesör Ökten’i öldüren kazada polis aracı durdurduğu kamyonun önüne geçiyor. Kamyon daralan bölgede, polisin uyarısı ile özensiz biçimde duruyor. O sırada arkadan gelen araçlar kamyonun durduğunu anlamayarak çarpıyorlar. Ökten de böyle bir talihsizliğin kurbanı oluyor.

Türkiye’de araç durdurmanın kuralı nedir bilmiyorum. Ama bugüne kadar durdurulan aracın arkasına geçen polis otosu hiç görmedim. Belki de polisler önünde durdukları aracı ve sürücüsünü gördükleri için kendilerini daha güvenli hissediyorlardır.

Batıda trafik kuralları çok bilimsel çalışmalarla belirlenir. Her kuralın çok sağlam bir mantığı ve güvenlik anlayışı vardır. Bu kaza belki de şimdiye kadar akla gelmeyen bilimsel bir kuralın kesin koşul olarak uygulanması sağlar.

*****

CHP’ye bir dokundum... Kızdılar
CHP ile ilgili isimleri bende saklı okurlarımın tepkilerini dile getirmiştim. Bu tepkiler CHP’nin genel tavrına yönelik olmakla birlikte özel olarak da Bakırköy İlçesi’ni ilgilendiriyordu. Uyarı amacıyla yer verdiğim bu yazılara CHP Bakırköy İlçesi yöneticileri hayli öfkelenmiş anlaşılan. Üzerinde hiçbir yorum yapmadan gelen açıklamayı sizlere de sunmak istiyorum. Siz değerlendirin lütfen:

Sayın Ataklı,

Biz CHP Bakırköy İlçe Yönetimi olarak 06.12.2007 tarihli yazınızı okuduk. İçeriği itibari ile altı boş bir bilgiyi mesleğinize yakışmayacak bir şekilde yayımlamış olduğunuzu esefle gördük.

Hiçbir bilgiye dayanmayan, tek taraflı anlatımın ürünü olan köşe yazınız hasmane bir anlayışı içermekten başka bir şeyi ifade etmemektedir.

Biz genelde CHP, özelde Bakırköy CHP olarak parti içi işleyişin bütün kurallarını yasallık içerisinde yerine getirmeye çalışıyoruz. Kişilerle uğraşamayacak kadar yoğun bir gündemimiz var. Özel sorunları olanların parti çalışmalarını geriletmesine göz yumulmaması gerektiğini, ülkedeki genel sorunlardan ötürü biliyoruz. Geriletici, yavaşlatıcı, karalamaya yönelik hiçbir diyaloğun içerisine girmeyeceğiz. Bizim asli görevimiz ülke sorunlarına çözümler üretecek çalışmaları projelendirip hayata geçirmektir.

Bu bağlamda iddia sahibi ve sizin iddialarınızla (bilmemekten kaynaklı) ilgili doneleri aydınlanmanız amacı ile ekte gönderiyoruz. Bu bilgilendirmeden sonra daha objektif yaklaşım içerisinde olacağınızı umuyor, saygılar sunuyoruz. Bakırköy CHP Yönetim Kurulu Adına Av. Cemil MEMİŞOĞLU

NOT: Ekteki “donelerden” üye olmak için kuyruğa girmiş CHP’liler fotoğrafları çıktı. (C. A.)

DİĞER YENİ YAZILAR