Tayyip Bey’in dediği ‘şeklî demokrasi’dir

Cumhurbaşkanı’nın da dolaylı yoldan erken seçim tartışmalarına katılmasına Tayyip Bey’in tepkisi pek sert oldu. Nezaket kurallarını da aşan üslupla Cumhurbaşkanı’nı eleştirmesi şık kaçmadı

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı’nın da dolaylı yoldan erken seçim tartışmalarına katılmasına Tayyip Bey’in tepkisi pek sert oldu. Nezaket kurallarını da aşan üslupla Cumhurbaşkanı’nı eleştirmesi şık kaçmadı.

Ancak Başbakan’ın, nezaketsiz sözlerini arındırdıktan sonra, konuşmasını tekrar değerlendirdiğimizde, söylediklerinin yanlış olmadığını görüyoruz.

Elbette Cumhurbaşkanlığı seçimleri yasalar ve daha önemlisi Anayasa tarafından güvence altına alınmış durumda.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ne zaman yapılacağı, bunun yöntemi belli.

Ancak içinde bulunduğumuz koşullarda, Anayasa ve yasaları öne sürerek haklı olduğunu anlatmaya çalışmak, sadece “şeklî demokrasi”dir.

Ne olursa olsun kurallara sadece şekil açısından uymaya çalışırsanız, yanılırsınız.

Bugün başta muhalefet olmak üzere toplumun önemli bir kesimi Tayyip Bey’in Cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkıyorsa bunun bir nedeni var.

Kimse durup dururken “Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce genel seçimi yapalım, Cumhurbaşkanı’nı yeni Meclis seçsin” demiyor.

Eğer mevcut Meclis Cumhurbaşkanı’nı seçerse, seçilecek kişi kim olursa olsun, ister Tayyip Bey ister bir başka AKP’li hatta Meclis dışından biri, bu seçim ulusal iradeye karşı saygısızlık olur.

AKP Meclis çoğunluğunu elinde tutuyor.

Ama Meclis’in tamamı milletin çoğunluğunu yansıtmıyor.

Milli iradenin neredeyse yarısı Meclis’te temsil edilmiyor.

Demokrasiye pek uymasa da, bizdeki seçim sistemi nedeniyle herhangi bir parti Meclis’te halktan aldığı oyun çok üzerinde bir temsil kabiliyetine kavuşabilir.

AKP bu yolla etkin bir çoğunluk sağladı 2002 seçimlerinde.

Yarın bir başka parti yine bu sistemle ve çok daha az oy alarak bile iktidar koltuğunda oturabilir.

Bu demokrasi adına hoş olmasa da kaçınılmaz.

Oysa iş Cumhurbaşkanlığı’na geldiğinde durum farklı.

Cumhurbaşkanı icra konumunda değil. Temsili ağırlığı çok daha fazla doğrudan Cumhur’u yani milleti temsil ediyor.

Bu durumda “şekli demokrasi” nin inkar edilemez kurallarını öne sürerek “Biz bu seçimi yaparız” demek tüm milletle inatlaşmak anlamına gelir.

Bu nedenle Tayyip Bey’in sözleri belki doğru kabul edilebilir, ama bu gerçeği yansıtmamaktadır.

*****

Erken seçim olacak
Herkes artık erken seçimi tartışmaya başladı..

Konuya Cumhurbaşkanı da girince tartışmalar hayli alevlendi.

Ben biraz iddialı yazmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce Türkiye mutlaka bir erken seçime gidecektir.

Eğer bu tahmin yanlış çıkarsa, nasıl olsa birileri çıkıp bu yazıyı suratıma çarpar ama ben yine de bunu yazmak istiyorum.

Çünkü; Türkiye’de aslında hiç akılda yokken bile “erken seçim” sözleri ortalıkta dolanmaya başlamışsa, ardından mutlaka erken seçim yapıldı bugüne dek.

Bu konu şişeden cinin çıkması gibi bir şeydir.

Cin şişeden çıktıktan sonra onu tekrar içine sokmak neredeyse imkansızdır.

Nitekim “erken seçim cini”de şişeden çıktı. Artık bundan dönüş olması bana pek mümkün görünmüyor.

Şahsi fikrimi de sormak istiyorsanız, Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce bir erken seçime gidilmesinin yararlı olacağına inanıyorum.

Aksi takdirde Mayıs ayında Türkiye, daha sonra telafisi için çok çaba harcamak zorunda kalacağımız bir kaos ortamına girecektir.

Bu konuyu bundan böyle çeşitli açılardan sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

*****

Havalar bir tuhaf
Havaların biraz sıcak gitmesi bizi keyiflendiriyor ama aslında bu hiç de hoş değil. Moskova’da papatyaların açması, ayıların kış uykusuna yatamaması, İsviçre’de bile hala kar yağmaması özellikle bilim adamlarını endişeye sevkediyor. Herkes “Ne oluyor?” diye soruyor.

Bu sorular sorulunca aklıma hep Burak Eldem’in “Marduk 2012 ile Randevu” kitabı geliyor. Muhtemelen 2012’de dünyanın sonu olmasa da altının üstüne gelmesi ihtimali var bu kitaba göre.

Meraklısı için müthiş bir bilimsel temeli olan eser.

*****

İki koyunu güdebilir misiniz?
Deyimi ilk kez Süleyman Demirel kullanmıştı yanlış hatırlamıyorsam. “Bunlar iki koyunu güdemezler” demişti. Demirel aynı deyimi bir de kazlar için kullanmıştı. Şimdi aynı deyimi bu kez Tayyip Bey kullandı. Tabii tahminen kastettiği kişiyi biliyoruz ve bu hiç şık olmadı, o da ayrı mesele. Kendi kendime düşünüyorum. Acaba iki koyunu güdebilir miyim?

Siz de kendinize sorun bakalım, gerçekten iki koyunu gütmek kolay bir iş mi? Çobanlık herhangi bir eğitim gerektirmeyen iş olduğundan koyun gütmek de çok sıradan ve kolay iş gibi görünüyor herhalde.

Oysa koyun gütmek, tahmin ediyorum o kadar da kolay bir iş değil.

Eğer kolay olsa kurban bayramlarında bir koyunu devirmek veya kesim yerine götürmek için çabalayan hatta bu arada yaralanan insanların manzarasına tanık olmayız.

DİĞER YENİ YAZILAR