Önümüzdeki değil bir sonraki pazar günü bu saatlerde belki pek çoğunuz oyunuzu kullanmış olacağız. ‘Evet mi, hayır mı?’ hep birlikte göreceğiz gece vakti geldiğinde.
Ancak aklıma takılan bir şey var, o da şu ki referandum günü başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere, “haber değeri olan” AKP’liler biraz sıkıntı çekecekler.
Çünkü bu önemli isimler sandık başına gittiklerinde etraflarında bir medya ordusu da olacak. Örneğin Başbakan ve eşi sandık kuruluna üzerinde “TC kimlik numarası da olan” hüviyetlerini verip, o kişiler olduklarını kanıtladıktan sonra girecekler. Tercihlerini belirttikten sonra zarfı kapatıp sandık başına gelecekler.
Bütün kameralar, fotoğraf makineleri üzerlerinde olacak. Kameraların ses alma aygıtları da açık durumda bulunacak.
Adettendir, böyle önemli kişiler oylarını sandığa “pat diye” atmazlar. Zarfın ucu sandığın biraz içinde, azıcık beklerler ki gazeteciler de görevlerini yapsınlar. Sonra “Hayırlı olsun” temennisi ile zarf bırakılır ve sandığın içine düşer.
Ancak bu kez durum biraz farklı. Ne zamandır “evet de evet” diye yeri göğü inleten Başbakan ve diğer önemli AKP’liler, dilimize yapışmış bu son derece güzel temenni sözünü herhalde bu kez söylemeyeceklerdir. Düşünsenize “Evetçi” Başbakan “hayırlyı olsun” diyor. En azından komik.
İşin bir de muhalefet cephesi var. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli de herhalde bir kamera ordusu önünde oy kullanacaklar. Onlar zaten hayır diyecekleri için “Hayırlı olsun” sözünü söylemelerinde sakınca yok.
Ama bu defa da “seçim yasakları” çıkar mı karşılarına? Muhalefetin oy kullandığı sandığın başkanı “Efendim seçim sandığı başında propaganda yaptı” diye rapor tutmaya kalkar mı? Vallahi olur mu olur.
Kendimi de düşünüyorum bu arada. Her seçimde, sandık başındayken doğal olarak tanıyanlar çıkar. Adettendir “Ne yaptınız Can bey” falan gibi sorular soran olur. Bunlara hep “Hayırlısıyla işte, bakalım” diye cevap veririm.
Şimdiden korkmaya başladım, ya sandık başında selam verenlere “hayırlı olsun” falan diye ağzımdan kaçırırsam, başıma bir iş açılır mı?
İyisi mi 15 gün biraz antreman yapayım ki sandık başında bir tuhaflıkla karşılaşmayayım.
Yıldırım Tuna’dan pazar fıkraları
Tatile çıktığımı düşünen ve belki kendisi de “biraz nefes alayım” diyen Yıldırım Tuna son anda yine imdada yetişti ve sizleri pazar fıkralarından mahrum bırakmadı. Hepbirlikte okuyalım ve tebessüm edelim;
Unut gitsin
Tatil köyünde yeni tanıştığım kız çok güzel ama bir tuhaf. Manyak resmen. Gece yarısı 2 miydi? 3 müydü? Herkes uyumuş, kumsalda bizden başka kimse yok, hafif serinlemiş kumun üzerinde yan yana uzanıp kayan yıldızları seyrediyoruz, birden ellerimi tutup üzerime abandı, burnunu burnuma dayayarak “Birazdan üzerimize bir meteor düşeceğini ve ikimizin de öleceğini bilsen benden şu anda ne isterdin?” diye sordu. “Nasıl yani?” dedim, “Otelin sığınağı falan yok mu? Ajanslar böyle bir tehlikeyi daha önce haber vermemişler mi?” Kız “Uff, tamam, tamam, boş ver..” dedi, “Unut sorumu salak.”
“Ben bilirim”
Hava sıcak mı sıcak, ormanda uzun süre yürüyen delikanlı ıssız bir gölün kenarına gelince dayanamayıp çırılçıplak soyunmuş ve bırakmış kendini serin sulara.. Birkaç keyifli dakika sonra iki yaşlı kadının tam yanında bittiklerini görmüş, panikleyip hemen fırlamış gölden dışarı ve oracıkta bulduğu plastik bir kovayla ‘en mahrem yerini’ kapatmış. “Bak genç adam” demiş yaşlı kadınlardan biri ona iyice sokulup önünde çömelip kovayı detaylı inceleyerek, “Bende bir yetenek var, insanların aklından o an ne geçiyor bilirim.” Delikanlı “İmkansız” diye cevap vermiş plastik kovayı vücudunda daha çok ortalamaya çalışarak, “Gerçekten bilebilir misiniz?” Yaşlı kadın “Mmmm..” demiş “İddiaya girerim şu anda tuttuğun kovanın bir altının olduğunu düşünüyorsun..!”
Kutlama
Büromdaki bekar kızlardan biri pazartesi günü geldi bütün büroya mavi kurdeleli şık bir kutudan çikolata ve puro ikram etti, sıra bana gelince “ Hayrola?” dedim, “Neyi kutluyoruz?..” sol elinin parmağındaki pırlanta tek taş yüzüğü göstererek, “Bir oğlan çocuğu..” dedi “1.85 boyunda ve tam 90 kilo abisi..!”
Sağlık sırrı
“Temiz ve bol oksijenli köy havası sağlığınıza iyi gelir.” diye doktor bir yaylaya gitmemi önerdi, gittim.. Köye yerleştiğim ilk gün evin terasına çıktım, yan evde oturmakta olan komşum yaşlı adama “Burası gerçekten sağlık veren bir yer mi?” diye sordum. “Evet” dedi yaşlı adam, ”Ben buraya ilk geldiğim gün bir tek kelime bile konuşamıyordum, başımda tek tel saç bile yoktu.. Yürüyemiyordum yahu.. Anla artık.” Sevinçle
“Harika” dedim “Ne kadardır buradasınız?” Adam şaşkınlıkla “Nasıl yani?..” dedi “ Kardeşim ben burada doğdum..!”
Kuşak çatıması
Anne ve babamla yaptığımız son “kuşak çatışması”nda “Ben heyecan, macera, para ve güzel kadınlarla birlikte olmak istiyorum..! Arzu ettiğim şeylere bu evde kavuşmam imkansız, o nedenle evi terk ediyorum, sakın beni durdurmaya çalışmayın..!” dedim, kapıyı çarptım ve odadan çıktım. Merdivenlerden inerken iki basamak gerimde olan babam arkamdan koşmaya başladı, dönüp “Dediklerimi duymadınız mı?..” dedim, “Beni durdurmaya çalışmayın..!” Babam “Kim durdurmaya çalışıyor” dedi , “Ben de seninle geliyorum..!”
Kısacıklar
Birkaç tane de çok kısalardan;
Erkekler.. Eşinizin yaş gününü unuttunuz.. Felaket bir olay değil mi?.. İşte sizi kurtarabilecek ‘sihirli bir cümle’. “Aşkım tanıştığımız ilk günkü gibi genç ve güzel kalıp yaşlanmazsan senin bir ‘yaş günün’ olduğunu hatırlamamı benden nasıl beklersin?” Nasıl ama?..
“Burnum gerçekten çok mu kocaman?..” diye sordum sevgilime, “Yoo..” dedi “Sadece suratın çok geriden başlıyor, o kadar..!”
Kedimizin adı “Figaro “.. Eve gece 10- 11 gibi gelip mamasını yer, eğer gecikirse ben balkon ışığını açar o eve gelene kadar onu çağırırım..
Geçen gün oğlum kız arkadaşına bizim evi tarif etmeye çalışıyordu, arkadaşı “ Haaa, geceleri çubuklu pijamayla balkona çıkıp opera söylemeye çalışan bir manyak var.. Orası mı?..” dedi..
Adam divanda sırt üstü yatarken karısı üzerine eğilip gözlüklerini çıkarttıktan sonra “Biliyor musun hayatım gözlüksüz halinle o evlendiğim yakışıklı adamın aynısı oluyorsun.” Adam “Mmmm..” demiş mutlulukla, “Aşkım gözlüğüm olmayınca sen de harika görünüyorsun..!”
KPSS sorularının, sınav öncesinde bazı adayların eline geçtiği iddiaları doğruysa sınavın ismi, Kamu Personeli Seçme Skandalı olarak değiştirilmeli! (Gani Yıldız)
KPSS sorularının, sınav öncesinde bazı adayların eline geçtiği iddiaları doğruysa sınavın ismi, Kamu Personeli Seçme Skandalı olarak değiştirilmeli! (Gani Yıldız)

