PKK camdaki buğu gibi

Haberin Devamı

Açıkça hemen yazayım, Amerika’nın birden oluşan bu “PKK düşmanlığı” beni çok kuşkulandırıyor. PKK terörü dün başlamadı. 20 yılı aşkın süredir başımızdaki bela. Üstelik 30 binin üzerinde vatan evladının da canını aldı. Bunun yanısıra PKK terörü şu anda zirvede değil. Bundan 15 yıl önce bu teröristler köy basıp kundakdaki bebelerin bile karnını deşiyordu.

Bunca yıl PKK’yı adeta koruyup kollayacaksınız, lojistik destek sağlayacaksınız, sonra bir anda sanki başınıza tuğla düşmüş gibi “PKK tüm insanlığın düşmadır” diyeceksiniz. Bununla da yetinmeyip PKK’yı El Kaide ile eş tutacaksınız.

Bu size inandırıcı geliyor mu? Bana gelmiyor.

Ancak aklıma şu geliyor; PKK galiba bugüne kadar camdaki buğu gibiydi. Nasıl camda buğu varsa, baktığınızda önce onu görürsünüz, arkası ise ya fludur ya da hiç görünmez, aynen öyle. Sonra buğuyu sildiğinizde arkadaki her şey net olarak görünür.

Peki PKK buğusu silindikten sonra arkadan görünen ne? Kuzey Irak’taki Kürt yapılanması. Daha da net ifadeyle Kuzey Irak’ta kurulacak bir Kürt Devleti.

İşte bilmediğimiz gerçek galiba bu. Gerçi Sayın Başbakan bir Kürt devleti kurulması konusunda Amerika ile hiçbir pazarlık yapılmadığını söylüyor ama gidişat o.

Kürtler elbette fırsatını bulduklarında kendi devletlerini kurabilirler. Merakım şu; Türkiye’nin bu konudaki politikası nedir? Bilmediğimiz bu. Türkiye Kürt Devleti’ne nasıl bakacak, yardım ve destek sağlayacak mı, bu devletin kurulmasından sonra olası toprak taleplerine karşı ne yapılacak? Bu soruların cevabı artık verilmeli. Bana kalırsa PKK terörü özellikle şişirildi, şimdi ortadan kaldırılıyor. Millet rahat bir nefes alacak, Kürt devletinin kurulması konusundaki fikirlere alışacak ve asıl oyun ondan sonra başlayacak.

*****


18 ay sanki kandırmaca

Meclis’ten geçen sigara yasası üzerindeki tartışmalar giderek artıyor. Bar, pavyon, lokanta, diskotek gibi yerlerde bile asla sigara içilmeyecek olması hem tiryakileri kızdırıyor hem de akla “başka bir amaç mı var?” sorusunu getiriyor.

Bunlardan birini, “acaba örtülü içki yasağına mı gidiyoruz?” kuşkusu ile daha önce dile getirmiştim. Aslına bakarsanız sigara yasağı uygulaması Türkiye’de pek de fena durumda değil. En azından başta sağlık kurumları olmak üzere hemen tüm kapalı mekânlarda zaten sigara içilmiyor. Buralarda her şeye rağmen sigara içenlerin olması geneli bozmaz. Bu nedenle çok katı yasak bana biraz abartılı geliyor.

Ancak asıl dikkat çekici nokta yasanın 18 ay sonra yürürlüğe girecek olması. Neden? Yasa çıkmış, yarın uygulamaya başlayın. Zaten her yerde yasak değil mi, o halde bir uyum sorunu yok. Bu 18 ay içinde insanları sigaradan tiksindirecek bir kampanya yapılacak mı, bilmiyoruz.

O zaman akla yerel seçimler geliyor. Siz bakmayın herkesin yasaktan yana konuşmasına, aslında sigara içen milyonlarca kişi şu anda öfkeli. Bu öfkenin acaba yerel seçimlere yansımaması mı istenmiyor? Merak işte.

*****


Hangi Irak olduğunu da söylemek gerek

Başkomutan Abdullah Gül Amerika’ya giderken uçakta gazeteci arkadaşlarımıza “PKK belasını ortadan kaldırsınlar Irak’a on kat fazla destek veririz” dedi. Güzel de, bunu söylerken “hangi Irak” olduğunu da belirtmesi gerekir. Çünkü artık kendimizi kandırmayalım. Bizim savunduğumuz “Irak’ın toprak bütünlüğü” diye bir şey yok. Artık herkes biliyor ki Irak 3’e bölünmüş durumda ve bundan geri dönüş yok. O halde Türkiye Irak’a yardım edecekse, üstelik bu on kat fazla olacaksa, bu Irak’ın bütününe olmayacaktır. Bu da akla “Türkiye Kuzey Irak’ta bir Kürt Devleti kurulmasına karşı çıkmayacak” savını güçlendiriyor. Türkiye’nin Kürt Devletine yeşil ışık yakacağı konusundaki görüşüm giderek güçleniyor.

*****


Gazeteci der ki:

- Sizin için Norveç’te başbakan olabilir, diyorlar.

İnönü’nün cevabı:

- Çok teşekkür ederim. Bu herhalde, Türkiye’de bu işleri beceremiyorsun, demenin kibarcası.

*****


Bush’un Gül’ün omuzuna vurma sahnesi

Abdullah Gül’ün Beyaz Saray’da Bush’u beklemesi, sonra Bush’un arkadan gelip Gül’ün omzuna iki kere vurması, uzatılan eli görmeyip sonra fark etmesi, Gül’ün Bush oturmadan ısrarla beklemesi, Bush’un yüzündeki ekşimiş ifade beni rahatsız etti. Başarılı bir görüşmeden daha güzel görüntü gelsin isterdim.

*****


Cevap çabuk geldi

Diyarbakır’daki hain saldırıdan sonra gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakılınca şaşkınlığımı “Hiç mi istihbaratımız yok?” diye dile getirmeye çalışmıştım. Hatta aynı gün gelen “Türk ajanlar Amerikan nükleer sırlarını sattılar” başlıklı haberle de bağlantı kurarak “Bunlar için tüccar istihbaratçı deniliyor, o halde bunu da mı tüccar istihbaratçılara verelim” diye sormuştum.

Ancak Diyarbakır Terörle Mücadele ekipleri bomba sanığını yakaladı. Üstelik Amerikan dizilerine parmak ısırtacak bir çalışma ile. Kendilerini hararetle kutlamak isterim.

*****


Güzel numara

Ankara’nın ana caddelerindeki billboard’ları yılbaşından bu yana Belediye Başkanı Melih Gökçek’in güler yüzlü fotoğrafları süslüyor. Konu Gökçek’in 1 Ocak’ta çıkacağı bir televizyon programının tanıtımı.

Bir gün bir saatlik programın tanıtımı bir haftayı aşkın süredir reklam panolarında. Aslında çok güzel bir numara bu. Gökçek daha önce de İstanbul’da denemişti bunu. Bir televizyon programına katılmasını bahane ederek bir hafta boyunca duvarlarda kalmıştı.

Ne diyelim, iş bilenin kılıç kuşananın. Tabii bunun parası ödeniyor mu yoksa reklam karşılığı mı yapılıyor, vatandaş onu da merak eder.

*****


Ben bilmediğimi bildiğim için diğer insanlardan daha akıllıyım.

Sokrates.

*****


KAMYON YAZILARI

Hız benim damarlarımda dolaşan bir etki, ben adam sollamam, benimki etkiye tepki.



DİĞER YENİ YAZILAR