Peki Bekir Coşkun evine mi kapanacak?

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan’ın Bekir Coşkun’u kastederek “Beğenmeyen vatandaşlıktan çıksın” sözleri büyük kıyamet kopardı. Dün şaşırtıcı biçimde neredeyse medyanın tamamı Başbakan’ı bu sözleri nedeniyle ayıplıyordu.

Bu arada Bekir Coşkun’la ilgili yeni bir gelişme açıkçası canımı çok sıktı.

Çünkü Tayyip Bey’in “Vatandaşlıktan çıksın” sözleri bir takım kendini bilmezleri cesaretlendirmiş olmalı ki Bekir Coşkun’a yönelik ölüm tehditlerinde müthiş bir artış olmuş.

Bu bizzat Bekir Coşkun’a ulaştığı gibi Emniyet istihbarat birimleri de bu tehdit ve şantajları saptamışlar.

Buraya kadar normal. Hepimiz, gazeteci, yazar veya televizyoncu olarak kimliği belirsiz kişi ya da kişilerden tehditler alırız. Bunların bazıları zaman zaman dikkat çeker, ciddiye alınır ve tabii ki önlemine de

başvurulur.

Bekir Coşkun da sanıyorum bu tür tehditleri hep almıştır.

Ancak bu kez farklı olduğu kesin. Çünkü emniyet de işi ciddiye almış.

Almış da, çözüm önerisi inanılmaz.

Bekir Coşkun şu sıralar ailesiyle birlikte Ayvalık’ta tatil yapıyor, yazılarını da buradan yazıyor.

Emniyet demiş ki “Burada can güvenliğinizi korumamız çok zor.” Peki çare ne? Çare basit; Bekir Coşkun ve eşi Ankara’ya dönecek. Evinin çevresine güvenlik kuvvetleri yerleşecek. Böylece tam koruma sağlanacak.

Böyle bir hayatı düşünebiliyor musunuz?

Ülkenin Başbakanı bir gazeteciyi adeta hedef göstererek “Beğenmiyorsan vatandaşlıktan çık” diyecek. Bu gazeteci de bırakın ülkeyi terk etmeyi evini bile terk edemeyecek. Çünkü “tam korumada” olacak. Evinden çıksa bile etrafı adamla çevrilecek. Hayatı zindan olacak.

Düşünsenize koca ülkenin emniyeti bir kişinin can güvenliğini korumakta sıkıntı çekeceğini bildirip, bu kişinin taşınmasını talep ediyor.

Herhalde böyle bir rezalet hiçbir düzgün ülkede olmaz.

Ama beni korkutan şey başka. Önce “beğenmiyorsan çek” git diyerek adeta “benim gibi düşünmeyen sussun otursun” tavrıyla fikir özgürlüğünü engelleyeceksiniz, sonra “seni korumam çok zor” ifadesiyle seyahat özgürlüğünü kısıtlayacaksınız. Peki, ülke nereye gidiyor söyler misiniz?

Bekir Coşkun artık ülkenin de namusudur. O’nun ve ailesinin can güvenliği hepimizin sorumluluğundadır. Coşkun ister Ayvalık’ta, ister Van’da, ister Antalya’da ister Samsun’da olabilir. Emniyet’in “sizi burada koruyamayız” diye bir bahanesi olamaz.

Bu arada Tayyip Bey’in Uğur Dündar’a söylediği sözleri dün yazarken “Bunu başbakanın gece yarısı rehavetine bağlamak istiyorum” demiştim.

Bu çok tehlikeli bir anlayış. Önümüzdeki günlere umutla bakmak zorlaşıyor.


*****


CHP nihayet

Seçim sonuçlarının bilgisayarla YSK’ya aktarılması sırasında korsan bir program tarafından bozulmuş olabileceği endişesi ile ilgili CHP’den nihayet bir ses çıktı.

Günlerdir yazılıp çizilen konuyla ilgili ilk kez dün CHP İstanbul İl Başkanlığı bir açıklama yaptı.

Açıklamaya göre İl başkanı Gürsel Tekin, tabandan gelen yoğun talepler ve şikâyetler üzerine bir komisyon kurdu. Bu komisyon İstanbul’daki sandık sonuçlarını gösteren tutanaklarla bilgisayar kayıtlarını karşılaştıracak.

Üç kişilik bu komisyon elde edeceği sonuçları İl Başkanlığı’na sunacak. İl Başkanı da seçimlere hile karıştırıldığı yönünde bir bilgiye ulaşılmışsa durumu Genel Merkeze rapor edecek.

Bu arada MHP’nin çeşitli illerde başlattığı çalışmaların ise sürdüğü belirtildi. MHP son olarak İzmir’deki 20 sandığın bilgisayar kayıtlarındaki rakamların tutanaklarla aynı olmadığını ortaya çıkarmıştı.

*****


Giremedik bari çıkalım

Bazı haberler vardır, okuduğunuzda gülümsersiniz. Çünkü olayın geçmişini hatırlayınca sizde bu duyguyu uyandırır.

Önceki gün Amerika’nın Irak’tan çekilme planı ile ilgili bir planın haberi yayınlandı medyada.

Buna göre Amerika Irak’tan çekilme planlarını yaparken bu konuda Türkiye’den destek bekliyormuş.

Amerikalı uzmanlar oturup düşünmüşler ve Amerikan askerlerinin Irak’tan en güvenli biçimde tahliye edilmeleri için Türkiye’nin kullanılmasının doğru olacağına karar vermişler.

Yani Amerikan askerleri ülkelerine dönerken önce Türkiye’ye gelecekler, oradan da Amerika’ya uçacaklar.

Bakalım bu tahliye planı gerçekleşecek mi? Amerika aslında Irak’a girmek için Türkiye’yi kullanmak istemişti. Ancak dönemin parlamentosu Amerikan askerlerinin geçişi için vize vermemiş ve bu konudaki tezkereyi kabul etmemişti.

Şimdi Amerikalılar “Türkiye’den giremedik, bari Türkiye’den çıkalım” diye düşünüyorlar.


*****


Eşsiz davetiye

AKP iktidarının ilk gününden beri Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından verilen davetlerde eşlerinin başları türbanlı olanlara hep tek kişilik davetiye gönderildi. Aynı davetlere katılan eşlerinin başı açık kişiler ise eşli davetiye aldılar.

AKP iktidarının buna bugüne kadar hiç sesi çıkmadı. Meclis Başkanı da, Başbakan da tüm bakanlar da bu kurala uydular.

Örneğin biri bile “Herkese eşli davetiye giderken bana neden tek geldi, o halde ben de bu davete katılmıyorum” demedi.

AKP “hassasiyet” bahanesiyle şu ana kadar bu konuda bir sorun çıkarmadı. Ancak eğer Gül seçilirse bu durum değişecek. Eşlerinin başı türbanlı olan kim varsa Çankaya’ya çıkabilecek, ama Genelkurmay davetlerine yine katılamayacak.

Genelkurmay ise büyük ihtimalle Cumhurbaşkanı’nın eşinin de bulunduğu resmi davetlerde yer almayacak ya da en azından eşli bulunmayacak.

Durumu şimdiden saptamak için yazdım.

DİĞER YENİ YAZILAR