Pazarın eğlencesi fıkralar

Haberin Devamı

İşte size yine Yıldırım Tuna imalatı fıkralardan bir demet...

Beraat

KadInIn biri kasabalarında kurulan panayırda şöhretini duyduğu falcının çadırına girmiş. Falcı, karanlık ve dumanlı bir ortamda önündeki ışıklı kristal topa bakarak gelecek hakkında kendisine gelen mistik haberleri iletmeye başlamış..

“Bunu söylemem kolay değil ama sözü dolandırmayacağım..” demiş üzgün bir ifade ile, “Dul kalmaya hazırlan evladım.. Kocan bu sene feci bir şekilde ölecek!..”

Kadın, titreyerek yanan mum ışığında hafif ürpererek falcının yüzüne bakmış, kendine gelebilmek için birkaç defa derin nefes alıp vermiş, heyecandan kuruyan genzini temizleyerek

“B.. Bir şey sorabilir miyim?..” demiş,

“Evet?..”

“Pekii.. Beraat edebilecek miyim?..”

Sen seç

MüthİŞ üzüntülü görünen adam bara girmiş, barmene sokulmuş, “Bak” demiş, “Karım beni terk etti, işimden kovuldum, biraz önce bütün paramı çaldılar ve beş kuruşum kalmadı, deli gibi de içkiye ihtiyacım var bana bir çıkış yolu gösterebilir misiniz?”

“Tabii” demiş barmen, “Seni buradan enseni tokatlayarak servis kapısından da çıkarttırabilirim, kollarından ve bacaklarından tutup karşı kaldırımın üzerindeki yalağa da fırlattırabilirim... Sen artık birini seç!..”

Heyecansız seks

AdamcaĞIZ by-pass ameliyatı geçirmiş.

“Bol bol sebze yiyeceksin!” demiş doktoru, “Günde sekiz saat uyuyacaksın, yorulmak yok!”

“Pekii, seks.. Seks yapabilir miyim?” diye sormuş adam..

“Sadece karınla!” demiş doktor..

“Peki ama neden?” diye sormuş adam!..

“Fazla heyecanlanman doğru olmaz da ondan!..”

40 yıllık büyü

Adam bunalımının çözümü için son çare olarak büyücüye gitmiş. “40 yıl önce bana yapılan, her geçen yıl daha da ağırlaşarak yaşantımı kısıtlayan şu büyüye bir son verin yalvarırım efendim” demiş.

“Hallederiz” demiş büyücü “Size 40 yıl önce o büyü yapılırken kullandıkları son sözcükleri hatırlıyor musunuz? Bu işimizi hayli kolaylaştırır da...”

Adam “Dün gibi hatırlıyorum” demiş, “Sizi, belediyenin bana verdiği yetkiye dayanarak karı - koca ilan ediyorum falan gibi bir şeyler demişlerdi...”

Param yok

Ünİversİte öğrencisi haytalık yapıp kaldığı apartman dairesinin kirasını ödeyemeyince sokağa atılmış. Kontörü de yok, o da girmiş bir internet kafeye ve babasına bir mail göndermiş... “Hemen para gönder sokaktayım...”

Cevap hemen gelmiş: “Beş kuruşum yok, arabalara dikkat et!..”

Geldik mi?

Aİlece tatile çıkmadan önce çocukların “Geldik mi?.. Geldik mi?” diye sıkboğaz etmelerini önlemek için “Bakın, ha bire sorup durmayın çocuklar, yolumuz uzun ve ancak hava kararınca orada olacağız” diye baştan uyardım. 15 dakikalık sessiz bir yolculuktan sonra oğlum “Babaa” dedi, “Hava karardı mı?”

Aşırı dikkat

Adam karısı ile kaldırımda yürürlerken karşı yönden gelen çok güzel bir kızla karşılaşmışlar. Kadın geçer geçmez “Kadınları anlayamıyorum” demiş karısı, “Gümüş gerdanlık, iki bilezik, telkâri küpeler takmış, tırnaklarına Cutex oje sürmüş, kulak arkalarına Chanel 5 sıkmış, Yves Saint Laurent çantası var...” Kocası “Hepsine nasıl dikkat ettin yahu?” demiş, “Şu kadınlardan korkulur..” Karısı lafı yapıştırmış hemen: “Sen dikkat etmedin mi sanki?” Adam “Yoo” diye karşılık vermiş, “Sadece uzun bacakları, küçücük poposu var, dolgun göğüsleri vardı ve yüzüğü yoktu!..”

Kaç kaç?

Bütün bir pazar günü TV’de maç seyreden adam sızıp salondaki koltukta uyuya kalmış. Pazartesi sabahı karısı onu uyandırıp “Kalk” demiş, “Yedi - on beş oldu”

“Hadi ya?..” demiş heyecanla koltuktan fırlayan adam, “Hangisi galip?..”

*****

‘Çimdikleyen’ duvar yazıları

Mustafa Kıran’ı hiç tanımıyordum. Bir gün gazeteye gelen bir zarfın içinden 5 tane kitap çıktı. Hepsinin yazarı Mustafa Kıran.

İki tanesi Fenerbahçe ile ilgili. “Tek kalemde şampiyon, Fenerbahçe günlüğü” ve “Futbolun asil ruhu Zico” Diğer kitaplardan biri mizahi “Adımız çıkmış Türklere” diğerleri de deneme niteliğinde; “Hayat bana lazım” ile “Bir mucize tut içinde.” Kendi kendime “Vay canına” dedim ve Kıran’ı aradım. Sonra bir gün gazeteye uğradı. Hayli sohbet ettik. Sıkı bir Fenerbahçeli, kitaplar da yazmış ama talihsizliğe bakın ki Zico kitabı çıktığında Fenerbahçe Zico’yu göndermiş. Aslında bir sanayici Mustafa Kıran, hobi olarak yazıyor, güzel de yazıyor. Geçenlerde “çimdik” adını verdiği duvar yazılarından gönderdi. Benim hoşuma gitti, bakalım beğenecek misiniz...

* Tarih yazmayı çok seven bir toplumuz. Ah bir de o yazılanları okumayı sevebilseydik ne güzel olurdu dimi?

* Bütün dünyayı dolamışsın parmağına, herkes senin etrafında dönüyor. Bir parmağını durdursan bütün dünya duracak. Onun için de herkes seni istese de istemese de misafir edip ağırlıyor, dahası yere göğe koyamıyor. Kısacası; Sen dünyanın şeref misafirisin, şerefsiz para.

* Güzellik çağırdı beni ama gitmedim, kralın gelse gitmem dedim. Zaten güzellik ayağıma gelinceye kadar çoktan gelmiş de geçmiş olacak.

* Hayatta kimseyi kandıramadım, bırakın da kendimi kandırayım bari bunu çok görmeyin.

* Zaman her şeyi hallediyor ama sadece kendi istediği gibi. Bizim arzumuza göre değil.

*****

Babam dedi ki

BABAM çok şey öğretti bugüne kadar. “Dürüst ol” dedi en başta. Sonra “Yalan söyleme sakın” dedi. Adil olmamı istedi. “Ne olursa olsun insanlara hakaret etme” dedi ısrarla.

Bütün bu öğütleri tuttum bugüne kadar. Taviz vermedim bunlardan.

Faydası oldu mu? Her şeye para olarak bakarsanız faydası olmadı elbette.

Ama gece yattığım zaman rahat uyuyorum, kabuslar görmüyorum.

Sevgili babamın ellerinden öperim.

Tüm babaların “Babalar günü” kutlu olsun.

DİĞER YENİ YAZILAR